şükela:  tümü | bugün
  • stefan zweig'in bir kadının aniden ortadan kaybolması ve insanların bu olayla ilgili yaptıkları yargılayıcı dedikodular üzerine bir kitabı.
    yine çok güzel bir anlatım ve ve duygu geçişi mevcut.

    --- spoiler ---

    kadının kayboluşunu aynı otelde kalan genç bir adamla kaçmasına bağlıyor insanlar. evli ve 2 çocuklu bu kadın hakkında yakın arkadaşları çok acımasız eleştiriler yaparken anlatıcı kadını savunuyor.
    şu cümle çok hoşuma gitti.
    'şahsen ben, bir kadının içgüdülerinin peşinden özgürce ve tutkuyla gitmesini, bilinen örneklerdeki gibi kocasını onun kollarındayken,gözlerini kapayarak aldatmasından daha dürüstçe buluyorum.'
    aslında düşününce aldatma sadece fiziken değildir cümlesinin çok güzel anlatımı gibi..
    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    ama dünyada hiçbir şey çaresizliği,yitirilen yaşama gücünü, yaşarken ölü olmayı;
    bu hareketsizlik kadar,bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altında böyle kımıldamadan, duygusuzca oturmak kadar, ayağa kalkamayacak ve birkaç adım atıp sığınacağı damın altına gidememe derecesinde yorgun olmak kadar, kendi varlığına böyle kayıtsız kalmak kadar sarsıcı bir şekilde ifade edemezdi.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    kitap sonuca ulaşmadan soru işaretleriyle bitiyor. ama yine de anlatıcının yaşadığı aşkı, pişmanlığı, öfkeyi ve üzüntüyü tam anlamıyla hissediyorsunuz.
    bide ne yaparsanız yapın, huylu huyundan vazgeçmiyor. siz insanlar için ne kadar çabalasınız da tanrıya verdikleri sözleri yeminleri bile yerine getirmeyen insanlar sizi çok kolay feda edebiliyor. bir insanı değiştirmek çok zor..
    --- spoiler ---