1200 micrograms

  • 1026
  • 70
  • 31
  • 1
  • bugün

mektup arkadaşı

aslında çok isterdim böyle bir arkadaşlığı. ama doğama aykırı.
yoo hayır,
arkadaşlık, zaman, mesafe gibi durumların aykırı olması gibi bir durum söz konusu değil.
tamamen benim bir gerizekalı oluşumdan kaynaklı. çünkü kalemi elime alır almaz sıkılıyorum yazmaktan.
bakın size şöyle bir şey söyleyeyim, siz anlayın ne durumda olduğumu.
diyelimki ismim micrograms ve ben sadece ismimi yazacağım. bakın daha mektup, paragraf, cümle falan değil. ismimi ya, ismimi!
umarım tarif edebilirim;
“m” harfi net! “i” harfi flu ve geriye kalan harflerin tümü zigzaglı bir imza gibi oluyor.
niye bilmiyorum ama yazmaya başlar başlamaz kelimeden sıkılıyorum.
bakın, “kelimeden”, yazmaktan değil.
yoksa çenem düşük olduğu kadar, kalemim de düşüktür, yazdıkça yazarım. ama dediğim gibi, hiç bir kelimenin sonunu göremedim henüz.
ve ilginçtir ki. istisnasız bugüne kadar bütün doktor yazılarını da okurum.
insanlar yazdığım bir kelimeye bakınca örneğin*;
“çesssss”, diye bir şey görür, peki benim yazdığım ne? “ çocuk!
vallahi bak abartısız.
e tabi böyle olunca, benden başka da kimse anlamıyor yazdığımı.

neyse,
konunun başına dönecek olursak eğer. ki ben döndüm şu an. sizi bilemem.
ne kadar çok istesem de, yazı şeklimden dolayı beceremeyeceğim bir arkadaşlık biçimi olur.

inci gibi bir yazım olsaydı eğer, hiç üşenmeden paragraf paragraf döşerdim, zaten çok çabuk alışmak gibi bir huyum vardır. 2. mektupta hemen alışır mektup arkadaşıma değer verirdim. o yüzden hiç, vakit kaybı olarak görmem tam tersine okuduğunu bilmek beni daha da motive ederdi.

devamını okuyayım »