şükela:  tümü | bugün
  • henuz edilmemis olandir
  • "you make me wanna be a better man".
    jack nicholson'un iki oskarli "as good as it gets" adli filmde helen hunt'a yaptigi iltifat. obsessif kompalsif bir adam olan melvin, hatuna "bu restorana girmek icin bana yuzlerce dolar harcatip kravat-ceket aldilar, seni ise gunluk kiyafetlerinle kabul ettiler" seklinde kirici bir laf eder. hatun ise bunun uzerine sen de bana bir iltifat borclusun der. o sekilde ortaya cikar bu iltifat.
    (edit: "sen bende daha iyi bir insan olma istegi uyandiriyorsun")
  • "iyi ki varsın."
    (bkz: varoluşçuluk)
  • karsidaki disi bireye gore degisebilecek laflar silsilesi
  • fazla yaratıcı olmayanlar için;

    "bir kadina edilecek en guzel iltifatı bile hak ediyorsun sevgilim...."
  • "seni seviyorum" ben! yani "ben olan, bu muhtesem varlik" seni seviyor, daha ne amina koyim! (bkz: megaloman)
  • -sevgilimmm
    -efendim ay kikiri..
    -hani şimdi mesela bir kadına edilecek en güzel iltifat....
    -ay evett?
    -mesela bu bir konu başlığı altında irdelense...
    -ay evet lense lense....???
    -altına yüzlerce şey yazılsa birtaneciğim..
    -ayyy, neşş şeker.. evet yazılsa????
    -işte o yüzlerce iltifatın hepsi yavrum...
    -ay hepsi ? evet?
    -hepsi sana girsin!

    (delirmiş,hayata dil çıkarıp kaçma eğiliminde)
  • iltifat etmek adına olay yalakalığa dönüştüğünde insanın özünü kaybettiğine inandığımdan dolayı iltifat'ı bir gerçek olarak görürüm ve dikkatli kullanırım. nitekim en iyi iltifat metaphorlu olanıdır.

    yanında guneş gozluğu olan var mı?
    x gozlerimi kamaştırıyor da.
  • daha once yaptiginiz iltifatlardan daha iyi olmasi gerekendir... zira kadinlar surekli daha iyisini beklerler... dale carnegie gibi mi oldum ne..
  • hiç beklemediği bir yer ve anda isminin anılması ve bunun kendisine belli edilmesi sadece bir tanesidir.