şükela:  tümü | bugün
  • sovyetler birliği'nin ilk ve en etkili ankara büyükelçisi semyon ivanoviç aralov'un türkiye'de görev yaptığı dönemde yaşadıklarını kaleme aldığı ünlü otobiyografi-anı eseri.

    http://www.kitapyurdu.com/…kiye-anilari/118764.html
  • kitabın sonu şu şekildedir*:

    --- spoiler ---

    türkiye'nin çıkmazdan kurtuluşu için yolu birdir: mustafa kemal atatürk'ün politikasına geri dönüş, ülkenin siyasal ve ekonomik bağımsızlığının yeniden kurulması, türk halkının ulusal çıkarlarına uygun barışsever dış politikaya geri dönüş.

    --- spoiler ---

    bugün birilerinin kafasına vura vura okutmak gerekir bu sözleri. tabii adamcağızı faşist de ilan edebilirler, onu bilemem.*
  • mustafa kemal atatürk’ü yabancı bir diplomatın gözünden okumak onun kişiliği hakkında daha çok bilgi edinmenizi sağlıyor. kurtuluş savaşının devam ettiği yıllarda paşalar ile olan sohbetleri ve yeni türkiye’nin kuruluşuna giden sürecin bir tanığı olarak oralov dikkat çekici noktaları paylaşmış. özellikle atatürk’ün liderlik yönü ve politik fikirlerini hayata geçirirken akıllıca hamleleri kendisinin de takdirini kazanmış. rsscb’nin gerek maddi gerekse de manevi destekleri emperyalizmle olan savaşta galip gelen yeni türkiye için hayati önem taşımıştır bunları ilk elden okumak insanda derin hisler uyandırıyor. kitapta rsscb’nin karşılıksız şekilde türkiye’ye yardım ettiği ısrarla vurgulanmış ve emperyalizm ile savaşta iki dost ülke imajının altı çizilmiş.
    ayrıca atatürk’ün yakın çevresindeki kişilerin siyasi fikirleri ve ona karşı takındıkları iki yüzlü tavırlar hakkında çarpıcı yorumlar bulunmakta.
  • henüz 3. bölümüne geçmekte olduğum kitap. çok çok akıcı bir anlatımı var, hem o dönem bizim insanımızın, hem dünyanın geri kalanının, hem de tarih derslerinde "bizi komünist yapmak ve etki altına almak için yardım ettiler" diye anlattıkları sovyetlerden bir diplomatın(tabii erken dönem sovyetler oluyor, sene 1922) bakış açısını, gözlemlerini görmek adına mükemmel bir kaynak. diyebilirim ki her gencimizin okuması çok iyi olurdu. kendi tarihini bilmek açısından iyi olurdu her şeyden önce, nerelerden geldik ve nelere, ne için sahip çıkmalıyız.

    bir lider ve halkın kurtuluş mücadelesinin nasıl saygı gördüğü, bu halkın bütününün asla "eğitilemez, aptal" diye küçümseyip geçilecek bir toplam olmadığını ama bazı çevrelerin nasıl da bunun böyle olması için çaba harcadığını, aslında büyük oyun deyip dalga geçtiğimiz bazı şeylerin nasıl da bugün bile alttan alta devam etmekte olduğunu görebiliriz. aslında bugünün "yurtseverliği, emperyalizm karşıtlığını ve tarihi hafızayı" hiçe sayan solcu anlayışının ne kadar yanlış olduğunu böyle eserleri okuyunca anlıyor insan. (enternasyonalizm ya da halkların kardeşliği bu değil, yozlaşmış ve dış müdahalelere açık kimlik siyaseti hiç değil. bu kitap bunu göstermek açısından çok iyi bir örnek.)