911 turbo

  • 2561
  • 4
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

assassin's creed 2

hakkında kompozisyonlar ve hatta kitaplar yazılabilecek derecede fazla malzeme içeren, içeriğin genişliğinden faydalanarak hakkında/devamında 20 oyun 45 film 102 dizi çıkarılabilecek fantastik, harika, mükemmel oyun.

--- spoiler ---

oyunda olumlu veya olumsuz yönde etkileşime girdiğimiz karakterlerden ünlü olanları bir sayalım:

cesare borgia
rodrigo borgia
pazzi ailesi
sforza ailesi
niccolo machiavelli
medici ailesi
leonardo da vinci
girolamo savonarola

öylesine bir kurgu var ki oyunda, floransa, venedik ve toscana şehirlerinin 15. yy'daki hallerini müthiş ayrıntılı olarak interaktif bir şekilde elinize sunmuş, şehirlerdeki ünlü mimari yapıların içerilerinde altair'in zırhına ulaşabilmek için mezar arayıp bulmacalar çözdürmüş, vatikan'ın sistine şapeli'nin içerisinde bildiğin papa* ile dövüştürmüş, modern zamanın ve tarihin birçok önde gelen komplo teorisini özgün bir temele* müthiş bir şekilde oturtmuş ve bunların hepsini bir eğlence haline getirebilmiş.

ancak bana kalırsa oyunun iki can alıcı hikayesi var, birincisi altair'in günlükleri.
oyunu oynamış kişilerin ne yapıp edip bu codexlerin tümünü okumalarını tavsiye ederim. günlükler altair'in ilk oyunda al muallim'i öldürüp assassin loncasının başına geçmesinden ölümüne kadar geçen zamanda yaptığı şeylerin bir özetini içeriyor. okuduğunuzda göreceksiniz ki kurgusal altair karakteri eğer gerçekten varolsaymış tarihte en önde gelen filozoflardan biri olabilirmiş. hayatı, savaşları, insanoğlunun şiddet içeren davranışlarını, kadın-erkek eşitliğini ve ekonomik eşitliği, eğitim düzenini, ölümü ve dinlerin toplumsal kökenlerini sorgulayan altair'in bir taraftan da hayatı boyunca pe'yi* çözmeye çalıştığı, bir yerden sonra bunun yok edilmesi gereken bir kötülük nesnesi olduğunu anladığını ve buna rağmen lotr'un tek yüzük'ü gibi pe'nin çekimine kapılarak ondan kurtulamamasını gözlemliyorsunuz. özellikle din - yaşam - ölüm üçgeni hakkında altair'in ağzından yazılanlar insanda zeitgeist the movie izlermiş gibi bir duygu yaratıyor.

ikinci can alıcı hikaye ise tabii ki subject sixteen'in bleeding effect sebebiyle balatayı sıyırmasından sonra denek olarak abstergo'da tutulduğu zamanlarda animus'u hackleyerek the truth isimli dosyayı oluşturması. muhtemelen subject sixteen'in bir şekilde animus'a kaydetmeyi başardığı, kendi dna'sından ulaşılan adem ve havva'nın cennetten kaçış'ını simgeleyen the truth videosunu dikkatlice izlediğinizde sistine şapeli'nin vault'unda ezio ile izlediğimiz minerva'yı yarım saniyeliğine elinde bir pe ile içeride çalışan insan/kölelere hükmederken görebilirsiniz. anlayacağınız, subject sixteen kafayı sıyırmış ancak olayı hakikaten çözmüş. the truth dosyasında ilerleyip bulmacaları çözmeye uğraşırken gözlemleyeceğiniz üzere, tarihi değiştiren neredeyse bütün önemli olayların ellerinde pe bulunduran insanlar tarafından (kızıldeniz'i yaran musa'dan, ölüleri dirilten isa'ya, joan of arc'ından tutun stalin'ine, jfk suikastini düzenleyenlerden, nikola tesla/thomas edison olayına, nasa'nın aya inişine kadar) gerçekleştirildiği daha doğrusu pe'lerin manipülasyon gücü ile gerçekmiş gibi gösterildiği, pe'lerin insanları kontrol etmek için, insanlığı yaratan ilk uygarlık tarafından kullanılan cisimler olduğu, adem ve havva'nın ilk uygarlık'tan kaçıp çoğaldıktan sonra ilk uygarlık'ı katlederek tarihe karıştırdığı ancak pe'lerin mevcudiyetlerini koruduğu, kısacası bilinen tüm tarihin aslında koca bir yalandan ibaret olduğu gibi birçok cevabı bulan subject sixteen'in, hikayeye göre hala yaşadığını ve gelecek oyunlarda kilit rol oynayacağını öngörmek fazla uçuk bir tahmin olmaz diye düşünüyorum.

bu kadar komplo teorisini birbiri ile harmanlayıp paket program olarak sunduktan sonra bana battlestar galactica'nın benzer fantastik kurgusunu betimleyen "all this has happened before and will happen again" sözünü hatırlatan, oyunun mottosu daha bir anlamlı geliyor:

nothing is true, everything is permitted.

--- spoiler ---

devamını okuyayım »