şükela:  tümü | bugün
  • hayatta tecrübe edindiğim ender gizemli olaylardan.

    teoride bir açıklaması var mı daha önce böyle bir konu hakkında konuşuldu mu bilmiyorum. kara büyü desen değil, kaderin kendi ağzında sanki. kendi diline bağlı yaşayacakların. son zamanlarda çok fazla örneğiyle karşılaştım ve duydum.

    sanıyorum herkes iyi düşüncelere sahip olamıyor. en yakınımdaki insana da mı söylemeyeyim? o da mı kötü düşünceli? diye sorguluyorsun ama bu da işin taktiğiyle alakalı heralde. kehanete göre kurunun yanında yaş da yanıyor. mükemmel hayatlarımız var da nazar mı değiyor o da değil. ya da şükürsüzlükten iyi yaşadığımızın farkında değiliz bilemiyorum.

    yalnız çok can sıkıcı olduğunu belirtmeliyim. bir süre sonra arkanızdan sinsi derler diye korkmaya başlıyorsunuz. hayır şimdi ben bu durumu açık ettim ya artık o şey söylemesem de olmaz. resmen bataklığa girdim. elveda.
  • aslı "bir şeyi kırk kere söylersen olur"dur.

    çocukken bu lafı ilk öğrendiğim gün o kadar heyecanlanmıştım ki, hemen tüm dileklerimi kırkar kere söylemeye başlamıştım da zor susturmuşlardı. yine bir gün komşumuzda bu kapı altına asılan fil süsleri vardı, onların "altından kırk kere geçersen dileğin gerçekleşir" dediler de salondan mutfağa ileri geri yürümekten salak olmuştum. bir de kredi kartı olayını ilk duyduğum gün artık sınırsız paramız olduğuna kanaat getirip havalara uçmuştum.

    bu yaşa kadar hala nasıl geldiğim ise hala gizemini koruyor.
  • (bkz: murphy kanunları)

    "bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir."
  • evet, en sinir olduğum "o bir şeyi" söylemeyip, olduğunda pat diye duyuran arkadaş. biri tezini bitirmiş, savunma günü duyuyorum, biri hamile oluyor, çocuk pırtlamaya yakın anca haberdar ediliyorum, biri nişanlanacak bir gün önce öğreniyorum, ben salak da daha ortada folu yok yumurta yokken her şeyi anlatırım ve o şey genelde olmaz, bir gün de sabredemedim, anlatmadan duramadım ki anlatmazsam gerçekleşecek mi, merak içindeyim...
  • bunun bir üst level'ı vardır ki o da; bir şeyin çok istendiğinde olmamasıdır.
    benim başıma en çok bu hali gelir.
  • kader ya da kara büyü gibi bir saçmalık elbette ki değildir.

    mantıklı açıklaması için derek sivers'ın ted sunumu izlenebilir.
  • soyledigin sey kotu biseyse de hemen olur. ılginc.
  • 21.yy'da hala böyle şeylere inananları gördüğümüz başlık
  • ted sunumu'nda bu olay yalnızca hedeflerle sınırlı. yeterince tatmin ettiğini söyleyemem.

    misal ikili ilişkilerde, ilişkisini arkadaşlarına söylemekten çekinen insanlar var. sırf söyleyince ters gideceğini düşündüklerinden. bu da iyi bir ilişki için bir hedef diyeceksiniz ancak övdüğünüz veya övmediğiniz sevgilinizin birdenbire çirkef birine dönüşmesi, ilişkinin baltalanması ve sona ermesi nasıl açıklanacak? merak ettim doğrusu. çok mu mistik güç peşindeyim?