şükela:  tümü | bugün
  • orjinal ismi the other side of the couch olan kitap.
  • - adam arıza çıktı lan,

    gibi notlar barındırır.
  • masa takvimi de olabilir
  • bir psikiyatristin ilk hastalarını anlatan, onlarla nasıl bir yol izlediğini belirten kitaptır. gerçekçilik payı vardır.
  • sabun köpüğü gibi bir kitap. kafada tek bir ışık dahi yakmamıştır.
  • gary small ve gigi vorgan tarafından yazılmış eğlenceli bir kitap. toplam 15 vaka anlatılıyor, bir çoğu oldukça "eğlenceli". yazarın amacı o anlatırken bir yandan sizin de olayı çözmeye çalışmanız. bazen beklemediğiniz sürpriz sonlar çıkabiliyor.

    neredeyse birbirinden bağımsız hikayelerden oluştuğu için tam tuvalette okumalık kitaplardan.
  • okuması çok kolay, vaka analizlerinde ufuk açıcı bilgileri çok barındırmasa da keyifli bir kitap. ilgili bir alandan geliyorsanız hele her vakada kendi teorilerinizi geliştirme imkanı buluyorsunuz, her vakanın sonunu daha kolay getiriyorsunuz.

    değişik vakaları tanımak ve psikiyatri alanına ilgililer için birebir kesinlikle. 2-3 günde bitiyor zaten.
  • (bkz: histeri)
    (bkz: kitle histerisi)

    bir çok psikolojik hastalığın temel sebebidir.
  • sanırım kitabı alırken daha derin ve samimi olacağını düşündüğüm için bende beklediğim etkiyi yaratamadı. yine de farklı insan tipleri ve psikolojik vakalarla ilginizi çekebilecek, hayatta karşılaştığınız yahut karşılaşma potansiyelinizin olduğu insanları gösterebilecek, aslında bireylerin herhangi bir tanı konmaksızın da çok uzun süreler toplumun bir parçası olarak hayatını sürdürebildikleri gerçeğini gösteren ve bu konulara az da olsa ilginiz varsa okurken keyif alabileceğinizi düşündüğüm bir kitap.
  • psikiyatristler, psikiyatriyi ve düşünmeyi sevenlerin hiç sıkılmadan okuyabileceği bir kitaptır. vakalar üzerinden bir çok psikiyatri konusunu ve görüşlerini ele almaktadır. psikiyatristin hastaları nasıl gözlemlediğini, hangi hastada hangi soru ve cümleleri tercih ettiğini de kitapta bulabilirsiniz.
    freud'un "düşünselleştirme" savunma mekanizmasını açıkladığı kısım beni çok etkilemiş olup şu şekildedir; düşünselleştirme, anılarımızı mantıkla analiz etmemizi ve o olayla ilgili kaygı, üzüntü ya da diğer rahatsız edici duygulardan kaçınmamızı sağlar. gerçeklere odaklanarak duygu yüklü durumu sadece ilginç bir problem olarak ele alabilir, duygularımızdan uzak kalabiliriz. bu savunma mekanizması, problemi kabul etmesi ama duyguları görmezden gelmesi yönüyle inkardan farklıdır. inkarda problemin de varlığı reddedilmektedir.
    kitabı beğenenlere oliver sacks ve frank vertosickin kitaplarını öneriyorum. onların kitaplarında da vakalar üzerinden nörolojik hastalıklar değerlendiriliyor.
    (bkz: why we hurt)
    (bkz: when the air hits your brain)
    (bkz: karısını şapka sanan adam)