şükela:  tümü | bugün
  • gereksiz ve basmakalıp, hiçbi ilginçliği olmayan bi dolu öğüt içeren ipek ongun kitaplarından biri. yaşamanın pırıltıları yerine yemek yeme, yok mezuniyet gibi herkesin bildiği konuları bi toparlıyım da şu gençlere bi gösteriyim neler olduğunu amacıyla yazılmış komik ve aşırı pozitivist kitap. misafirliğe giderken rejimdeyseniz, o kişileri arayıp rejim listenizi verin, o yemekleri yapsınlar, hatta arayın yatağınızı da hazırlasınlar, sizin için yeni koltuk takımları alsınlar* gibi ilginç ve ütopik düşüncelere sahip insanın* kitabı.
  • hasta bir zevkle 3 kere bastan sona okudugum, misafirlerime bolumler tattirdigim basucu kitabidir. ayni zamanda, dunya disindan gelmis bir disiyi turk kizi haline getirmek icin gereken hersey bu kitap ile bizlere gonderilmistir. ornek teskil etmesi bakimindan, "erkek kiz arkadasliklarinda uygarca davranislar" adli bolumden bir ayeti aktarmak isterim:

    "... henuz arkadas edinmemis bir genc icin sectigi arkadaslarin tutumu cok onemli, cunku kabul edilir olmak icin bir olcude de olsa bu tutumu benimsemek zorunda.
    olumlu etkiler, derslerde basarili olmak, burs kazanmak, kultur-spor faaliyetlerinde etkin olmak, bicimli bir vucuda sahip olmak, iyi tenis oynamak, dil bilmek, bir dili bilirken ikinci bir dil ogrenmek icin girisimde bulunmak, iyi giyimli olmak, calisarak harcligini cikarmak gibi davranislarda yogunlasiyor. bu tur bir gruba giren veya boylesi bir arkadas edinen bir genc, tatli bir yaris icine girecektir. bir sure sonra o da burslari arastiracak, o da dil kursuna yazilacak, o da arkadasi gibi calisacaktir. bu tur etkilenmek, kisiyi cagdas yasama goturur adim adim.

    bir de olumsuz etkileyen gruplar var. bu gencler de icki, sigara, uyusturucu kullanmakla ovunur, dersleri asar, butun gun kantinde laklak eder, hizli araba kullanmalariyla begeni kazanmaya calisir ve tum toplum kurallarina akilci olmayan bicimde baskaldirmayi bir ayricalik olarak goruruler.

    ucuncu grupta ise asiri akimlara kapilmis, sivri uclarda gezinen gencler var. bunlarin etkisine de olumlu diyemeyiz.

    (...)

    burada kendinize soracaginiz soru su: hangisi daha onemli ? belki bir parca hoslandiniz, belki artik yalniz degilsiniz, sizin de bir grubunuz var ama sizden o cilgin arabalara binmenizi istiyorlarsa, sizi de icirmek istiyorlarsa, izin alamayacaginizi bildiginiz yerlere israrla cagiriyorlarsa, gelemeyeceginizi soylediginizde anlayis gostereceklerine sizi korkaklikla muhallebi cocukluguyla sucluyorlarsa oturup bir kez daha dusunmekte fayda var.

    (...)

    kiz erkek arkadasliklarinda davranislariniza da dikkat edin. ozenli olun. el sakalari, acik sacik konusmalar, laubali davranislarin hic yeri yok kiz erkek arkadaslarinda. bu tur davrananlari uzaktan izleyin, siz de boyle gorunmek ister misiniz?
  • icinde sozum ona piriltili, parlak, mutlu, saglam karakterli bir gencin nasil olacagina dair bilgiler veren geyik ve hatta rahatsiz edici derecede aptal kitap. yok neymis annemi babami evden yollayip odami mora boyicakmisim, yok neymis efendim eski kumaslardan yastik dikicekmisim, aman da dikkat etmeliymisim de kicim buyukse dar seyler giymemeyeymisim, evet zaten karekterim kicimin uzayda kapladii alanla ters orantili gelisiyo ya, haklisin ipek teyze... az otede bayil hadi...
  • etrafa minik pembe polyannalar yetistirmek cabasinda olan sevgi bocegi mottosu. "ah iste soyle iste boyle hayattan zevk almali bu durum icersinde bile bak sundan mutlu olabilirsin, kendini bu kadar kucumseme" diye zincirleme cumle tamlamasi kuran boyle insanlara gunluk hayatta rastlayinca (bir de cok konusur ki bunlar) kafasina keser sapi ekle$tirip siktir git bir cay koy (ki caydan nefret ederim, soylemesi ho$uma gidiyor sadece) diyesi gelir insanin. (bkz: hanim cinnetimi getir)
  • bir ipek ongun kitabi. kitaptaki hemen hemen her bolum "..... yapanlar yasamin piriltisini yakalayabilirler/yakalamislardir/yakalayacaklardir" seklinde biterdi. hala icimde uktedir ulan bu yasamin neresi parildiyor? parildiyor da ben niye goremiyorum.
  • (bkz: pırıltı)
  • evet, ben de okudum. ama bana ne kattı, hiç bir şey. aklımda kalan tek şey sofra adabıyla ilgili tatlı kaşıklarının tabağın bilmem neresine konulması gerektiği, bilmem kaç tane bıçağın nerede duracağı -ki o da kalmamış aklımda- vs... ütopik bir kitaptır, çok saçmadır.

    bu kitabı okumuş yada okumayı düşünen mini mini bebelere buradan sesleniyorum:

    'arkadaşlar bir kere bu hayat dediğimiz şey böyle bişiy değil, bi salın... çatal nerde bıçak nerde, yok efendim sofra adabı, lay lay lom, bunlar boş işler, yol yakınken dönün'
  • zamanında iclal aydın'ın severek, hayranlıkla okuduğuna ve etkisinden hala kurtulamadığına inandığım kitap.