şükela:  tümü | bugün
  • - 11 milyon istanbullu'nun tuvalet atıkları nereye dökülüyor? bu devasa atık denize dökülüyorsa deniz nasıl hala -nispeten- mavi ve -nispeten- temiz.
    hadi istanbul'da, izmir'de deniz var, denizle hiç alakası olmayan 755 bin kişinin yaşadığı sivas'ın tuvalet atıkları nereye gidiyor?

    - ülke başkanları nasıl bu kadar üst düzey korunabiliyor? her çatıya sniper yerleştiriyorsun, yakın koruma uzak koruma hepsini yapıyorsun ama mesela başkanın kaldığı eve kiraladığın bir uçakla kamikaze yaptırırsın veya bir sürü seçenek de akla gelebilir. (fikir vermeyelim)

    - uçsuz bucaksız evrenden nasıl oluyorda bizden daha gelişmiş bir medeniyet bulunmuyor. hadi var diyelim o zaman o kadar gelişmişlerse neden hala somut bir uzaylı örneği falan yok. (tabakları, gemilerden yansıyan ışıkları, meteoroloji balonlarını saymıyoruz.)

    - cinsellik neden tabu olarak görülüyor. dini inançlara girmeden soruyorum/merak ediyorum bunu. yani bir kadının ağzının gözükmesi gayet normalken vajinasının gözükmesi arasında neden dağlar kadar fark var. mesela meme. erkeğin de memesi var ama kadınınkinin görünmesi neden ayıp? (bak kutsal, din, inanç bunların dışında sorguluyorum bunu.)

    - cinsellik ve tabu demişken. ilişkiye girmek, yemek içmek gibi bir ihtiyaç. kızlık zarını bir kenara bırakırsak, neden kadınlar ilişkiye girme konusunda bu kadar katı. neden? mesela ayşe benimle sevişti, sonra gitti hakan'la sevişti, öteki gün de ahmet'le... ee? her sevişmede vajinanızdan veya başka yerinizden bir şey mi eksiliyor? toplum baskısını ve inançları yine bir kenara bırakalım. ne kaybedersiniz? ben bir erkek olarak her gün farklı bir kızla sevişsem kendimden bir şey kaybetmem, hatta mutlu olurum ama kadınlar öyle mi? (evet diyeceksiniz ki bunların nedeni deminden beri bir kenara bıraktığımız inançlar, toplum baskısı vs. ama eminim ki bunlar olmasa kadınlar yine cinselliği bir tabu olarak görürdü.)

    - kadınlar.
  • ''neden belediye otobüslerine tek başına binen yaşlıca teyzeler yüksek sesle 'şöyle oturayım!' derler? şöyle veya böyle oturmalarının diğer yolcular üzerinde nasıl bir etki oluşturmasını beklemektedirler?''

    ''içinde kırılabilecek eşyaların bulunduğu kolilerin üstünde neden "kirilacak" yazar? kolidekiler eninde sonunda kırılır mı? acaba bu, yazıyı yazan kişinin "heh işte ben dememiş miydim!" türünden ben her şeyi bilirim egosunun bir tatmini midir?''

    (bkz: shockhaber)
    (bkz: merak kediyi öldürdü)
  • kapı pencere açılmamasına ve gün içinde evde olmamamıza rağmen, o kafam kadar tozların nereden geldiğidir.

    yani bu tozların iki günde bir bu kadar yoğun bir şekilde toplaşmalarının tek bir sebebi olabilir, o da üremeleri!
    toz dediğin ürer mi hacı?
  • uzay pornosu. nası yapıyorlar o gemileri, kapıları, amları, götleri falan akıl sır ermiyor :c
  • bütün kışı, hiçbir canlılık göstermeden, kupkuru geçiren ağaç, bahar geldiğinde, yaprak, böcek ve bilimum mahükatın artıklarının oluşturduğu, iğrenç haldeki çamurlu suyu emip, neresinde hangi işleme tabi tutup, tadından yenmez, bal gibi bir duta çevirebiliyor? kestaneyi, fındığı, cevizi anlayabilirim ama o portakallar, o elmalar, o karpuzlar, o şeftaliler nasıl o kadar tatlı, bal gibi oluyor?
  • aşka akıl sır ermiyor.
  • hala o koca uçaklarıın nası uçtuğuna akıl sır erdiremiyorum biri keşke beni aydınlatsa.
  • gelişim bu kadar zorken, çöküşün bir o kadar kolay olması (her şeyde; insanda, doğada, devlette)

    dünyada her gün yeni yeni şeyler olup bitiyorken ve "bilmenin sonsuzluğu"na dair koskocamaaan bir gerçek odanın ortasındaki fil gibi dururken; insanların bildiklerinden hiçbir şekilde şüphe duymaması.

    insanların inançlarından zerre şüphe duymaması; daha da akıl almaz olanı şüphe duyanlardan korkması

    çocukların şiddeti, sevgiden daha kolay öğrenmesi; daha kolay öğrendiğini daha kolay uygulaması; acımasızlık sınırının, ırkçılığın sınırının küçücük yaşlara kadar gerilemesi

    korkması gerekenlerin cesur, korkmaması gerekenlerin tavuk kesilmesi
  • stoya'nın rengi.