şükela:  tümü | bugün
  • -senden hiçbir şey olmaz !
    bu sözü söyledikten sonra inat ettim, hırslandım ve odtü inşaatı kazandım. demek ki her zaman gerçekleri söylemiyolarmış.

    şaka lan şaka harbiden bi bok olmadı benden. adam geleceği görmüş.
  • hoca tahtaya soru yazıyor. yazarken öğrencinin biri hangi takımı tuttuğunu sordu hocaya. hoca da bir eli cebinde olarak bize döndü "türkiye'de tutulacak tek bir takım var evladım" dedi. ben de tutamadım amk kendimi. "hocam şu anda da herhalde onu tutuyorsunuz" dedim. demez olaydım.

    "evet oğlum zil çalınca sana da tutturacam" demişti. herkes gülmüştü la bana. kalmıştım o dönem fizikten.
  • "bu ülkenin çöpçüye de ihtiyacı var!"
  • 'senin psikolojin bozuk, ilerde iyi bir anne olup çocuğuna bakamayacaksın' bunu 17 yaşında genç bir insana, tüm sınıf arkadaşlarının yanında zikredecek kadar haysiyet yoksunu bir öğretmenim vardı benim. eğitimci bir insanın, her şeyden öte 2 kız evladı olan bir babanın, başka bir babanın gözünden sakındığı kızına edebileceği en büyük hakareti etmiştir. hakkım haram olsundur.
  • elimde kalem çeviren şahsıma;
    "eline başka bir şey verim de onunla oyna"

    yer: ankara birinci sanat enstitüsü (bkz: ulus teknik ve endüstri meslek lisesi)
    tarih: 1996 yılı baharı.

    edit: imla
  • kimya dersinde dalmış laylay yaparken hoca bir an durdu , dilerim allahtan sen de öğretmen olursun seni de dinlemezler dedi.

    -amin amin oh ne kıyak iş dedim hafifçe.

    yıllar geçti , kadın nasıl içten bir beddua ettiyse hiç alakasız ve bölümle de alakasız 2 yıl kadar öğretmenlik yaptım ve harbiden dinlenmedim amk çok berbat bir duyguymuş.

    sırlar dünyası gibi bir anımdır bu da.
  • çok ağır değil belki evet ama benim şahit olduğum en densizce söz lise 2 de başıma geldi. artık sınıflar alanlara ayrılmış sayısal bölümü seçmişiz alıyoruz fen derslerimizi bol bol. kimya dersindeyiz. hoca da klasik eee meslek ne istiyorsunuz geyiğine başladı. tüm sınıf öğretmen olcam diyor. dedikçe hocamız da mest oluyor (kocaman sınıf seni örnek aldı da hepsinde öğretmenlik aşkı doğdu). sıra bana geldi. o an için bana astronot olcam demek daha mantıklıydı öğretmen olcam lafından. mimar ya da inşaat mühendisi olurum herhalde dedim. sınıfta bir sessizlik oldu. hocanın yüzü düştü. sevimsizliğe doğru birazdan yol alacağımız belli bir şey demeden bekliyorum. allahım kimlere emek veriyoruz. aferin git mimar ya da mühendis ol. bi dükkan tutar koyarsın içine bi masa camına da plan proje çizilir yazar tüm gün bulmaca çözersin dedi. diyemedim ya ben bir şey. 10 küsür sene geçti. hala geriye döncen 10 dakikalığına deseler o ana dönerim. diyemedim çünkü bir şey. gençleri yetiştiren zihniyete bak diyemedim. 10 sene sonra kıçımla gülcem bu söylediğinize diyemedim. hiçbir şey diyemedim. ha o sınıftan sadece bir öğretmen çıktı. o da atanamadan evlendi ve çoluk çocuk evinin hanımı oldu. ben mi? plan proje varsa gelin. çizeriz.
  • ---mini öykü---
    - şimdi bu soruyu çözün bakalım.
    - ...
    - veli, sen çözme.
    ---mini öykü---

    yukaridaki mini oykumuzde ismi gecen veli'nin ogretmeni'nin soyledigi sozdur.
  • "kapıyı kapat... dışarıdan kapat yavrum"
  • matematik dersinde pek bi inek sira arkadasimin konsantrasyonunu dagitmaya calisirken bana bi hayli takik olan matematik hocasi sira arkadasima donerek;

    + boyle tiplerle arkadaslik kurma evladim
    - peki hocam
    + tip de yok ki zaten
    - sinif kopuyor
    + hepinize soyluyorum, boyle tipsizlerle arkadaslik kurmayin

    ve matematikle olan buyuk kavgam tam olarak bu tarihte baslar.