şükela:  tümü | bugün
  • yemin ederim onun başına sürekll sorun çıkartarak başarabileceğiniz iş.. çünkü kadın ruhu soruna bağımlıdır..

    onu kıskandır.. (onun yapmasına izin verme)

    onunla öyle bir seviş ki orgazm denizinde boğulsun diri vücudu.. (o orgazm olmadan evvel asla boşalma)

    ona hayatının kadını olduğunu asla söyleme.. (bir gün ondan vazgeçebileceğini hep hatırlat ona)

    ona asla haddinden fazla ilgi gösterme.. (en önemlisi benim de her zaman, kimse benden kıymetli değil)

    ve onu sik.. ama hakkını vererek sik.. (ona orgazmını mutluka yaşat ki senin bağımlın olsun; tıpkı bir baz morfin gibi..)
  • hakkını vermeden sevişen erkeklerin kadınsız kaldıktan sonra bakın ben böyle olamadım siz olun, ben sorun çıkarmadım siz çıkartın diyerek hemcinslerini kadınlara karşı soğutup, kadınların kendisine kalmasını sağlamayı düşünerek sunduğu maddelerin ana fikridir. (bkz: yazık yavrum sevgilin mi yok) (bkz: kıyamam)
  • bir kutu çikolata.
  • çok kolay, valla çok kolay..ağzınızla kuş, kelebek, börtü böcek tutmanıza gerek yok..bir gülüşe, 2 tatlı söze deli gibi sevinen, mutlu olabilen varlıklarız biz..o kadar nemrut, o kadar hoşnutsuz değiliz..içten gelsin sadece o gülüş, samimi olsun o iki çift laf, bak gör nasıl mutlu oluyor o kadın..
  • eğer kendisi mutlu olmak istemiyorsa veya bir kutu çikolatayla da mutlu mutlu edemiyorsanız ''çok güzelsiniz'' demeniz yeterli olan eylemdir..
  • (bkz: ability)
  • kadından kadına değişendir. bi cicekle mutlu olabileni de vardir, elmaslar alsaniz yine yaranamayacaginiz da.
  • sizi seven kadına iyi ki yanımdasın demek kafidir.
  • asla ve asla zor değildir.
    bir kadını mutlu etmek kadar kolay birşey yoktur.tabi bunu birazda istemek lazım.

    kadınlar naif bi yaratık. mutlu olabileceği o kadar çok şey var ki şu dünyada. büyük küçük farketmiyo.
    bu da zaten mutlu edebileceğin kadını tanımaktan geçer.detaya önem erirler sadece.
    dünyanın en gereksiz,en saçma,en küçük bir hediye manası taşıyan şeyi bile kadınları o kadar mutlu edebilir ki.
    ilk gittiğin sinema bileti,ilk defa birlikte yediğiniz bir yemeğin fişi,birlikte eğlendiğiniz ilk mekan hakkındaki anıları yıllar sonra ona anlatmanız falan.
    ben eski sevdiğime doğum gününde,bana yıllar önce salak bi bahçeden koparıp verdiği yaprak parçasını vermiştim de,o andaki yüzündeki mutluluk ifadesi vazgeçilmezdi.
    onun hakkında yazdığın küçük notları,uzun bi süre sonra ona vermeniz bile yeterli. ya da uzun bi süre sonra,onunla yaptığınız aktivitelerden kalma,tabir-i caizse sizin kağıt parçası dediğiniz ama kadınların ise bir altın değerinde anlam dedikleri şeyleri vermeniz yeterli.
    bunlar tabi sadece bir kaç örnek.

    tabi bunlar her kadın için geçerli değil.
    illa bunların geçerli olacağı diye birşey de yok.
    eğer zaten bir kadın sizi istemiyorsa,onu mutlu edemezsiniz.
    ben 4.5 sene boyunca belki döner diye saç teli sakladım amınakoyim.halbuki benimle mutlu değilmiş,yıllar sonra anladım.
    belki yanında olman bile onu mutlu eder,ya da yokluğun.

    detaylar önemlidir.
    bi de arada habersizce,arkasından gidip öpün ulan.ona da çok tav oluyollaa.
  • kadın izin veriyorsa mümkün olan. bunu mümkün kılmak için önşart ise sizin onun gözünde o kalibrede bir erkek olmanız.

    illa ki her kadın ister mutlu olmayı, her insan gibi. acı/mutluluk oranı üzerinden yürüyen günlerde eşiği aşağılarda olan da var yukarılarda olan da. bu biraz burnu havada olmak ile alakalı, biraz da bu eşiği başkalarının ayarlamış olması ile. çeşitleri var tabi bir de bunları, somutları var soyutları var. ferrari f430'da co-pilot edasıyla takınan bir kadın da kendini dünyanın en mutlu kadını sanabiliyor, aylarca sevdiği adamdan sonunda bir kez olsun "seni seviyorum" lafını duyan da, örnekler çok. samimiyetleri üzerine konuşulabilir, ama bu konuşmalar üzerinde hangi taraf haklı çıkarılırsa çıkarılsın devam eden sorular var. sonuçta ortada ahmet ve berkecan gibi iki adam var iken ikisinde de lamborghini varsa veya ikisi de dünyanın saf sevgilerini en net tanımlayacak adamlarsa ortaya şöyle bir gerçek çıkabiliyor; berkecan bir adım önde. bunun için sebepler sıralandığında ortaya ahmet'in biraz ketum olamsı da çıkabilir, berkecan'ın birz daha yakışıklı olması da, oysa ikisi de aynı adamdı, ama farklı görünebiliyorlar işte. neticesinde sunum denen bir şey var. iş dünyasında ne kadar önemliyse ikili ilişkilerde de bir o kadar önemli. bir gönül ilişkisinde kişi kendinde olanları karşısındakine ne kadar güzel sunabilirse bu hem yaptıklarının içine sinmesini sağlıyor, hem de karşı taraftan kopardığı bir gülümseme ile bir iki hayal kazanmış oluyor, içinde artık onun da olduğu. bunların bu noktaya gelmesi "biz büyüdük ve kirlendi dünya" muhabbeti değil, biz büyüdükçe artık gerçeklerin ortaya çıkışı.

    en nihayetinde gamzesini severken kullanan bir erkek elma yanaklarını gülümserken parlatan bir kadını kadın o gamzeyi hakkını vererek gördüğü kadar mutlu edebilir.