20 cl lik votka niye yasak la

  • 29
  • 15
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

acı beden

ingilizcesi pain body.

ne olduğu ise tastamam şu videoda açıklanmıştır;

https://www.youtube.com/watch?v=vihu4okzzy8

geçmişten gelen ve günümüz de dahil biriktirdiğimiz tüm acılar.

spiritualism, tasavvuf, meditasyon konularında rastgelinebilir.

eckhart tolle münazalardan oluşan şimdinin gücü isimli kitabında bu kavramı tartışmıştır.

kitabın bilinen ve ilham verici giriş kısmından;

"
"artık kendime dayanamıyorum." zihnimde tekrarlanıp duran düşünce buydu. sonra birden bunun ne kadar garip bir düşünce olduğunu fark ettim. "ben bir miyim, yoksa iki mi? eğer ben kendime dayanamıyorsam, o halde ben iki kişi olmalıyım: 'ben' ve dayanamadığını 'kendim'.
"

kitabını giriş kısmı ile açıklayan eckhart tolle devamında ise münazara kısmına yani çeşitli söyleşilerinde kendisine sorulan sorulara ve bunların cevaplarına geçer. acı beden kavramı zihnin düşüncelerinden kurtulması, bilincin, varoluşun kavranması içinde ele alınır.

"
size şunu sorayım: siz her istediğinizde zihninizden, düşüncelerden kurtulabilir misiniz? "kapatma" düğmesini buldunuz mu?
"

yazar kitabında "..." işaretini okurun, okuduğunu düşünmesi için duraklaması adına kullanır. şimdinin gücü, anı yaşamak, gerçek olan kişiliğimizin hangisi olduğunu açıklamak adına fikirlerini derinleştirmek için eckhart tolle şunları söyler;

"
ego için şimdiki an mevcut değildir. o sadece geçmişi ve geleceği önemli görür. gerçeğin bu tam tersine çevrilişi egosal zihnin bu kadar bozuk-işlevli oluşunun nedenini oluşturur. o daima geçmişi canlı tutmakla ilgilenir, çünkü geçmişiniz olmadan siz kimsinizdir? o varlığının sürmesini sağlamak ve orada bir tür rahatlık, kurtuluş ya da doyum aramak için kendisini sürekli geleceğe projekte eder. o der ki: "bir gün bu ya da şu gerçekleştiğinde ben iyi, mutlu, huzurlu olacağım." ego şimdi ile, yaşanan an ile ilgileniyormuş göründüğünde bile, onun gördüğü şey şimdi değildir: o yaşanan an'ı geçmişin gözleriyle gördüğünden, onu tümüyle yanlış algılar. ya da, yaşanan an'ı -hedefe götüren- bir vasıtaya indirger, ki bu daima zihnin projekte ettiği gelecekte yatan bir hedeftir. zihninizi gözlemleyin, bunun böyle işlediğini göreceksiniz.
"

zihnin aldatıcılığını ise şöyle örneklendirir;

"
zihin neden şimdi'yi yadsıma ya da ona direnme alışkanlığındadır? çünkü o -geçmiş ve gelecek olan- zaman olmadan işlev yapamaz ve kontrolü elinde tutamaz, böylece o zaman'sız-sonsuz şimdi'yi bir tehdit olarak algılar. zaman ve zihin aslında birbirinden ayrılmaz.

bir an, dünya'nın insan yaşamından yoksun olduğunu, onun üzerinde sadece bitkilerin ve hayvanların bulunduğunu hayal edin. sizce o hâlâ bir geçmişe ve bir geleceğe sahip olur muydu? bu durumda zamandan yine de anlamlı bir biçimde söz edebilir miydik? eğer orada, "saat kaç?" ya da "bugün günlerden ne?" diye soracak biri yoksa, bu sorular gerçekten anlamsız olacaklardı. meşe ağacı ya da kartal böyle bir soru karşısında şaşırabilirdi. "ne zamanı?" diye soracaklardı onlar. "eh, elbette o şimdi'dir. zaman şimdidir. başka ne olabilir ki?"
"

acı bedeni geçmiş ve şimdiki acıların toplamı olarak tanımlamıştık. amaç; zaten biriken acılara "şimdi" de yeni acılar eklememektir. eckhart tolle acı bedeni gözlemlemenin önemini aziz petrus'un ""her şey ışığa maruz kaldığında ortaya çıkar ve ışığa maruz kalan her şey ışık haline gelir." ifadesinde özetlemiştir. bu vesile ile gerçek benliğimize ulaşabileceğimiz acı bedenin tekrardan zihnimizi ele geçiremeyeceğinin altını çizmiştir. acı-bedenin zihni tekrardan ele geçirmesi, acı-bedenden kurtulma mücadelesi sürecinin boyutlarına da değinmiştir. olanı olduğu gibi kabul etmek, teslimiyet, acı-beden ego özdeşleşmesi ve dahi başlıklar ve sorular ile insan aydınlanmasının spiritual gözlerden nasıl görüldüğünü inceleme imkanınız kitapta mevcuttur.

konunun benzer bir düşünce akımı içinde özümsenmesinin daha doğru olacağı kanaatindeyim ve sizin o akımı sahiplenmeniz derecesi kişisel gelişiminiz içinde acı beden fenomeninin sizde diri kalmasını sağlayacaktır.

devamını okuyayım »
25.05.2018 17:31