şükela:  tümü | bugün
  • bir insanın başına gelebilecek en güzel şeyin trafiğe takılması..

    gelemedi.
  • şu haliyle var olmaya çalışan dünyada sanırım: huzurlu bir ölüm.
  • aşk *

    şaka lan şaka tabi ki çocuk sahibi olmak
  • (bkz: benimle henüz tanışmaması) başına gelen en güzel şeydir
  • üniversite üçüncü sınıftayım, parasız pulsuz bir adamım. mühendislik okuduğum için de part time iş yapamıyorum, dersler zorladığından. altı yıllık bir ilişkim bitti. mal gibi kaldım ortada. o kadar çaresizdim ki anlatılmaz yaşanır denilir ya ha işte o andı. bunalıma girdim ama dipsiz bir bunalım. ağladım, zırladım, per perişan oldum. eğer az param olsaydı tatil yapar, kendime reset çeker düzelirdim. en kötü ihtimalle aç kapat yapardım ama nafile. yapamadım, çünkü bir hiçtim. kız ise zengindi ve kafasına eseni yapıyordu herhalde. her neyse silkelendim az ve işe başladım okulda part time olarak.

    hayat bana gülmeye başlıyordu yavaş yavaş. para kazanmaya başladım. ama aklım hala kız da. aklımın kız da olması kesinlikle onu sevdiğim için olmadığını anlamıştım. çünkü canımı yakmıştı. ailemin büyük sıkıntıları ve sıkıntılarımla beni baş başa bırakmıştı. her neyse güllerim solmuştu ve kötüydüm. uyuyamıyor, yiyemiyor içemiyordum. her akşam ölüp sabahları da ezan sesi ile diriliyordum. yalnızdım ve anlatamıyordum derdimi kimseye. ya da anlatmıştım herkese de haberim bile yoktu. kaç gün, hafta, ay geçti bilmiyordum artık. toparlanmıştım artık ya da öyle hissediyordum.

    en çaresiz anlarımda karşılaştım balıkile. yeniden güneş doğdu dünyama. beni dışarı çıkarıyor, alışverişe çıkıyoruz, dışarıda takılıyoruz, yemek yiyoruz, içiyoruz... evi evime beş dk. bazen o bende bazen ben ondayım. hayat bana gülmeye başlamıştı artık. mezun olduğum döneme denk geldi ve güneşim oldu balık. balık diyorum ona çünkü balığa benziyor ve balık burcu. ufak tefek kavgalarımız da oldu zamanla. hatalarım da oldu baya. ama bu kadın çocuklarımın annesi olacak kadındı. bunu yapacak hem bana hem de çocuklarıma annelik yapabilecek bir kadındı.

    bu kadın benim başıma gelebilecek en güzel hediyeydi. beni yeşertmişti yeniden. bu herkesin başına gelebilecek bir şey değil. bu şanstır. annemle tanıştırdım balığı, annem çok sevdi. sakın bu kadını üzme bak uyarmadı deme diye tembihledi. ama ben anlar mıyım? hayır, üzdüm elbet. ama o ne yaptı beni her seferinde affetti. ya ben akıllanacaktım ya da bu kadını üzmeye hakkım yok diyerekten gidecektim.

    akıllandım. gerçekten oturdum ve düşünmeye başladım. bu kadın dışında benim gibi huysuz ve boktan birini kim idare eder, hiç kimse. ee o zaman neden adam gibi davranmıyorsun lan yavşak diye kendime nasihatlarda bulundum. kendimle baya kavga ettim. bu kavga bir ay sürdü. ve son olarak uslandım. bir hafta beraber yaşamaya başladık ve ben çok mutlu olmuştum. toplam üçüncü yılımızda aldım yüzüğümü ve güzel gözlü kadına teklifte bulundum. güldü, ağladı, ağladı, güldü... ela harelerini sevdiğim kadın.

    başıma eğer daha güzel bir şey gelecekse de çocuklarım gözlerini, ahlakını, saygısını senden boy, pozu benden alsın yeter bana.