şükela:  tümü | bugün
  • @bealzebub 'un 2017 ekonomik krizi başlığına yazdığı şu mod'lu #71187486 entarisi üzerine... içeriği aşağıda...

    ................

    gözünüzde 100 haneli bir site canlandırın. sitenin çevresi duvarlarla çevrili olsun.
    sitedeki 100 hanenin de site içerisinde 100 tane dükkanı olsun. yani her aile bir işle meşgul olsun. bahçesinde yetiştirdiklerini satan manav, berber, fırın, market... gibi. 100 aile hiç site dışına çıkmadan tüm ihtiyaçlarını site içerisinde gerçekleştiriyor olsun.

    şimdi de bu 100 hanenin toplam parası 1 milyon lira olsun. herkes parasını getirip ortaya koysa sitede 1 milyon tl. para var demektir.

    para sürekli haneler arası el değiştiriyor. manav berbere gidip saçını kestiriyor, berber markete gidip deterjan alıyor, marketçi manavdan sebze-meyve alıyor gibi...

    ama bir sorun var.

    siteye akaryakıt dışarıdan geliyor. her ay akaryakıt için site dışına para çıkıyor.
    marketteki alman çikolataları dışarıdan geliyor,
    manavdaki muzlar dışarıdan geliyor,
    berber eskiyen makası değiştirmek istediğinde dışarıdan getirtiyor,
    bahçıvanın çim biçme makinası, yedek parçaları dışarıdan geliyor.
    site yönetimi aydınlatma için yeni lambaları dışardan alıyor.

    yani sitenin dışına her yıl 100 bin tl para çıkıyor. site dışarıya 100 bin tl borçlanıyor.
    site yönetimi lambaların parasını ödeyebilmek için her haneden aldığı aidatı arttıyor.

    1 yıl sonunda sitenin genelinde toplam 900 bin tl para kalıyor.

    berber artık daha az parası olduğundan dolayı geçinebilmek için saç kesim ücretine zam yapıyor.

    manav domatesin kg fiyatını arttırıyor.

    2. yıl site yönetimi, site içindeki kanalizasyon hatlarını değiştirmek için aidatları biraz daha arttırıyor. yönetim binasını tadilata sokuyor. harcamalarda kesinti yapmak için çimlere, çiçeklere, bahçıvana para ödemeyi kesmek yerine daha fazla harcama yapıyor. aidatlar giderek artıyor. sitenin parası 2. yıl sonunda 600 bin tl'ye düşüyor.

    eğer site yönetimi, tarıma önem verip manavın ürettiği meyve sebzeleri dışarı satıp, siteye dışarıdan para getirseydi bu problemleri yaşamayacaktı. ya da dışarıdan çikolata getirmek yerine, site içinde eğitim verip çikolata üretmeyi öğrenselerdi paraları içeride kalacaktı.

    türkiye'nin durumu budur. üretmiyor ama sürekli harcıyoruz. üstelik site içerisindeki havuzu almanlara, kamelyayı ingilizlere, çocuk parkını israillilere, spor alanlarını araplara sattık. şimdi bu alanları kullanmak için onlara para ödüyoruz.

    sonra site yönetimi sattığı bu yerlerin paralarıyla, hanelerden kendisine yakın hissettiği bir aileye fahiş fiyattan bütün yolları duble yol yaptırıyor. hiç gerek olmadığı halde kocaman helikopter pisti yaptırıyor. o aile çok para kazanıp gidip manavda markette harcıyor. siteye o kadar çok para dağılıyor ki manav kendine 2 tane araba alıyor. marketçi sürekli site dışına tatile gidiyor. herkes çok mutlu herkesin çok parası var. 16 yıl süreyle sitenin parası 3-4 milyonun üzerinde oluyor. ama yıllar geçtikçe sitedeki para yine bitiyor.

    site yönetimi diyor ki;
    aidatları arttırdım!

    imza:@bealzebub

    ....................

    üşenmedim ben de aynı başlık altında şu entriyi yazdım. mod no: #71187896 içerik de aşağıda.

