25799

  • 495
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

az kişinin bildiği muhteşem kitaplar

bazı arkadaşlarımız için faydalı olabilir diye, zannımca az duyulduğunu düşündüğüm beş yazar paylaşmak istiyorum sizlerle. hepimiz dostoyevski, tolstoy, kafka, jack london, charles dickens okumuşuzdur. belki benim saflığım, bun yazarlar da çok duyulmuş olabilir. aslında az duyulmuş demeyelim yine de çünkü meşhur yazarlar ama çok popüler olmayan diyelim diyerek listeme başlıyorum:

1) robert musil: kendisini bana başka bir yazar olan milan kundera ''ölümsüzlük'' adlı eserinde takdim etti. hayattaki en büyük korkusunun hayranı olduğu bir insanla aynı şekilde ölmek olduğunu söyleyen kundera, favori romancısı musil'in ağırlık çalışırken öldüğünü ve her ağırlık çalıştığında o korkunun içinde oluştuğunu belirtiyor. böyle bir cümle geçince bu derece severek okuduğum bir kitapta gittim yapı kredi yayınları'ndan niteliksiz adam 1 ve 2'yi aldım. şunu söyleyebilirim rahatlıkla: gerçek bir şaheser. boşa yazılmış bir kelime yok, sanki bir cümleyi bir günde yazmış gibi. ancak vakit öldüreyim kitabı değil, ciddi bir şekilde okuyayım kitabı. satır altlarını çizenler için kitabı okurken altını çizmekten yorulacaklarını şimdiden söyleyebilirim.

2) mihail bulgakov: kara mizahcı rus roman yazarı. sovyet'teki devlet ateizmini hicvettiği için uzun yıllar kitaplarının basılmasına izin verilmiyor. sanırım ancak ölümünden 35 yıl kadar sonra en ünlü eseri ''üstat ile margarita'' yayımlanıyor. onun dışında köpek kalbi isimli kitabını okudum ama tabii ki ''üstat ile margarita'' apayrı bir kitap. artık yeni türde bir kitap yazılamaz derken 1950 de ortaya çıkan gabriel garcia marquez'e verilen 'gerçeküstü büyücülük' payesi aslında kitabı basılabilse 10 yıl kadar önce bulgakov'a verilebilirmiş. moskova'ya giderseniz müzesini de ziyaret edebilirsiniz. kitabı okuduktan sonra gitmek gerçekten orayı size hissettirebilir. karnınız da acıkırsa yolun karşısında il patio'da yemek yiyebilirsiniz.

3) etgar keret: bir başka kara mizahcı da bu israilli yazar. bu yazarın ''tanrı olmakisteyen otobüs şoförü'' ve ''nimrod çıldırışları'' adlı kitaplarını okudum. robert musil'in aksine yolda izde her yerde okunabilecek kitaplar. zaten kendisi hikaye yazarı. kitaplar küçük küçük hikayelerden oluşuyor. kitabını alıp arka kapakta yazan "gülmekten altıma kaçırdım, evde temiz don kalmadı." gibi abidik gubidik new york times ve türevleri kurumsal eleştirilere aldanmayın, böyle şeyler de beklemeyin kendisinden. kara mizahın gayet hakkını veren başarılı bir yazar. farklı bir kafası var; klasik delilikle dahilik arasında kalmış bir yazar. bence çok eğlenceli bir hüznü olan öykülerinin o değişikliğini tatmak, bu adamın garip işleyen beynini biraz anlamak istiyorsanız; alın, okuyun. pişman olmazsınız.

4) stefan zweig: ne kadar uzun yazılırsa o kadar az okunduğunu biliyorum zaten bu da aslında bilinen bir yazar, özellikle 'satranç' her yerde satılıyor. ama ben biyografilerini ve tarihi kitaplarını öneririm. özellikle 'insanlığın yıldızının parladığı anlar' adlı kitabında tarihten 14 kesit sunuyor ve olaylara bilinen yönlerinden değil de arka planda kalmış detaylardan yola çıkarak bakıyor. sadece istanbul'un fethini anlatış tarzı için bile okunmaya değer.

5) nikos kazancakis: nobel ödüllü olması lazım bu yunan yazarın. en önemli kitabı ''zorba'' adlı eseridir. kaba saba ama realizmin dibine vurmuş yaşlı arkadaşı aleksey zorba'yla geçirdiği günleri anlatıyor kitabında. yazarın mezar taşında bile zorba'nın ağzından dökülmüş ''hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm.'' yazmaktadır. bu kitapta da kitapların altını çizmeyi seven arkadaşların elleri kaba saba cahil ama görmüş geçirmiş zorba'nın sözlerinin altını çizmekten yorulacaktır.

devamını okuyayım »