şükela:  tümü | bugün
  • nimetten adamdır.

    eski esim bana hep hayatımın bir amacı olsun cok istiyordum, benim amacım seni kurtarıp mutlu etmek, seni cok seviyorum derdi..
    ben abuk sabuk kıskanclıklarımla ilişkimizin icine sıctım. ayrıldık.

    isin aslı simdi kurtarılma ihtiyacım yok. her sey yolunda. ama kahramanım beni terk etti. simdi aglıcam.
  • (bkz: hanımefendiye soğan gönderelim)

    çok acıklı bir olay.
  • fazla kasmaya gerek yok. eğer tecavüz mağduru değilse kadınların çok büyük bir oranla kahramanı ilk erkeğidir. diğerleri ise soğan cücüğü.
  • böyle insanlar gerçekten sevgiyi en çok hakeden insanlar. ne biliyim lan birisi benim kahramanım olmaya çalışsa ben onun için ölürüm hani dizilerde olur ya kız kendinsinin kahramanı olmaya çalışan erkeği bir türlü sevmez sevemez falan ya, nasıl sevemiyolar ben hiç anlamıyorum mesela ben ölürüm hani benim için ufacık bi şey yapan birine bile sevgi beslerken kahramanım olmaya çalışan birine biterim.
  • karşıdaki kadını, kendisini sevmesi için ikna etmeye çalışmaktır.
    bir nevi özgüvensizliktir,kendinde yalnızca kendisi olduğu için sevilecek yan bulamamaktır. sevgiyi koşullandırmak ardından karşıdakinin varlığını garanti altına almaktır.
    çok yüksel ihtimalle çocukluğunda beklediği sevgi ve ilgiyi örneğin "uslu durması" karşılığında fakat,hep bir şeyler karşılığında almıştır.

    ek olarak şu "sana verdiğim emeklere yazıklar olsun" temasından gına geldi.verdiğiniz kararların,yaptığınız tercihlerin sorumluluğunu alamayacaksanız çok basit "yapmayın".

    ayrıca "emek vermek" ve "fedakarlık yapmak" iki ayrı mesele.nedense inatla birbirinin yerine ikame ediliyor.sağlıklı bir yetişkin "fedakarlık" adı altında karşıdaki kadına/erkeğe gereksiz sorumluluk yüklediğini görebilir.kendinizi bu denli kandırmadan önce düşünün lütfen.
    ve sizin için emek vermeyen birine inatla emek verecek kadar gerizekalıysanız,bu da bir tercihtir.yok değilim diyorsanız,karşıdaki de emek vermiştir.
  • istesen de, istemesen de kızının kahramanı olabilirsin. kız arkadaş ve eş için bu çabalara girmek saçma sapan sonuçlar doğruyor. sonunda hep soğuk su.
  • yapmayın.

    bir insan kendisi istemediği sürece onu "kurtaramazsınız". kurtarabileceğinizi düşünürseniz bu aslında kendinizi ne kadar büyük gördüğünüz anlamına gelir ve sonunun büyük hayal ve kalp kırıklığı olacağını garanti ediyorum.
  • zor değil bir kadının kahramanı olmak. belli başlı birkaç aşama var o kadar bunun en önemlisi sevmek ama böyle bokunu çıkarıncaya kadar değil; sadakatle, saygıyla, güvenle sevmek. neyi doğru yapıyoruz ki ? kariyer, eğitim, sorumluluk, olgunluk, din ?
    hangi birisini dört dörtlük yapıyoruz ki, elde bir sevmek kalıyor onuda tam yapmalı ya arkadaş bu bu kadar zor değil ki.

    insanlar ayna misali yaşamalı ki neyi yansıtıyorsa onu yaşasın buna rağmen hayatı olması gerektiği gibi gitmeyen vardır o da onun sınavı. serde delikanlı'lık varya ona buna posta koyan, höttürü zöttürü konuşan, yerine göre davranmayan birçok insan var bu hem kadın hemde erkek için geçerli birşey aslına bakarsan. ama ben bugüne kadar hiçbir kadını görmedim ki; güzel davrandığından ya da güzel sevdiğinde seni bırakıp gitsin haa olmadı mı bırakan illa olmuştur ama bir yerde birşeyler sızmıştır, ya konuşması, birine bakması(yemesi), davranması illa olmuştur.