    ...................

    bu arada site yünetimi site girişine otomatik kapı yaptırıyor. ama bütçe olmadığı için yap işlet devret modeliyle yaptırıyor. ve 100 hane var 200 otomobil var. 200 çıkar 200 de girerler günde 400 ücret akar. 18 yıl sonra da otomatik kapı bizim olur diyor.

    çatıya da 50 araçlık otopark yaptırıyor, yap işlet devret, 50 araç park eder. bizim insanımız meraklıdır çatıdan aşağısı nasıl görünüyor diye 50 araçtan şu kadar gelir elde edersiniz 20 yıl sonra da çatıya dolanan otoparkın yolu da bize kalır diyor.

    şurada da boş bir alan var. 3-5 (yüz) ağaç. kesin onları bir de yazlık sinema yapın diyor. bizim insanımız araçlı sinemayı sever. fm'den de sesi verirsiniz. günde 30 araç gelse oda kendisini 25 yılda amorti eder. sinema da siteye kalır...

    bunlar bizim taahhütlerimizdir diyor site yönetimi, eğer bu kadar araç geçmezse, bu kadar park olmazsa, bu kadar izleyici toplanmazsa farkını ben ödeyeceğim. daha fazlası olursa da yönetime kar yazarım he he he... diyor.

    sitenin etrafındaki kenar mahalledekiler site yönetiminin girişimciliğine ve yatırımcılığına parmak ıstırıyorlar.
    helal olsun adamlara diyorlar. bak kapı yaptı. çatıya çıkan yol yaptı. site içine arabalı sinema yaptı...

    içlerinden birileri yaptı ama kimbilir neler çaldı diyecek oluyor...

    sus lan diyorlar. çalıyor ama çalışıyor adamlar.

    gelelim site halkına, benzine zam üstüne zam gelince, bir de giriş çıkışlar tarifeye bağlanınca çıkan 200 araç 30-40'a düşüyor. çatı otoparkı ilk zaman 3-5 ziyaret oluyor ama, bütçe sarsılınca çatı otoparka kimse çıkmıyor. arabalı sinemaya tek tük araba bari site içinde kalalım şu kapıdan geçmeyelim diye eğlencesine gidiyor.

    site yönetimi daralan bütçeden taahhütleri ödemeye çalışıyor. eeee ne yapacak. aidatlara zam yapacak. sitede mızırdanmalar başlıyor. bunlar fahiş aidat zamları, bunları ödeyemezük.

    site yönetim kurulu başkanı kürsüye çıkıyor. site yönetim kuruluna atıyor tutuyor. böyle fahiş zam olur mu diyor? ve yapılan zammın yarıya yakınını geri çekiyor. site halkı başkanın sorumluluk anlayışından çok memnun oluyor. bağırıyor. helal olsun başkan, dik dur eğilme... bu site halkı seninle...

    başkan kürsüden inerken, neyse krizi biraz olsun öteledik diye düşünüyor.

    halimiz bildiğiniz (bkz: 1984)

    ..................

    bu tavır bana çok aziz nesin'vari geldi. eminim bu aziz nesin kokusunu yitirmeden sizin de ekleyecek şeyleriniz olacaktır diyerek bu başlığı açtım.

    buyurun. gerekirse gene yazma girişiminde bulunabilirim.
  • site yönetimi bakıyor olacak gibi değil, şu sinemaya giden ve bize destek veren özel insanlara ve ara sıra çatıya park edenlere, hele de şu kapıdan düzenli geçenlere bir ayrıcalık tanıyayım diyor.

    onları genişletilmiş site yönetimine atamak için yönetim kurulu üye sayısını 6'dan 66'ya çıkartıyor.

    site yönetimine üye olanlara özel hat çektirtiyor ve çocukları için üniversite garantisi olsun diye bu özel hattan ders eğitimi (`!`) verdirtiyor.

    bununla yetinir mi yetinmiyor? kimilerini sitenin içindeki kimi okullara müdür, müdür yardımcısı olarak atıyor. site içinde yer alan bir çok camiye imam olarak atanmalarını sağlıyor. maaşları site yönetiminden sağlanan imamlara belli başlı bir banka da hesap açmaları isteniyor.

