şükela:  tümü | bugün
  • yapılan şey her ne olursa olsun, normal şartlar altında o an alınandan daha fazla keyif alınması gerektiğine inandığınız halde öyle olmuyordur. yaş ilerledikçe, bu durmla daha sık karşılaşılmaya başlanır. "neden" sorusu daha sık sorulur; "neden olmuyor?". işte bu 'sorun'un çözümü değilse de, 'soru'nun cevabıdır... bir şeyler eksik.
  • yeni türkü şarkılarının beni içine soktuğu ruh durumu.
  • dağınık ve işini son ana bırakmayı adet edinmiş miskin insanların tam kapıdan çıkarken içlerine ansızın çöküveren hissiyat..
  • bu tema söz ve müzigi nadir göktürk e ait olan çok güzel bir ezginin günlügü şarkısı ile anlatılmıştır.
    aşktan yana arka koltukta unutulmuş olmak,
    (bkz: eksik bir şey)
  • güneşi gördüm bugün
    doğuşunu batışını
    bir sarı oldu, bir kızıl
    başlangıçlar bitişler bir sızı
    açan yediverenler
    şarkılar söyleyen çiçekler
    rengarenktiler..
    ama bir şeyler eksik
    görmek, seni görünce güzel

    bir umut yakaladım bugün
    biraz gerçek, biraz hayal.
    onlar da düşler gibi kırılgan
    başlangıçlar bitişler arasından
    kaldırımdan geçen sevgiler
    seven sevgililer
    korkakça öpüştüler
    ama bir şeyler eksik
    öpmek seni öpünce güzel

    bir rüzgar esti bende bugün
    beni bende tutmak ne mümkün
    kalbim biraz yorgun biraz üzgün
    başlangıçlar bitişler hep hüzün
    mavi gökyüzü
    mavi dalgalar
    parıldadılar
    ama bir şeyler eksik
    mavi sen bakınca güzel

    bir çocuk yaklaştı yanıma bugün
    elleri çirkin, gözleri küskün
    bir sakız aldım ondan, bir tebessüm
    başlangıçlar bitişler hep kördüğüm
    mavi önlüklü çocuklar
    gülerek oyunlar oynadılar
    onlar şanslıydılar
    hep bir şeyler eksik
    gülmek bile sen gülünce güzel

    hani bir zarf açmıştın
    içindeki kağıdı da yırtmıştın
    işte tam o anda bana bakışın
    başlangıçlar bitişler gibi yalın
    titreyen dudakların
    utanıp kızarışın
    ne güzel..
    ve her şey eksiksiz
    çünkü sevmek seni sevince güzel.
  • bülent somayin metis yayınlarından çıkmış kitabı. kitap hem günlük dilde yazılmış hem de hafif akademik dile kaçan bir üslubu var yer yer. inanılmaz eğlenceli bir kitap, yer yer çok gülüyorsunuz yer yer "evet ya işte bu" diyorsunuz. meraklısına tavsiye edilir, zaten giriş yazısı "42" ile açılıyor daha ne denir bunun üstüne.
  • eksik olan sadece bir ek-sik'tir kesin.
  • türkçe yazılmış deneme kitapları arasında her sözcüğünü özenle okuduğum tek kitap. damakta bıraktığı tat itibariyle cehenneme övgü'yü aklıma getirdi ancak gündüz vassaf bu kitabı ingilizce yazmıştı. 'bir şeyler eksik'i okumadan önce yapılması gereken en önemli şeyse jacques lacan'ın kavramlarını ucundan da olsa bilmek ki bunun için aklıma gelen kaynak slavoj zizek'in metis'ten çıkan kitaplarının sonunda bulunan 'sözlük' bölümü. kısacası verimli bir okuma için bir kitapçıya gidip örneğin 'yamuk bakmak'ın sözlük bölümünden imgesel, simgesel, gerçek-gerçeklik, objet petit a vb. kavramlar okunup sonra 'bir şeyler eksik'e girişmek akıl karı görünüyor. yerinde klişeyi hiçbir şeye değişmeyenlere yakışır bir sonla bitireyim: hakikati arayanlara...
    (''bir film, bazı klişeleri kullanıyorsa bir hiç, bütün klişeleri kullanıyorsa bir hit olur." *)

    ön ek: ömrüm yeter ve bülent somay'ın bir sonraki kitabını okuyabilirsem yeni kitabının temasının devrimci pratik olmasını diliyorum. 'bir şeyler eksik'te adı geçen kavramın 'devrim' kısmı tamam da maksimum 'pratik' sözlükte yazmak oluyor... zira devrim bir türlü pratize edilemiyor. biraz muğlak kalmış bir kavram kısacası. deniyorum ama olmuyor. geriye kitabın son kısmında bahsi geçen iki seçenek kalıyor ki sanırım önce birini sonra diğerini yapacağım...

    son ek: (ara: şaka şaka)