şükela:  tümü | bugün
  • mümkün olabilecek bir şey değildir bu. insan yedisinde neyse yetmişinde de o çünkü.
  • çok büyük ihtimalle bir gün o insanla aranızın bozulacağına işarettir. zira insan yaşadığı acılar, şoklar ve diğer bazı etkiler ile kendi kendine değişebilir. ancak insan, başka bir insan tarafından değişime mecbur tutulduysa, eğer karşısındakine değer veriyorsa değişmeyi deneyecektir. kendisini zorlayarak da olsa, içinden gelmeyerek de olsa çaba sarf edecek, olunması istenen birey gibi davranmaya çalışacaktır. ancak bu durum genellikle çok sürmez. zira kolay gözüken sıradan şeyler bile, sıradan bir insanın taşıyabileceğinden daha ağır bi yüktür. elbet bir gün yere yığılırsınız. siz zar zor taşıyorum zannederken sırtınızdan düşen taşları yolunuza koyan birisi de varsa o yol asla bitmez. düşe düşe dizleriniz parçalanır, içinizdeki yaşama sevinci azalır ve deneyecek gücünüz kalmaz. sırtınızdaki taşları atar, yükleyeni de hayatınızdan çıkartırsınız. veya o sizi çıkartır. oysa sadece döktüğünüz taşları önünüzden çekmesi yeterlidir bazen. ama insan bunu göremiyor.
    daha sonra ise belki yolu bitirirsiniz, ancak iş işten geçmiştir. giden gitmiştir. eğer seçim şansınız varsa boşuna uğraşmayın.

    sigarayı isteyerek bırakanlar ile başkası için bırakanların hikayesi gibidir. sigarayı gerçekten isteyerek ve inanarak bırakanlar bir daha başlamaz. ama doktor/sevgili/aile vb. istedi diye bırakanlar sadece o sırada ertelemişlerdir. daha sonra sırf size tepki olsun diye bile içerek kendilerine daha çok zarar verebilirler. *
  • yanlış insanı bulup onu evirip çevirip doğru insan yapmaya çalışmak büyük hatadır.
    ama o insan karşına geçip "değişmek istiyorum, tek başıma imkansız, bana yardım et" derse işte orası başlamak için doğru yerdir.
    karşındaki için yapabileceklerin sınırlıdır, önce o çabalamalı, değişimi istemeli, köşeye sıkıştığı anda onun cankurtaranı olmalısın. eğer ona bütün yolu gösteren sen olursan o zaman onu sen köşeye sıkıştırırsın, bu sefer cankurtaranı kalmaz.
    çizgi oldukça ince, amman dikkat...
  • gerceklestirirken sevgi kullanmak gereken sonuc alinamadikca da sevgi kotasini tuketmekten baska ise yaramayan eylem.
  • ne ile değiştirdiğinize bağlı olarak çeşitlilik gösterebilir.
    (bkz: iade hakkı)
  • neredeyse her kadının ilişkilerdeki hedefi.

    - şöyle yapalım olur mu?
    - şu filmi izlesene.
    - ders çalışıyorsun di mi?
    - o yazarın neyini beğenmiyorsun?
    - okula neden gitmiyorsun?
    - bu iş daha iyi değil miydi?
    - daha az içsene.
    - sigarayı azaltsan çok iyi olur.
    - arkadaşlarına çok vakit ayırıyorsun.
    - uyuşturucu bağımlısı mısın?*

    boş laf bir yana; birçok kadın birlikte olduğu erkeği birçok farklı yönde değiştirmeye çalışıyor ve başarılı da oluyor. yazık bu gençliğe, kukla oldular hormonlarının peşinde.*
  • boşuna harcanmış zamanlar toplamıdır.
  • o insan degismek istemiyorsa bosa bir caba, baska bir sey degil.
  • değişmek asla mümkün değildir, gelişmek ise mümkündür. değiştirmek, bir tür faşistliktir.

    yaşamda gözlemlediğim en önemli şeylerden biri: bir insanın, yetersiz bulup da değiştirmeye çalıştığı insanla - aslında - aynı özelliklere sahip olduğuydu. şu farkla: biri, diğerinde değiştirmek istediği şeyi, çok önceden ve bir şekilde değiştirmiş oluyor. aslında değiştirdiğini sanan da değişmiyor, değiştiğini sanıyor ve bu, zorunlu giyilen bir üniforma gibi oluyor; ama ustalıkla ve türlü gereksinimlerden üzerini örtmüş olarak değiştiğini zannediyor, değiştiğini zannettiği için de diğerini değiştirebileceğini zannediyor. bu durumda - aslında - iki eksi kutup eder. eksi ile eksinin çarpımı artıdır. bu nedenle, birbirlerini değiştirmeye çalışmak yerine bu konuda birbirlerine açılarak, ikisi birden artıyı elde edebilirlerdi.

    aslında değişim diye bir şey yoktur. değişim sandığımız şeyler, bir etkenle özümüzün ortaya çıkmasıdır. durduk yere bir insanı değiştirmeye çalışmak ise o insanın burnunu, kulağını, kalbini veya bacaklarını kesip atmasını istemek gibidir. bu, sevilen/aşk duyulan biriyse de o insanı, değiştirseniz bile bundan böyle sevemeyeceğiniz anlamına gelir; çünkü sevdiğiniz/âşık olduğunuz kişi, aynı zamanda size âşıksa ve sizi seviyorsa sizin isteğiniz doğrultusunda değişmek ister, bunu yürekten yapmak ister. ne var ki o, değiştiği zaman, tam olarak sizin istediğiniz şekilde değişse bile onu artık sevemezsiniz; çünkü insanın her bir zıt yönü, iyi bir yönünün karşılığıdır. bu da zıtlıkların aynı noktada buluşması gerçeğindendir. bu durumda sevdiğiniz/âşık olduğunuz biri, uğrunuza kendini değiştirdiyse karşılığında sizin ona âşık olmanızı ve onu sevmenizi sağlayan bir yönünü/yönlerini de kaybetti demektir. bu durumda aşkın da içine ettiğiniz anlamına gelir.

    ... "ve aslında karşınızdaki insanda değiştirmek istedikleriniz, ya kendinizde değiştirmek istedikleriniz ya da kendinizde siz ya da başkası kaynaklı baskı ve zulümle değiştirmek zorunda kaldıklarınızdır." diyor ve çekiliyorum.

    değiştirmeden sevin. değişim denilen şey aslında, ya bir aracı ile kendinizi bulmanız ya da zorbalık, zulüm veya özenme/özgüvensizlik yolu/korkutmasıyla 'zorla' değiştirilen özelliklerinizdir.
  • gayette mümkündür. mümkün değil diyen şaşırmıştır.

    pozitif yönde değişimin amacıdır zaten gelişim. kelime oyunlarıyla metin çıkartmayın karşımıza. bir şeyin ne kadar öncelikli olduğuyla alakalı bir konu. çeşitli durum ve koşullarda çeşitli sonuçlar alınır. insanlar üzerinde de aynı ya da benzer bir durumun söz konusu olduğunu düşünüyorum.