şükela:  tümü | bugün
  • her gun yasanan gundelik hayatta bireyin aciklamasini yapmak herne kadar zor olsa da, birey esittir toplum zihniyeti dogru degildir. zira toplum denen seyi bireyler yaratir ama bireyi toplum yaratir mi sorusu daha onemlidir. dusunceyi ureten, hisseden, yaratici veya yikici olan bireydir, toplum degil. sosyal cevresinden herhalikarda etkilenir tabi ki, ahlak anlayisi, etik, tabular..vs. onun yaraticiliginin bir parcasidir. 'but whatever each individual takes from society will be used by him in his own unique way-with his special senses, his bio-chemical make up, his pyhsique and temperament and nobody else's.' der aldous huxley. (brand new world revisited, p.143)
  • "iki ayrı yüz fotografını yan yana koydugunda, onları birbirinden ayıran ne cok sey oldugunu görüp sasırırsın. ama iki yüz yirmi ücü birden karsına serilince, bir anda gördügünün sadece tek bir yüzün cok sayıda cesitlemesi oldugunu ve birey diye bir seyin hic bir zaman var olmadıgını anlıyorsun."

    (bkz: milan kundera)

    (bkz: nesmrtelnost)
  • buralarda, ben butonundan fışkıran benlik.
  • beraber büyüdüğüm kuzenim. zor zamanlarda güzel zamanlarda da beraberdik. askere gidecek ve geri gelmesini bekleyeceğiz biz.
  • her şeyden önce -kendine yakışanı giydikten sonra- sessizlikle dost olabilendir.
  • toplumları oluşturan her birime dense de çağlar geçtikçe durumda farklılıklar çıkmıştır. bireylerden oluşan toplum, çoğu coğrafyada tamamen voltran'a dönüşüp tek bir kitle/kütle haline gelmiştir. birey olmak bir toplumun sıradan bir parçası olmanın ötesine geçememiştir. birey ya bu çığa sorgusuz sualsiz katılan, ya da erimeye mahkum olan bir kar tanesi halini almıştır. gerçi bu bireysellik sorunu geçtiğimiz bir-iki yüzyıldan itibaren kırılmaya başlamışsa da bundan nasibini almamış kapalı toplumlarımız da var halen. misal bu sorunun -bırakın çözülmek- daha da hat safhaya ulaştığı kapalı toplumlarda töre(sosyal infaz) cinayetleri, linç girişimleri, skolastik ataerkillik falan görülüyor hala. ben böyle bir yer henüz görmedim de bir arkadaş anlattı.
  • cüret gösterip ''kamu''yu ayakları altında ezen, mühim ama çağımızda fazlaca şişirilmiş sosyoloji terimi. günümüz demokrasileri bireyin özgürlükleri adına kamunun menfaatlerine üvey evlat muamelesi çekebilmektedir fasılalarla.
  • hochschule frankfurt hogwarts'ta horkheimer hoca hep söylerdi. "tarihte birey'in ilk örneği yunanli kahramanlardir!" çok tartişmişliğimiz vardir. birey liberal bir soyutlamadir diye direnmişliğim vardir. ama yanilmişim, kabul ediyorum şimdi. ama o da birey kavramini, devlet kavramiyla beraber düşünmekten hiç vazgeçmedi kardeşim. kendini devletin, ordunun, kentin dişinda tanimlayan ve bunu gösteren yunanli kahramanin, paris'in, helena'nin, akhileus'un, herkül'ün avrupa tarihi boyunca doğup yaşayan tüm bireylerin atası olduğuna inandi. avrupali cesaretiyle, asyali zekasini anadolu topraklarinda yanyana gelmiş gibi düşünen platon'un yani başinda bir yerde durmaya devam etti. uygarliği helen kökenlere bağlamakta israr eden, hegelden çok renana sadik kalan bu garipliği hiç anlamadim be abi.. ama simdi anliyorum sanki. dedim ya yanilmişim. dram'in ve trajedinin kahramanini, bugünkü kahramansiz insanliğin, en basit kahramanliklari bile bir komedi haline getiren bu boktan, kahramanlara katlanamayan dünyanin içinde bir yerde görmek, devlet'e takmayan bu kahramani tarihle ve felsefeyle bağlamak onu mutlu etti. umursamadan bağlaniyorum bu fikre. çünkü gelişmiş birey, gelişmiş toplumun ürünü değildir. ve artik birey olmak için kahraman olmak gerek. bu yüzden emniyet şeridinden giden tüm kahraman arabalara selam ederim. emniyeti umursamadiklari için..

    egosantrik edit: afili düşünmüş müyüm hocam..