şükela:  tümü | bugün
  • karakter sinirlamasi olmasaydi soyle olacakti: "bir kadından idareci yapan bir millet asla başarılı olamaz."

    islam dini peygamberi'ne ait bir soz. sahih hadis.
    https://sunnah.com/bukhari/92/50

    cemel savaşı sirasinda perslerin khosrow'un kizini prenses yaptiklari duyumu uzerine soyleniyor.
  • kadınların idareci yönünün daha güçlü olduğuna inanmışımdır hep. 'anaçlık' hem topluluğu yönetmede,hem de sorunlar ile bir bir ilgilenmede kadına büyük avantaj kazandırır. zaten lider kadın, kadınlar arasında çabuk kendini belli eder ve geri duramaz.

    erkeklerin duygusallıktan uzak, analitik düşünmede de yaşadıkları en ufak bir sıkıntıda ciddi bir prestij kaybına uğradıkları sabittir. eski türk uygarlıklarında da zaten evde kadını hakim bilirdik biz. kadının derleyip toplama özellikleri onları diktatörce değil, emektar bir lider konumuna yükseltir.

    tanım: islamiyetten önceki türk adetleri ile çelişen bir hadistir.
  • cemel savaşı sırasında söylenmiş olamaz. zira o savaş yapıldığında hz. muhammed hayatta değildi. ayrıca o savaşta taraflardan biri de hz. muhammed'in eşi hz. ayşe... hayatta olsaydı dahi eşinin yönetici olduğu savaşla ilgili bunu demezdi herhalde.
  • saçmalık.
    idarecilik, yöneticilik cinsiyetle alakalı değildir. eğer yaptığın iş dalında kendine güveniyorsan, olumlu, olumsuz tüm yönlerini iyi analiz ettikten sonra karşılaşabileceğin herhangi bir negatif durumda karamsarlığa bürünmek yerine ibreyi kendi lehine çevirecek öz güven sayesinde planlarını uygulayarak pozitif sonuçlandırabiliyorsan iyi bir idarecisindir. kötü idareci yoktur. ne zaman, nerede, ne yapacağını bilmeyen idareci vardır.
  • kadınların duygusal olması sebebiyle söylenmiş sözdür. kadınların duygusal varlıklar olduğunu söylemek için kanıt sunmaya gerek yok, ama yine de bakmak isteyen için bir yazıyı buraya bırakıyorum:
    kadın duygusallığı üzerine bir yazı

    internette basitçe bulunabilecek bilimsel araştırmalarının yanı sıra onedio'dan ekşisözlüğe kadar her yerde duygu ve mantık birbirinden tamamen ayrı, bir arada bulunamayacak iki hareket kaynağı olarak kabul edilir. yani bir insanın hem duygusal hem de mantıklı olması mümkün değildir; zaman zaman duygusal, zaman zaman mantıklı hareket etmek bir insan için kabul edilebilir ama aynı insanın hem duygusal, hem mantıklı olması imkansızdır.
    her şeyi bir kenara bırakarak sadece kendi çevrenizde bile yapılmış bir hataya sebep olarak "duygularıma yenik düştüm" bahanesini duyabilirsiniz. yani duygusallık, aklın fonksiyonunu neredeyse tamamen ortadan kaldırır.

    ekşisözlük'teki başlık: (bkz: duygusal insan mantık insanı ayrımı)

    onedio testi

    allah ve islam dini hiçbir zaman zulmetmez. starking elma da elmadır, amasya elması da elmadır; ancak özellikleri birbirinden tamamen farklıdır. özelliklerinin farklı olması da birini diğerinden kesinlikle daha üstün kılmaz. insan da öyledir, herkes eşittir; ama cinsiyetlerin temelden ayrı özellikleri olduğu gibi, herkeste farklı farklı bulunan kişisel özellikleri de tamamen farklıdır.

    birbirinden tamamen farklı yaratılmış kadınla erkeğin aynı olduğunu söylemek de, kusura bakmayın ancak cehalet olabilir. farklı oldukları için de farklı işlere uygundurlar. bir cinsiyetin bir işe uygun olmadığı haksızlıksa, o zaman futbol yeteneği bulunmayan bir insanın da barcelona'da oynamaması haksızlıktır.

    işte bu da insanları kesinlikle birbirlerine karşı üstün veya aşağılık yapmaz. inanmıyorsanız bütün insanlar eşittir, inanıyorsanız üstünlük sadece takva'dadır.
  • onedio testiyle hadis teyit edenleri ortaya çıkarmış başlık.

    yine aynı test, çükünüz yoksa tuvalet terliğine sarılıp ağlayabilecek kadar dengesiz bir varlık olduğunu kanıtlıyor. dengesizlik paçalardan aşağı akarken nerede kaldı idarecilik...

    (bkz: testler var, testler!)
  • hz muhammed'in yaşamının son dönemlerinde hüsrev ii'nin (ferhat ile şirin'in asıl 'ferhat'ı olması muhtemel kişi, bir sürü eşi olmasına rağmen) iki kızı, ülkenin yöneticisi olmuş. dolayısıyla sözün gerçekleşmiş olma ihtimali var, lakin cemel savaşı, hz. muhammed öldükten 24-25 yıl sonra olduğu için, hz. muhammed'in orada söylemiş olma ihtimali yok. hadis'in ingilizce çevirisine bakarsak, gerçekten sanki hz. muhammed ölümünden 24 yıl sonra bu sözü söylemiş gibi duruyor. orijinalinde de öyle ise, kedici sever buhari'nin ne kadar 'sahih'likten uzak olduğunu gösteren bir başka sözde hadis olmuş. ayrıca aşağıdaki kaynağa göre fatima mernissi de bu hadis adayını yerle bir etmiş. anladığım kadarı ile olan şu, adamın biri (abu bakra, hz. ömer zamanında yalancı tanıklıktan ceza almış biri), 25 yıl hadisi aktarmamış, 25 yıl sonra cemel savaşı'nda birden aklına gelivermiş.

    google books'tan kaynak