    bu sefer de sitenin içinde bir kaynama başlıyor. belli bir güruh hiç niyeti yokken sinemaya gitmeye, çatıya araba parke etmeye başlıyor. bir güruh bakkaldan yumurta almak için bile kapıdan giriş çıkış yapmaya başlıyor...

    valla aziz nesin de böyle işler bu konuyu.
  • sonra siteye bir kapıcı geliyor. bu kapıcı uyanık, yöneticiyle iş birliği yapıp her işini görüyor. zamanla berberi yanına çekiyor, manavı yanına çekiyor, fırını yanına çekiyor. zaman geçtikçe güçleniyor, yönetici olmaya kalkıyor.

    bunu gören yönetici ortaklığı bozup bir şekilde kapıcıyı kovuyor ve uzaklaştırıyor. site sakinlerinin gözünde kahraman oluyor tabii. aidatları yükseltiyor, istediğini yapıyor. sitedekiler hallerinden memnun, sen kralsın, biraz daha sik bizi diye sıraya geçiyorlar.

    böyle bir site.

    tamamen hayal ürünü. gerçekle ilgisi yok elbette. hem neden olsun ki, imkânsız.
  • kapıcıyı hafife almayın. kapıcı, kapıcı bile olamayacak adamken yönetim kurulu başkanlarıyla raks etmeye öylesine alışmış ki, yönetimle enseye tokat kıça parmak olunca kendini kraldan daha kral hissediyor. sitedeki her şeye burnunu sokuyor. site güvenliğini kendi adamlarıyla değiştiriyor. sevdiği beğendiği şahıslara sitede kendine özgü kimi ünvanlar veriyor. onlara kendisine sadakat yeminleri ettiriyor. onları parmağında oynatıyor. çünkü hepsini hakettiğinden fazlasıyla nemalandırıyor. diğer site sakinlerinden edindiği varlığının bir kısmını onlara aktarıyor. site içinde bir takım ticari oluşumlar gerçekleştiriyor. siteden haberler verdiğine inanılan sitcom diye bir gazete çıkarmaya bile başlıyor. sitedeki 100 hanenin kapılarına bu gazeteleri ücretsiz dağıtıyor.

    site halkı kapıcının gücünden tırsmaya başlıyor. bu tırsma sonucu kapıcı kendi yargı sistemini siteye yerleştiriyor. siteden arabasıyla çıkmayıp yönetimin hedeflerine taş koyandan tutun, yönetim ve kapıcı arasındaki işbirliğini fısıltı türünden eleştirenler bile özelkulak adını verdiği oluşum tarafından dinlenip hemen siteden atılma, kömürlüğe tıkılma gibi cezalarla cezalandırılıyor.

    site halkı bu gelişmelere direnmeye çalışıyor ama oldukça azınlıkta kalıyorlar. çünkü çirkefin kendilerine de bulaşmasından korkuyorlar. ve daha önemlisi bir şekilde kapıcının ticarethaneleriyle organik bağları oluştuğu için gelişmelere sahip çıkmak zorunda kalıyorlar.

    site yönetim kurulu başkanı ne yapıyor bu arada. o kapıcıya sahip çıkmakla meşgul. kürsülerden haykırıyor. bu sitenin kapıcısı benim. arka bahçede boğazlanan tavuk benden sorulur.

    bunlar iyi günleri. kapıcı ve yöneticinin arasından su sızmaz. daha sonra aralarına kara kedi girebilir mi girebilir.
  • ben daha bugüne kadar site yönetiminin hayırlı bir karar aldığını görmedim.site yönetimleri denetlenmeli.her karar mı aleyhimize olur ya , ali palabıyık mısınız hepiniz ?
  • suserlarin karakterelerini, siyaset anlayislarini ortaya cikarmistir. kucuk bi site verseler size, 2 senede turkiye' den beter, 5 senede akp' den gaddar olacaginizi gosteriyor dedirten durum.

    (bkz: saka lan saka)