    mesela kahraman olmaksa pelerine gerek yok, saygılı ve sevgili olursan emin ol o sıfat bile sana yetişemez.
  • “kadınlar kendilerini güldüren erkekleri sever.
    kadınlar kendilerini seven erkekleri sever.
    kadınlar kendilerine iyi davranan erkekleri sever.
    kadınlar seksi erkekleri sever.
    kadınlar neşeli erkekleri sever.”

    bu liste, böyle sonsuza kadar uzar gider.
    aslında bilir misin, kadınlar sadece kahramanları sever.
    bazen işten yorgun düşüp eve gelip uyuyakalırsın.
    üşürsün de hani, uykuyla uyanıklık arasındaki o tatlı geçişte, üzerine bir battaniye almaya kalkamazsın. işte tam o anda, üzerine örtülen bir yelek bile olsa; o adam senin kahramanındır.

    bazen dünyanın yükü ağır gelir, kaldıramazsın. gözün ne yemek, ne çocuk görmek ister. işte tam o anda, kapıdan içeri girip hiç söylenmeden dolaptaki tavuğu nefis bir yemek haline getiren adam, senin kahramanındır.

    bazen dünyanın tüm denizlerindeki, tüm gemilerin aynı anda batar.
    ailenden biri ölür. evin yanar. ya da ne bileyim pişmiş tavuğun bile hak etmediği her şey senin başına geliverir. işte tam o anda, bin ton ağırlığındaki başını yasladığın o sağlam omuz, senin kahramanındır.

    öfkeden çıldırmak üzeresindir bazen. iş yerindeki yelloz, bankadaki kuyruk, restorandaki kötü yemek, park yerini işgal eden komşun, yıkanmamak için bin dereden su getiren veledin, hiçbir şeyden memnun olmayan patronun el ele tutuşup hayatını film setine çeviriverir. işte tam o anda, alt dudağın sarkmışken ve tansiyonun 5’e düşmüşken hani; anlamsızca komik bir espri yapıp seni güldürebilen erkek, senin kahramanındır.

    için içine sığmadığı zamanlar yok mu? var elbet. olmaz mı? bir neşe, bir delifişeklik hali, içindeki çığlık atan lunaparkı susturamazsın. işte tam o anda, enerjini ruh emiciler gibi tüketmek yerine, senin mutluluk ülkene çıkmayı göze alan adam, senin kahramanındır. elinden tutup barlarda sabahlayan, elinden tutup 2 kadeh rakıyı gözlerinin içine bakarak deviren. elinden tutup bir daha hiç bırakmayan.

    buradan bakınca çok mu karışık? çok mu zor? çok mu, taş taşıdım da yoruldum hali? ama hayat, ucuz kahramanlıklarla dolu. ama gerçek kahramanlık parayla alınmayacak kadar pahalı. içten gelecek kadar ucuz yapması kolay, pahada ağır, yükte hafif bazı küçük kahramanlıklar.

    tek şartı sevmek. severek yapmak. kendiliğinden. öylesine. bir anda. tam o anda. peçete istermiş gibi. gözüne sokmazmış gibi. yapıp da başına kakmazmış gibi.

    her kadın büyük aşkını aradığı o yolda aslında küçücük bir kahraman arar. kimisi yolun başında bulur. kimisi, bulduğunu zorla kahraman yapar. pek çok kadın kahraman bir babayla doğar. ya da pek çok kadın babasına benzeyen o kahramanı ararken gözlerini yumar.

    bu nedenle, bir kadının kahramanı olmak, hayatta hiç bir şeye değişilmez. bir kadının kahramanı olmak, süsünüzden püsünüzden statünüzden hiç bir şey kaybettirmez.

    bir kadının kahramanı olmayı başardığınızda, çocuğunuzun da kahramanı olursunuz, kendi hayatınızın da.

    (bkz: bahar akıncı)