şükela:  tümü | bugün
  • ünlü dizi oyuncusu erkan petekkaya'nın bir magazin muhabirine sarfettiği vecize.

    edit: anladık, bu adama atıp tutuyorsunuz da cinayet işleyen, karısı nebahat çehre'yi döven, arabayla ezen, arkadaşının(vahi öz) karısıyla yatan yılmaz güney nasıl "star" oluyor? biraz uzun ama okuyun bakalım:

    --- spoiler ---

    bizde de hayatlarına yalnızca karanlıkları kalan çok isim vardır... o karanlık hayatlardan biri de yılmaz güney'inkidir... bu toprakların yetistirdigi en büyük sinema adamlarının basında gelir... ama aynı zamanda bir katildir... yumurtalık hakimi sefa mutlu'yu alnına sıktıgı tek kursunla katletmistir... dönemin yumurtalık savcı yardımcısı yalçın ögütcan'ın ifadelerine göre bu yaptıgını da inkar etmistir, alenen yalan söylemistir ve yegeni abdullah pütün'ün suçu üstlenmesini saglamıstır.bu yalancı beyanları yüzünden alacagı cezanın en üstünü almıstır yılmaz güney...

    güney'in isledigi cinayetin dısında 1966 yılında evlendigi esi nebahat çehre ile iliskisi de bastan sona skandallarla doludur... güney'in yakın dostu olan abdurrahman keskiner anılarında bu iliskiyi söyle anlatıyor..
    "nebahat çehre'ye ne zaman ugrasam agzı burnu kan içinde durmadan yılmaz'dan dayak yiyen bir kadındı. nebahat dayaklardan kaçıp ya teyzesine, enistesine ya da anneannesine gidiyordu. oralardan geri getirmek hep bana düsüyordu. bir bakıyorsun birkaç gün nebahat'la iyi gidiyor ama çok geçmeden yine dayak faslı baslıyor. nebahat, yılmaz ile birlikte oldugu sürece hep dayak yedi."

    abdurrahman keskiner yapımcısı oldugu esrefpasalılar (1966) filminin bir sahnesinde yılmaz güney'in, nebahat çehre'nin kafasına bardak koyup nisan aldıgını ise söyle anlatıyor...
    "yılmaz o gün benden üç silahından birini, içinde gerçek kursun olanı istedi. nebahat bu sırada aglıyor, titriyor ve 'yılmaz imkanı yok oynamam. sahici kursun kullanma, yalvarırım! ben canımı sokakta bulmadım. yanlıs bir harekette ölebilirim' diye sevdigi adama aglayarak yalvarıyordu. yılmaz umursamadı. bardagı nebahat'ın kafasına koydu. sonra 20 metre uzaklastı. sette ölüm sessizligi vardı. korkudan herkes nefesini tutmus, duvarın dibinde titreyen nebahat'a bakıyordu. zavallı kız kurbanlık koyun gibiydi. yılmaz tetige bastı, bardak tuzla buz oldu. nebahat basladı aglamaya... herkes bir oh çekerken erol günaydın ve tuncel kurtiz'in elindeki bardaklara da yılmaz ates etti... yılmaz, nebahat'ı zor sakinlestirdi. deniz kenarına götürüp bir seyler söyledi..."

    keskiner'in anlattıkları burada da bitmiyor...güney'in o zamanki karısı nebahat çehre'yi arabayla ezdigini de anlatıyor...
    "bir gün yine gece kulübünde kavga ettiler. nebahat kulübü sinirle terk etti. yılmaz'ın 'dur' demesine hiç aldırmadı. nebahat, elmadag'da kaldıkları otele dogru kosarken yılmaz otomobiline bindi. sinirle direksiyona geçti. sonra gözümün önünde sevdigi kadını arabayla ezdi. nebahat havada uçtu, arabaya çarptı sonra da kaldırıma... dört gün hastanede yattı. herkesten gizledik bunu. olaydan sonra iliskileri bitti."

    simdi de türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden merhum atıf yılmaz'ın anılarında anlattıgı feci bir yılmaz güney anısını dinleyelim...
    "oyuncu vahi öz'ün sikayeti üzerine filme para veren patron apar topar bulundugumuz sehre geldi, bir gün kalıp gitti. çalısmama nedenimiz asırı yagısların olmasıydı. bu olay üzerine aramızda bizi ispiyonladıgı için vahi öz'ü cezalandırma kararı aldık. karısı da çok genç, güzel bir kadın. 'ıçimizden birisi onunla yatsın' dedik. hatta ben, 'yatıp da bilmezse ne olacak. vahi'nin bundan haberi olmalı ki, ceza yerine geçsin' dedim.vahi öz'ün karısıyla kimin yatacagını belirlemek için film ekibi olarak aramızda kibrit çektik. kibrit, yılmaz güney'e çıktı... kadın da zaten tesne, hafifmesrep bir kadındı. yılmaz'la bunlar basladılar fingirdemeye. ısi pisirdiler. bir gün isten dönüyoruz, toros dagları'nın manzarası esliginde olaganüstü bir yer. vahi yatmıs yere sırtüstü, yılmaz'la kadın vahi'nin göbeginde pispirik oynuyorlar. müthis görsel bir sey. durumu bundan iyi açıklayacak bir sey olamaz yani."
    --- spoiler ---

    http://www.haberh.net/…greneceksiniz_71e73be6e.html
  • haber. antipatik insanın antipatik açıklaması.
  • bu saçma lafa karşılık muhabirin "we are all stardust biatch" şeklinde yanıt vermesi gerekirdi. yazık olmuş.
  • (bkz: anam beni doğuştan star olarak doğurmuş)

    tanım: kusura bakmayın saygı değer sözlük yönetimi. tanım yapamıyorum zira ne desem gg.
  • erkan pıttıkkayar kim lan...
  • bize en yakın yıldız olan proxima centauri yaklaşık 40 trilyon kilometre uzakta olduğuna göre, onun 4.2 yıl önceki halini görüyoruz demektir. yıldızın uzaklığı arttıkça, daha da eski zamanlara ait görüntüsünü görürüz. yani; who the fuck are you?

    edit: atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun! yeterince uyarıldım. gezegenimize en yakın yıldız proxima centauri değil güneş'miş arkadaşlar. sonra uzay, kuantum, sicim teorisi vs. konuşurken bunu referans almayın. sonuçta bilim bu, öyle çamurlu topu duvara şut çeke çeke kurutmaya benzemez. daha fazla bilgi isteyenler tarihi osmanlı mecmuasının 3. cüzünün 1912. sayfasına bakabilirler efem. ulan erkan ne işler açtın başıma.
  • (bkz: ay götüm)
  • sanırsın bir stark amk.