şükela:  tümü | bugün
  • "kitleyi meydana getiren bireyler kimler olursa olsun; onların yaşama biçimleri, işgüçleri, karakterleri yahut zekâları ister benzer, ister ayrı olsun, kalabalık haline gelmiş olmaları onlara bir nevi kolektif ruh aşılar. aşılanan bu ruh onları, her biri tek başına, ayrı ayrı bulundukları halde duyacaklarından, düşüneceklerinden ve yapacaklarından tamamıyla başka hissettirir, düşündürür ve yaptırır.
    bazı düşünceler, bazı duygular ancak kitle halinde bulunan bireylerde kendini gösterir veya hareket alanına çıkar.
    psikolojik kitle, aynı cinsten olmayan unsurlardan toplanmış, bir an için birbirleriyle kaynaşmış, geçici bir yaratık gibidir. tıpkı canlı bir vücudun hücrelerinin bir araya gelerek bu hücrelerden her birinin sahip olduğu özelliklerinden pek farklı özellikler kazanmış bir varlık oluşturmaları gibi." gustave le bon - kitleler psikolojisi
  • "kitleler, zekâ bakımından, münferit insanların aşağısındadırlar. fakat duygular ve bu duyguların davet ettiği hareketler bakımından kitleler, durum ve şartlara göre ya daha iyi veya daha fena olurlar. her şey, onlara yapılan telkinlerin çeşidi ve tarzına bağlıdır." gustave le bon - kitleler psikolojisi
  • "insanı, bilinmeyenin dokunuşundan daha çok korkutan hiçbir şey yoktur. insan kendisine değen şeyi görmek ve tanımak, hiç değilse sınıflandırmak ister. yabancı herhangi bir şeyle fiziksel temastan her zaman kaçınma eğilimindedir. karanlıkta beklenmedik bir dokunuşun sebep olduğu korku, paniğe kadar varabilir. üzerine giydikleri bile yeterli bir güvenlik duygusu vermez; giysileri yırtmak ve kurbanın çıplak, yumuşak, savunmasız etini delmek kolaydır.
    insanların etraflarında yarattıkları bütün mesafelerin nedeni bu korkudur. kendilerini başka hiç kimsenin giremeyeceği evlere kapatırlar ve ancak orada bir dereceye kadar güvende hissederler.
    insan, bu dokunulma korkusundan yalnızca kitle içinde kurtulabilir. korkunun karşıtına dönüştüğü tek durum budur. bunun için insan yoğun bir kitleye gereksinme duyar; kendisine “yaslananın” kim olduğunu artık fark etmemesi için bu kitle fiziksel bakımdan da yoğun ve sıkışık olmalıdır. insan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur. ideal durumda, kitle içinde herkes eşittir; kitle içinde cinsiyet dahil hiçbir ayrımın önemi yoktur. kitlenin içinde kendisini iten her kimse, o da kendisi gibi biridir. onu, kendisini duyumsuyormuş gibi duyumsar. birdenbire her şey tek ve aynı bedende oluyormuş gibi olur. belki de kitlenin yoğunlaşmaya çalışmasının nedenlerinden biri budur: kitle, her bireyi dokunulma korkusundan, mümkün olduğu kadar bütünüyle kurtarmak ister. insanlar birbirlerine ne kadar kuvvetli yaslanırlarsa, birbirlerinden korkmadıklarından o kadar emin olurlar. dokunulma korkusunun bu karşıtına dönüşü kitlelerin doğasında vardır. rahatlama hissi, kitle yoğunluğunun en çok olduğu yerde en çarpıcıdır." elias canetti - kitle ve iktidar

    (bkz: birey kitle ve lider)