şükela:  tümü | bugün
  • cesit cesit olabilecek, herkesin kendi hayat tecrubesinden yola cikip, kendine gore sectigi yollardir. duruma, kisiye gore degisebilir ama;

    yakindan gozlemleyebileceginiz biriyse mesela tatile cikin, borc alin - verin, kavga ederkenki, tartisirkenki tarzina, anlasmazliklardaki yaklasimina bakin.

    daha uzaktan biriyse, oyle tatile falan cikilacak yakinlikta degilse yani, mesela hesap oderkenki davranislarina bakin, seyrettigi filmlere, dizilere, okudugu kitaplara bakin.

    ama bence en net gosterge anlasmazliklarda, catismalarda nasil davrandigidir.
  • en güzeli çıkarıp ağzına verin. çünkü insanlar kendilerini ispatlamak için sizin sınavlarınızdan geçmek zorundalar. yoksa sizin o süper dostluklarınızdan mahrum kalırlar.

    insanlar hayatın doğal akışı içinde tanınır. ''şunu yapayım, o da bunu yaparsa kesin böyle bir insandır'' diye bi şey yok.

    onedio testlerinde einstein çıkınca gerizekalı olduğunuz gerçeği değişmediği gibi, bir insanı yaptığınız anlık sınavlarla tanımanız pek mümkün değil.
  • daha önce de yazılmış benzer şeyler ama bence en etkili olabilecekler listesinde okuduğu kitaplar çok rahat ilk 3'e girebilir.

    solumda kitaplığımız duruyor. bir kısmı benim, bir kısmı da ablamın kitaplarından oluşuyor. tabi çoğu kitabı okuduk, senin benim ayrımı olmadı. ama burada bahsettiğim onun aldığı ve benim aldıklarım.

    kendi kitaplarıma bakıyorum. birbiriyle çok alakasız. bir yanda orhan veli, bir yanda jean-christophe grange var mesela. nazım hikmet'le mark twain ne kadar alakalıysa, umberto eco'yla rıfat ılgaz da o kadar alakalıdır herhalde. sir arthur conan doyle, halil inalcık'la muhtemelen sadece benim kitaplığımda bir araya gelmiştir. genel anlamda da hep kafa karışıklığı ve ruhsal değişimler yaşayan bir insanım. bu durum kitap seçimlerimde de belirleyici olmuş.

    ablamın kitaplarına bakıyorum, türk ve dünya edebiyatında yer edinmiş kült eserler. belirli konulara net yaklaşımlar var. büyük kitlelere yol göstermiş, insanların ruhlarına dokunabilmiş güçlü eserler hepsi. ablam da genel anlamda güçlü karakterli ve kararlı biridir. ne istediğini bilen ve net çizgilere sahiptir. onu hiç tanımayan biri bile bunu kitaplığına bakarak anlayabilir bence.

    bu basit bir örnek ama ilk etapta kişinin yönelimlerine dair fikir edinebileceğiniz bir ipucu olabilir. yoksa elbette kimseyi gerçekten tanımanın imkanı yok. çünkü gerçek, nadiren göründüğü gibidir. insanlar da öyle.
  • değer ver ve verdiğini hissettir. bak nasıl götü başı oynamaya başlıyor.
  • insanları yargılayış şekli olabilir. bir konuşma sırasında başkalarından bahsederken, özellikle de anlattığı kişi kendi hayatında sürekli iletişim halinde olduğu biriyse, ve onu içten içe sevmiyorsa çok kolaylaşacaktır anlamak. bazen karşınızdaki kişi bambaşka görünür, onu nereye, hangi duygulayla kabulleneceğinizi bilemezsiniz. "benim için öyle düşünmez/ yapmaz" dersiniz ama aslında o insanlara nasıl yaklaşıyorsa, size de öyle yaklaşıyordur.
  • ilk yol tanımak istediğin insanla tartışabildiğine ya da tartışamadığına bakmaktır… tartışmayı çirkefleşmek olarak algılıyorsa uzak durcaksın demektir.
    ikinci yol da eleştirmektir. ilber ortaylı 'nın da dediği gibi ''eleştiri yaptığınızda size; 'küfür ediyorsa' cahildir, 'teşekkür ediyorsa' değildir.''
  • ona güvenmek.
  • el şakası yapın.
    hoşuna gidiyorsa cıvıktır, bi bok olmaz ondan.
  • gözlemleyin, çöpçüye,hizmetliye nasıl davranıyor.
    tartışın ne kadar çirkinleşiyor görün bide bazenleri boşlukta olduğumuz anlar vardır ya habersizce bilinçaltımız yönetir bizi o anları yakalayın.
  • (bkz: sabır)

    bekleyip görmek lazım. elbet götü başı ayrı oynamaya başlar.