şükela:  tümü | bugün
  • irv yalom'un hayatını yaşadığı pardon anlattığı muhtemelen son kitabı. biraz önce bitirdim ve üşengeçlik gelmeden birkaç alıntı paylaşayım dedim.

    "yahidi olmak... tanrı'nın seçilmiş halkı... kendi vaziyetimi düşününce şaka gibi- seçilmiş mi? hayır, tam tersi hatta..."

    "yersiz. hep yersiz- siyahilerin mahallesindeki tek beyaz çocuk, hıristiyanların dünyasındaki tek yahudi."

    "ister kişisel, ister profesyonel zeminde olsun yüzleşmeler beni hep huzursuz etmiştir."

    "her sanatçının amacı hareketi yakalayıp sabitleyebilmektir ki bir noktada yabancı biri onu okuduğunda yeniden canlanabilsin."

    biraz daha yazardım da telefondan yavaş oluyor. kitapta geçen önemli birkaç isimle yazıyı noktalayım.

    kierkegaard, ponty, spinoza, epikür/lucretius, klimt, egon schicle, heidegger, husserl ve ganesh.
  • kitaplarıyla meslekten olsun olmasın nice okura örnek olan, ışık tutan irvin yalom'un kendi hayatıyla da örnek olabileceğini kanıtlamak istercesine kaleme aldığı güzide eseri.

    bunu seven bunu da sevdi: sevdalım hayat
  • yalom’un kitaplarını ne şartlar altında yazdığını kendisinden okumak pek bir keyifli. hayatından kesitleri de paylaştığından kendisini tanıma şansı da vermiş bize kendisi. daha nice senelerin olsun bana okumayı sevdirten insanlardan irv. yalom...
  • ırvin d. yalom’un ekim 2017 de türkiye’de yayımlanan ve otobiyografisi olan kitabı.
    yaşadıklarının insanın hayatını yönlendirdiğini çok güzel işlemiş.
    kitapta geçen ‘kendini yaratmak büyük gurur kaynağıdır ama bir yandan da insanda temelsizlik uyandırır.’ cümlesi beni fazlaca düşündürdü. gerçekten çocukluğunda ufacık destek almadan kendi kendine başarısını yaratanlardaki temelsizlik. böyle insanlardan kaçı bu temelsizliğe yenilmez karakterinde ya da hayatı boyunca gizli bir savaş vermez bu temelsizlikle?
  • cok cok sevdigim irvin yalom kitabidir. yalom u gercekten seven insanlar icin guzel bir okumadir.
  • yarı otobiyografi, yarı gurup terapisinin inceliklerini anlatan kitap.

    ben böyle kitaplara bayılıyorum. kuru kuru "oraya gittim, buraya geldim." gibi yazılmasındansa böyle araya sıkıştırılan bilgiler, tecrübeler ve hayal kırıklıkları da bir otobiyografi kitabında bulunmalı.

    yazar gayet açık şekilde psikoterapi sırasında hoşuna giden kadınları, kendi yaptığı hataları ve pişmanlıklarını da yazmış.
  • psikiyatri ile ilgili bir şeyler öğrenirim diye aldığım ama yazarın sürekli yazdığı kitapları, gittiği yerleri ve bir de grup psikoterapisini anlattığı kitap. nöropsikiyatri ve psikofarmakoloji adına bir şeyler arayanlara tavsiye edilmez.
  • az önce bitirdiğim kitap, irvin yalom u ilk kez okuyorum, bu kitapta not aldığım, okumam gerektiğini düşündüğüm bir çok kitap oldu. yalom okumaya devam edebilirim, özelikle terapilerini yazmış olması epey ilgi çekici benim için, yazdığı kitaplarda hayali olan, sadece bir kaç öykü varmış, diğerleri yaşamış olaylardan izin alınarak anlatılmış hikayelerdir.

    bu kitapta yazar, kendinden, ailesinden, yazdığı kitaplardan, yaşamının bir çok anısından, yaşlandıkça edindiği deneyimlerden bahsediyor kısacası.
  • kitabı okurken yine öğrendim. dünyanın en ünlü psikiyatristlerinden biri olan yalom sık sık kendine dürüst olmadığı konuları dur bakalım yalom dermişcesine açıklıkla anlatıyor. bu noktada insan kendine ve çevresine açık ve dürüst olmanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gözden geçiriyor.

    ekleme editi: kitabı bitirince kendi açımdan en çarpıcı cümleyle son sayfalara yaklaşırken (364/395) karşılaştım;
    "insan bir ilişkiyi bulmaz, yaratır"
    böyle bağlamından koparıp yazınca anlamı erozyona uğruyor. ama özet olarak her insan kusurludur ve bir orta yol / paylaşımlı yol/ yan yol bir yol vardır. ve bazen de yoktur. yoksa da kabul etmek ve karşı tarafın alanına saygı duymayı başarmak gerekir.
  • biyografiseverlerin kesinlikle okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. çok fazla biyografi sevmesemde bir insanın hayatının her anına yakından şahit olmak güzel, hatta eşlik etmek desem daha doğru olur. bir insan bu kadar dolu dolu nasıl yaşar acaba dedim kitabı bitirince, çalışma hayatı, başarıdan başarıya imza atması, yahudilerin kabul görmediği bir yerde kabul görmek için, kendini ispatlamak için gösterdiği gayret harikulade. genel olarak ağır ilerlesede sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap.

    benim beklentimi pek karşılamadı, daha doğrusu ben hastaları ile olan görüşmelerinin kısa kısa anlatımının olacağını düşünmüştüm, o yüzden biraz hayal kırıklığı yaşadım. ilk kendi çocukluğunu anlattığı kısımlar sıkıcı gelsede çalışma hayatından sonrakı okuduğum kısımdan çok şey öğrendim.