şükela:  tümü | bugün
  • -sevgili günlük. bugün benim için çok özel. yavrum bana ilk defa hav dedi.
  • (bkz: pako)
  • -sevgili günlük, bugün de diğerleri gibi geçti. yine bana bebek muamelesi yapıp beni okşayanları ısırdım, yine havladım, yine korktular benden.
  • ulan bugün de kaptırdık kemiği iyi mi.
  • sevgili günlük,
    bugün benimle aynı renkte sallanan bir şey gördüm yakalamaya çalıştım. o kaçtı ben kovaladım. bi türlü yakalayamadım. bir süre sonra başım çok döndü. ben de sıkıldım. kovalamayı bıraktım yattım uyudum. o beni istemiyorsa ben onu hiç istemiyorum.
  • (bkz: timbuktu)
  • pazartesi: sevgili günlük, yine benim. yani funny. bu yeni evimizde öyle mutluyum ki... sabahtan akşama bahçede koşuyorum.
    daha ilk günden çok yakışıklı bir labradorla tanıştım. adı çarli'ymiş. uzun uzun popomu koklayıp kuyruğuyla beni çok beğendiğini söyledi. hiç yalnızlık çekmiycem demektir çooook mutluyuuuuum!!
    sali: sevgili günlük,gerçekten harika vakit geçiriyorum..bugün bütün öğleden sonrayı çarli ile geçirdim. çok hoşsohbet birine benziyor...
    çarşamba: sevgili günlük,çarli bana sarkmaya başladı! napıcam ben?
    perşembe: sevgili günlük, başım fena halde dertte... bu aksam çarli dedi ki: eğer ahlaksız tekliflerine evet demezsem bütün mahalleyi ısıracakmış
    cuma: sevgili günlük, bu gece 1600 kişinin hayatini kurtardım......

    (kaynak:anonim)
  • 18 mayıs - sevgili günlük, bugün eski inimizi terkedip yeni bir ine taşındık. bir araba yolcuğu yaptık. favori eğlencemdir. benim insanım andrew kafamı pencereden çıkarmama neyse ki izin veriyor . yeni ine varınca andrew bana oturmamı söyleyip dakikalarca "bak artık ev burası,artık burada yaşayacağız" diye tekrarladı. tamam anladık. bu insan çok aptal.
    - andrew o saman gibi topaklardan bir kaseyi önüme koyup kendisine kocaman bir dana pirzolası çıkardı. sonra onu yakmaya başladı. güzelim et cayır cayır yanarken bana "mamanı ye!" diye bağırıyordu. kabı burnumla itip oturdum. o ise azarlamaya devam etti. sonra pirzolayı bir güzel mideye indirdi kemiği de lütfedip bana fırlattı. ben de alıp bir süre geveledim . kemiğin üzerinde kalan minik et parçaları pek lezzetli idi. sonra kalanı saklamaya karar verdim. bir çukur kazıp gömmeye başamıştım ki andrew'nun şaşkın şaşkın bakmakta olduğunu farkettim. bu adam hiç kazan bir köpek görmemiş mi? sonra haykıra haykıra üzerime geldi. çiçek dediği bir takım bitkilere zarar verdiğim gibi birşeyler söylüyordu. zevklerine saygı duymaya çalışıyorum ama bir bitki üzerine işemekten başka ne işe yarar allahaşkına