şükela:  tümü | bugün
  • emekli müdür yardımcısı nın koltugunun paylaşılamaması.
    her gelenin, o gün işe yeni başlamış ve emekli müdür yardımcısının bo$ odasına geçici olarak tıkılmış zavallı merope'a: " bu koltuk benim tamam mı biri gelip almak isterse bırakma, kalkma üstünden" diye tembihlemesi.
  • türkçeden başka dil bilmeyen kişilerin yurt dışına eğitim veya araştırma gezilerine gönderilmesi.
  • insanı hayretten hayrete sürekleyen ve vuku bulduğu anda gülmemek, hiç değilse ilk gülen olmamak için dua etmenize sebep olacak olaylardır. örneğin toplantıda, personel sayısını artıracağını ve her birimde en az iki personel barındıracağını ifade etmek isteyen müdür'ün; "personeli çiftleştirme kararı aldık" demesi.
  • acil olarak janjanlı bir rapor isteyen müdür e excel de kafadan sallama değerlerle grafikli rapor hazırlayan bir insan evladını görmek.
    aynı insanın sallama işinden sıkılıp, kopyalaya kopyalaya devam etmesi.
    hayalgücü ile üretilmiş bu raporun kabul edilmesi, dokümantasyona sokulması.
  • deli gibi saygi duydugunuz, hayran oldugunuz ve cok cekindiginiz sefinizin* aksam is cikisi taksi beklerken "gel bir sigara icip dertleselim" demesi, sasirarak kabul etmeniz, size isvec' te yasayan sevgilisini* ne kadar cok özledigini anlatmaya baslayip gözlerinin yasarmasi, sarilip teselli etmeniz, takside bir sigara daha yakip dumur denizlerinde nikotin zehirlenmesi yasayan balik misali dumana bogulmaniz...
  • coupling de richard coyle 'nin başına böyle bir olay geliyordu ofisindeki bir kıza aşık oluyordu ve etrafında dolaşıp ilgisini cekmeye çalışıyordu ve yanlışlıkla rafları devirip başı fotokopi makinasının altında kalmıştı ve herkes yardım etmeye çalışıyordu ama jeff oradan cıkarsa rezil olacağını düşünüp iş yeri kapandığında cıkmaya kara vermişti planı ilk başta işe yaramış gibi gözüküyordu fakat bir sonraki gün iş yerine geldiğinde herkes ofise fotokopi makinasının çektiği fotokopileri asmış(jeff in kafa resmi) böylece çok dumur olmuştu ve mükemmel coupling bölümlerinden biriydi zaman zaman aklıma gelir gülmek gelir içimden.
  • x programı browser tabanlı bir programdır.

    bu programla ilgili projenin sorumlularına ve diğer kişilere projenin son durumuyla ilgili powerpointte sunum yapılırken, powerpointi kastederek bu x programı mı diye sorulması. bunu soranın proje yöneticisi olması.
  • birim olarak maaile yapılan bi toplantı esnasında, yeni gelen bilgisayarların (evet kendi kendilerine geliyor bunnar bize, istemesek de çağırmasak da) özellikleri konuşulmaktadır. emekliliği çoktan gelmiş ve geçmekte olan müdürümüzün, olayı bize anlatırken kullandığı cümle toplantıda zor anlar yaşamamıza sebep olmuş. gülmemek için ne yapacağımızı, nerelere bakacağımızı bilememişizdir.

    müdür, pentium diyecekti herhal:
    -bunlarda pentauz da var. (penthouse'a gönderme)

    hayır bi şii değil feci sert ve kıl bi kadındı. yanlışını düzeltemedik bile...
  • işe girdiğimiz ilk yıllarda, * daire başkanımızın gazetecilerle yaptığı röportajın konusu o günlerde elektrik kesintilerine son veren çalışmalar vs. idi.
    röportaj bitti gasteciler gitti. binada elektrikler kesildi. daire başkanı wc'ye gitme ihtiyacı duydu herhal. ama karanlık bi yer orası da malum.
    koridorda odacıya bağıran amirimizin sesi duyuldu:
    -hamzaaaaa!!! mum getir oğlum!