a achluophobia

  • 1801
  • 1
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

rosemary's baby

--- spoiler ---

film başladığında dakota binasını gösteriyor. bu bina epey ünlü, zengin ve aristokratik kesimin eskiden kullandığı bir bina. ayrıca binanın önünde john lennon'ın öldürülmesi de trajikomik. ancak bir yandan 60'ların hippilerinin barış ve aşk sloganının bir anda 70'lerde değiştiğini charles manson'ın, lsd'nin geldiğini beatles gibi grupların ardından giderek yükselen sonra mtv kültürüne evrilecek olan pop kültürünün artmaya başladığını görüyoruz. rosemary's baby'de tam bu 60'ların sonunda çıkıyor zaten.

rose mary adı meryem'i temsil ediyor elbette. meryem hep gül ile temsil edildi. eğer varsa, ailesi de öyle. bu yüzden kızımızın adı rosemary. meryem'in biberiye çalısının (rosemary=biberiye) üzerine pelerinini koyduğu ve beyaz pelerinin mavi olduğu söylenir. ayrıca gül ve çiçekler annenin, kadının, feminenliğin gücünün temsil ediyor. rosemary'nin kocası özür dileyeceği zaman, geç geldiğinde, karısının sorunun olduğunda hep çiçeklerle geliyor bu yüzden. bir sürü sahnede ve hep bir sorun olduğunda adamın çiçeklerle geldiğini görüyoruz.

filmin daha başında bir blok evin bir kısmını kapatıyor. rosemary ve kocası henüz satanist grubumuzun eline geçmemiş. daha sonra bu mührün (yani evin o kısmını kapatan eşyanın) kırıldığını öğreniyoruz. yani grup ailenin evine girmiş oluyorlar. daha sonraları öğreniyoruz ki bu kişiler zaten eve istediklerinde girebiliyorlar. rosemary'nin eve girip kocası ve doktoru dışarıda bıraktığı sahneyi hatırlayın.

çiftimiz yaşlı çift ile tanıştığında ise yaşlı kadın rosemary'nin çocuk sahibi olma konusu ile ilgilenirken yaşlı adam (roman) babasının zamanının en büyük oyuncuları ile çalıştığını söylüyor. aslında babasının adrian marcato olduğunu öğreniyoruz tabii. rosemary'nin kocasından ise şüphelenip sonrada adama oyunculuk vaat edildiğini öğreniyoruz zaten. kocası ise bu geceden sonra daha farklı davranıyor. daha ben merkezli oluyor.

daha önceden rosemary'ye verilen kolyeyi takan kız, yaşlı kadın aksini söylese de, intihar edip ölüyor. rosemary'nin kocası bir gece diğer aktör kör olduğu için gidiyor. rosemary'nin arkadaşı olan adam onunla buluşacağı zaman hasta oluyor. tüm bunlar filmdeki satanist grubun gücünü göstermeye yetiyor.

rosemary'nin hamile bırakıldığı sahneyi hatırlarsak, yönetmek satanik alegori'yi olduğu gibi aktarıyor. alegoriye göre meryem aslında şeytandan hamile kalıyor ve çocukları isa değil adrian oluyor. filmin sonunda çocuğun adının da adrian olduğunu söylüyorlar zaten. bu yüzden bu sahnede katolik papaz ve sistine şapeli'ni görüyoruz. katolik kilisenin aslen şeytani bir kilise olduğu hakkında her zaman bir suçlama olmuştur. bu yüzden zaten başka mezhepler (en azından bir kısmı) oluşuyor.

filmin ritüel kısmında aslında anton lavey'in oynadığı söyleniyor. ancak bunu doğru çıkarabilecek herhangi kanıt yok ortada. ama polanski'nin karısını öldüren susan atkins, anton lavey'in eski takipçilerinden. zaten polanski'nin bu işin içinde olup olmadığı, birilerinin manson ailesini kullandığı vb. söylentileri duymuşsunuzdur. ancak tabii kanıt yok. ne olduğunu bilemiyoruz.

rosemary hamile kalınca elinde time dergisinin üzerinde "god is dead" yazıyor. nietzche'nin ünlü sözü ancak filmde başka bir durumu temsil etmek için kullanıyor (nietzche üzülürdü heralde). filmin sonunda herkes "god is dead, hail satan" dediğinde bu dergi sahnesinin boşuna koyulmadığını anlamış oluyoruz. rosemary, "all of them witches" kitabını nihayet eline geçirdiğine sayfa geçişi yapılırken şu meşhur şeytan (satan) resmini de görebilirsiniz.

rosemary'nin bebeği 1966 haziran'da doğuyor. yani 6/66'da. artık bebek doğduğu için yeni bir çağ başlıyor. isa'nın doğumu gibi adrian'nın doğumu da yeni bir çağ başlatıyor. bu yüzden yazının başında yeni bir çağdan bahsettim. gerçekten de filmin habercisi olduğu yeni çağın bir şekilde gerçekleştiğini gördük.

polanski film için aslında karısını düşünmüş. ancak nedeni bilinmez sonra başka bir oyuncu da karar kılmış. karısının oynamasının ardından aynı şekilde ölseydi gerçekten çok daha garip bir olay olurdu. ilginçtir ki polanski karısının ölümünden sonra evinin fotoğraflarının çekilmesini kabul etmiş ve karısının öldüğü yerde fotoğraf çektirmiş. karısının öldüğü yer hala koca bir kan lekesi ile belli. foto (fotoğraf silinirse google'a life magazine polanski house yazın.)

bu yeni çağ, polanski ve manson hakkında manson'nın eski bir takipçisi şöyle demiş :
"the manson murders sounded the death knell for hippies and all they symbolically represented,” bugliosi told the observer last week. "they closed an era. the 60s, the decade of love, ended on that night, on 9 august 1969".

--- spoiler ---

devamını okuyayım »