şükela:  tümü | bugün
  • 25 haziran 1993 metallica istanbul konseri öncesinde inönü stadının önünde 36 saat öğrenci halimle aç susuz beklemek, kapılar açıldığında ezilme tehlikesi yaşamak, ilk girenlerden olmak ve sahneye doğru o gazla koşmak.

    "şimdi aynısını yapar mısın" diye sorsalar hayır derim. kim koşacak lan şimdi. yaşlandım.
  • aşk uğruna yaptığım en büyük fedakarlık sadece sarılıp yatmak oldu. söz vermiştik bir kere seviyorduk da eee sonunda ne oldu terk edildik. pişman mıyım tabi ki de hayır. :)
  • ülke ve dil değişimini, farklı bir kültür içinde bocalama sürecini göze alıp; onlaca yıllık tüm tecrübe, meslek, eş-dost ve tanıdıklardan vazgeçmek...
  • bir şeylerden vazgeçmek, feda etmek, taraflar arasındaki eşitliği bozar. bozulan eşitlik, gitgide tarafların birini büyütür, diğerini silikleştirir.

    büyük fedakarlıklar sevgiden çok şövalyelikle ilgili sanırım.
  • hayatınızı verebilmek. bir kişi için hayatını vermekten daha büyük bir fedakarlık olamayacağına göre; budur.
  • sevgi karşılıksızsa kalbe gömmek onun istediğinin olması için dua etmek sadece onun mutluluğunu istemek.kesinlikle budur.
  • vakti zamaninda, ondan uzak olmamak icin 4 yil turkiye' ye bir kez olsun gelememek dolayisiyla aileni istemeden dahi olsa boynu bukuk birakmak.
  • görüyorum ve artırıyorum: "onu benden nefret etmesine izin verecek kadar çok seviyorum"
  • cebinde 5 lira para ve bir cd ile tüm hayatını geçirdiğin şehri terk edip, yalnızca onun yürüdüğü sokaklarda yürüyebilmek, onun soluduğu havayı soluyabilmek, ona daha yakın olabilmek için onun yaşadığı şehre yerleşmek.

    o cd'nin içindeki kendi ürettiğin yazılımı satarak sıfırdan başlamak.

    epeyce sürünmek. sonunda iş mevki makam statü sahibi olmak. (ki aslında bunların hiç birini sevmemek.)

    10 yıl sonra onun başkasıyla evlenip çoluk çocuğa karışması.

    ha bir de düğününe davet etmesi.

    (bkz: böyle hayatın tağamına koymak)

    debe edit : elbet hepimizin hikayeleri var. mutluluklarda da acılarda da o kadar yalnız değiliz. hayat pişman olmak için çok kısa. kendi adıma yaptıklarımdan değil yapmadıklarımdan pişman olmaktan korkarım. siz de deneyin. denemiş olmanın verdiği tatmin hiç yoktan iyidir.
  • kendinden vazgeçmektir.