şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: resident evil)
  • nerdeyse her korku kurgusu* *nun olmassa olmazidir kapılar. gorsel olarak düşünüldüğünde kapalı bir kapı coğu zaman belirsizlik, ha geldi ha gelicek, pat, böö, şeklinde hisler uyandirir. (tabi kapisina gore de değişir bu, kimi kapilar güven verir) gerek zorlanarak, gerek açilip kapanarak, gerek gıcırdayarak insani korkutur bunlar.
  • oyunlarda acayip heyecan yaratır; insan o kapının ardında acaba kac tane zombi, kac tane mutasyona ugramıs yaratık yahut ne cesit bi tuzak* görecegini düsünerek gerilir, silahını doldurur öyle girer iceriye. kim bilir belki boss vardır orda, belki ammo yetmeyecek ölecektir akabinde? ah tabi, belki de hiç bisey yoktur, kapıyı acınca oyun bitecektir.. eheh bu kadar abartı heyecan yapmak elbette ki hemen yapılacak bir quicksave ile gecirilebilir. ancak yine de acayip kasar bu kapılar adamı, hele hele o kapının üzerinde room 312 yazıyorsa..
    *
  • the gift filminde de kapılar korku öğesi olark kullanılır. daha doğrusu bir kapı vardır, onu korku öğesi yaparlar. kapı açılır küvetin içinde ölü kadın yıkanmaktadır vs vs.
  • korkuyu yaratan en onemli unsurlardan biri bilinmezliktir.
    karanlik ve kapali kapilar bu atmosferin yaratilmasinda ziyadesiyle onemlidir.
  • özellikle tim burtonun perspektifi bozarak tasarladigi kapilari insani garip hislere sokar.
  • kapıları korku öğesi olarak kullandığımız zamanlar 8-9 yaşlarında olduğumuz yıllara rastlıyor heralde. arkasına sinsice saklanıp birdenbire "bööööhhhhğ" diye bağırmamızla birlikte, odaya henüz girmiş arkadaşa koltuk fırlatma düğmesi görevi yapmamızı sağlarlardı. hatta bu hamleyi takiben arkadaş "aha..aha..ay..hhh...hü..üh...üğühü" gibi bişeler sarfederek kalbini falan tutardı(?), biz de "ay ölcek gibi çok ilginç ehihie" diye eğlenirdik*. sonra küsmesin diye bi bardak su verirdik buna, sadece şaka yaptık öylesine yoksa çok seviyoruz bak iyi davranıyoruz o bizim canımız şamaroğlanımız edasıyla. çocuğun ödü patlamış orda be yuh ayıp... neyse işte bu tür birkaç olaydan çocukluğunda çok fazla etkilenmiş ve daha sonra kendilerini aşamamış kişiler, hala yalnız girdikleri her odada ilk iş olarak, kapının arkasında "böööğhh" diye bağırmak ya da elindeki kılıçla kendisine suikast düzenlemek (yaş ilerledikçe paranoyalar da gelişiyo tabii) üzere bekleyen bir manyak, hayalet, dev, katil, hırsız, öcü, böcü, uzaylı falan var mı yok mu diye kontrol ederler. rahatsız, huzursuz insanlardır onlar. yazıktır. takıntı mıdır hastalık mıdır bilinmez ama kapılar işte böyle kötü emellere alet edildiklerinde kalıcı hasarlara yol açabilirler. bu açıdan bakıldığında gerçekten korkunçturlar.
    ben korkarım.
  • insanı pencereleri kullanamaya sevk eder bu hisler.
  • (bkz: signs) aman diyeyim.