şükela:  tümü | bugün
  • çoğumuzun yaşadığına emin olduğum durumlardan biri daha.
    hepimizin, bazı özelliklerini çok beğendiğimiz arkadaşları var. konuşması, giyim tarzı, sakinliği, çalışkanlığı, hareketliliği, çok çabuk dost edinmesi, ortamda aranan kişi olması... özeniriz şimdi inkar etmeyin.
    bir akşam, izlediğimiz güzel bir filmden sonra, kendi kendinize "lan ben de değişeceğim. artık daha güzel giyineceğim, daha çok okuyacağım, daha esprili olacağım, daha hareketli, sempatik, kararlı, düzenli olacağım. tamam artık bu son yarından sonra, yeni yılda, bayramdan sonra, bu pazartesi değişiyorum. bitti artık eski ben yok." diyoruz ama gel gör ki bu hiç mümkün olmuyor.
    bu durum, öz güven problemine mi işaret ediyor bilmiyorum.
  • ideal benlik ile gerçek benlik arasındaki makasın açılması sonucu depresyona girmek.
  • sürekli etrafta, orada burada edinilen kişilik safsatalarına özenen ergen hezeyanı. kendin diye bir şey olmanın ne uğraşılacak ne de özenilecek bir tarafı yok halbuki.
  • bir ergen hezeyanı falan değildir. herkesin içten içe olmak istediği bir form vardır. buna kimileri çok küçük bir ideal koyarak " ahmet" der öteki "ayşe" der. bunun yanı sıra daha büyük idealleri olan birey ler de vardır. buna göre onların idealleri artık umumun rol modeli olan üstün insan sıfatına sahip önemli zatlar da olabilir.

    ihlas üzere olmak,
    şefkat üzere olmak,
    mütedeyyin olmak gibi kimi mühim çizgilere sahip olmak isteyebilirler.

    veyahut,
    entelektüel olmak,
    itibar sahibi olmak,
    şöhret sahibi olmak ( hoş, güzel anılan) gibi.

    ideallerimiz yüksek olmalı, hem ulaşabileceğimiz ufak adımlar planlamalı hem de hedeflerimizi küçük tutmamalıyız. insanın zihin evreni ne çok geniş olursa mükafatı da çok olur. ufak bir zihnin cenneti de cehennemi de o denklikte olur.

    hem belki de doğru adımları belirlemiyoruzdur. kendi dilimizden kendimiz bile anlamıyoruzdur... belki bu mes'elesinin esas sorunu budur.

    ya da
    hakikaten o olmak istiyor muyuz? onun gibi olmak istiyor muyuz?
    gayretimiz ne düzeyde?
    insan kendini hesaba çekmeli.

    hem ne demişler bilirsiniz;
    kader, gayrete âşıktır.
  • harekete geçecek enerji/motivasyona sahip olamadığınız içindir. bazen de şansınız yaver gitmez.

    mesela ben 2 saattir uyuyan kişi olmak istiyorum ama yatağa gitmeye üşendim. tam yatağa girdim derken ezan başladı.

    yukarda verdiğim iki durumu da örnekledim. o zaman yatayım artık
    ezan da bitti. demek ki neymiş, sabrın sonu selametmiş, pes etmek yok.

    hadi by
  • omuzlarım az daha geniş olsa yeter başka bir şey değişsin istemiyorum. (belki biraz dişlerim)
  • her şeyi kafama fazla taktığım için gerçekleştiremiyorum bir türlü.
  • ne kadar yakında olduğunu düşünsende o kadar uzakta olan, kafanda saniyelik yaşadığın ve tatmin olduğun kusursuz haline dönüşme isteği. eksiklerinin farkına varıp geliştirmeye yönelik yapılan planlar. hayatın kısa olduğunu , zamanında ne kadar özel hissettiğini sana hatırlatır. genellikle ertesi sabah uyandığında ''dün için kusura bakma kafanı karıştırdım biraz. başka zaman görüşürüz'' der ve gider.
  • aynısı bende de var; hep çalışkan, düzenli, ağır başlı, kararlı biri olmak istemişimdir ama gel gör ki hepsinin tam tersiyim.
  • "hayalinizdeki kişi olmaya çalışmak içinizdeki cevheri harcamak demektir. "