şükela:  tümü | bugün
  • gerçek bir levanten olan ve yakın zaman önce hayata veda eden giovanni scognamillo'nun ocak 1990'da metis yayınları'ndan çıkan anı kitabı.

    60 yıl büyük bir bağlılıkla beyoğlu'nda yaşadıktan sonra dostu halit refiğ'in ısrarlarının da etkisiyle anılarını yazıp kitaplaştırıyor.

    anlatılan beyoğlu; pera'dan esintilerin ve kalıntıların olduğu ve 1945'ten sonra gizemini hızla yitiren bir beyoğlu.

    işte o gizem hala etkisinin sürdürürken yaşanmış, tanık olunmuş veya büyüklerden duyulmuş ne varsa onlardan ufak bir parça bu kitap.

    aynı zamanda beyoğlu özelinde bir sinema, koloni, pastahane, bakkaliye, müzik, eğlence tarihi de denilebilir.

    şu sıralar yine bir levanten olan gerard de nerval'in voyage en orient'ini okurken; nerval'in 19. yüzyıl istanbul'una göz atmadan önce, hemen bir-bir buçuk kuşak sonraki son pera'ya ve/veya genç beyoğlu'na bakmış oldum.
    oradan tekrar uzak geçmişe dönüp nerval'in anılarında pera'ya baktığımda, scognamillo'nun bahsettiği "bir düş olarak kalması gereken beyoğlu" fikri daha anlamlı gelecek sanırım.

    biz ne baştan sona gizemli ve birinci dünya savaşı'nın sonuyla sona eren bir pera'yı ne de başlangıcından ikinci dünya savaşı'nın sonuna değin görece gizemi olan bir beyoğlu'nu yaşadık.

    şimdilerde sadece alışveriş yapıp kendi kültüründen hiçbir renk katamayan bir ırkın istila ettiği bir beyoğlu ile başbaşayız.

    ve elbette içip içip lirik bir coşkuyla güzelleşmek yerine, içip içip sapıtan bir yerli orta ve üst lümpen sınıfıyla da.

    bir anı kitabı olduğu kadar bir mitolojik destan da olabilir mi bu kitap?
    gayet olabilir.