şükela:  tümü | bugün
  • barış bıçakçı'nın yepyeni çıkan ve bugüne değin "usul usul" beklenen kitabı.
  • şöyle demiş semih gümüş kitabın yazarı için:

    “barış bıçakçı'nın dingin, gösterişsiz, suskusundan güç alan öykülerinin son zamanlarda okuduğum en güzel öyküler arasında olduğunu söyleyebilirim. ne anlattığı sanki önemli değilmiş, ama anlatım biçimi ve diliyle de sıradanmış gibi görünüyorsa size, okuma alışkanlıklarınızı adam akıllı gözden geçirmeniz gerekir.”
  • ilk etapta "bir suru yere paralel gittikten sonra" $eklinde algilayip yamuldugum soz obegi. paralel evrenlere yaptigim seyahatler gelmistir aklima.. nasil ya demisimdir bi 10sn, sonra malesef ki dogrusunu okumusumdur. hayallerim yikilmamistir, zira gercekligim buradaki paralellige kaymis, i$ bu entry'yi bana yazdirtmistir.. bu satirlarim ve aralari da bir sure monitorumun x eksenine ve bir sure de yere (tamamen kafalarina gore) paralel gittikten sonra bitmislerdir.. cunku neden? her guzel $eyin sonu bir gun bir yerde gelebilmektedir.

    bonus;
    (bkz: all beauty must die)
  • barış bıçakçı'nın bütün yazdıkları gibi kısa sürede okuduğum ama uzun süre düşüneceğim kitap.

    aslında her şey kasap önlüğü giyen çocuğun yanına gitmekle, yanında durmakla başladı belki, şimdi odada asılı bir kasap önlüğü... ya giyeceksin ya da işleyeceksin bu cinayeti...
  • tecrube...nafile,,,

    --- spoiler ---
    "bir sey sunulmustu bana, bir hediye, bir meyve. ama ben o meyveden tadamadim, gok erik gibi kaldi avucumda dunya. simdi ben uykusuzum, yalinayagim, kendimle mesgulum. kapimin onunde bos peynir tenekeleri, yagmur suyu biriktiriyorum. kendi kendime, 'sanatci tecrube edinemeyen insandir', diyorum, bu dunyada hicbir tecrubesi olmayan insandir ama sen simdi karala bunun ustunu, yirt sen bunu, olmadi cunku, olmadi iste. nafile."
    --- spoiler ---

    kitaplar...ve yolun sonuna dogru hakli cikti dostoyevski,,,

    --- spoiler ---
    kitaplar "farkli kalinlikta, boyda ve renkteydiler ama gizli ortak bir niyetleri vardi ve bu niyetleri anlasilmasin diye sirtlarini donmus yan yana duruyorlardi."
    --- spoiler ---

    kopekler...ve terk edilis,,,

    --- spoiler ---
    "oysa cok gecti, bilmiyordu ki cok gecti! olan olmustu...boyle seyler cocukken olur ve bir daha silinmez, terk edilmekten korkmak...korktugun sey basina gelince de kendini cezalandirmak...boyle seyler cocukken olur bir daha da silinmez."
    --- spoiler ---

    kasap cani...ve unutulus,,,

    --- spoiler ---
    "ama" demisti umut biraz huzunlenerek, "olur da birimizden biri unutur gelmezse, digeri muhtemelen kendisini bu koca dunyada yapayalniz hissedecek, sevilmedigini dusunecek ve su kasap gani tabelasini kasap cani olarak okuyacak! yalnizca kederden aglayacagi, gozleri yasli olacagi, bu yuzden tabelayi iyi secemeyecegi icin degil, ayni zamanda unutmak bir cinayet olacagi icin."
    --- spoiler ---
  • ismindeki çağrışıma dikkat etmeden bu sabah uçakta okumaya başladığım barış bıçakçı kitabı. (ki zaten uçak kazasıyla ilgil bir kitap değil) yanımda oturan hukuka giriş sınavına çalışan kızın, kitabın ismine çaktırmadan baktıktan sonra yüzünde beliren dehşet ifadesini görmeliydiniz.kitapla ilgili elbette yazacağım çok şey var, onu bir sonraki entrynin konusu yapacağız.
  • barış bıçakçı'nın sade ama alabildiğine güçlü diliyle yazdığı, olay örgüsünün çekiciliği, yaşananların etkileyiciliğiyle bir solukta okuyacağınız ve uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız bir güzel kitap
  • derinlerde bir yere dokunan kitap.
  • hikayenin kahramanları arasındaki bağ franny and zooey in (ve aslında tüm salinger karakterlerinin ve hikayelerinin) ruh halini anımsatmıştır. kitabı ya da yazarı benzetme ya da öykünmeden kesin olarak ayırmak gerektiği ek olarak söyleyebileceğimizdir. ağır ama kaçışı olmayan hüznüyle son zamanların her sessizliğinde akla düşen kitap olmuştur. söylenecek çok şey yok, kitap zaten 136 sayfa, okuyunuz.
  • '' ben hep bir şarkının ellerindeydim,'' diye fısıldadı başak, '' bu yüzden aranıza karışamadım.''

    fısıltı camda şekilsiz bir buğu olarak kaldı.