afrozist

  • kızgın kumlardan serin sulara (19)
  • 957
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

once upon a time in america

4 saate yakın oldukça uzun bir film olmasına karşın sinema tarihinin başyapıtlarından biri olmayı robert de niro'nun efsane oyunculuğuyla sonuna kadar haketmiş bir sergio leone şaheseri.

yönetmen adeta keman çalar gibi bir hüzün dram ağıtı yakmış filmde. filmde o kadar çok özgün sahne varki defalarca izlenmeyi sonuna kadar hakediyor. gerek çekimler olsun, kurgu, dönemin atmosferi, kullanılan dekorlar, kamera açıları, görüntü yönetimindeki özgünlük filmi zirveye taşıyan diğer unsurlar.

dostluğunun değerini, ihanetin yıkıcılığını, fedakarlığının karşılığını, sevginin gücünü ve en önemlisi özetle ihanet ve dramı bu kadar dokunaklı anlatan çok az film vardır sinema tarihinde diye düşünüyorum.

filmin kalitesini gölgeleyen en dikkat çekici ayrıntıysa sanırım filmde gördüğüm kadın karakterlerin çoğunun aşağlanması ve yüzeysel karakterize edilmesi ayrıca yer yer cinsel unsurların rahatsız edici boyutta işlenmesi söylenebilir.

--- spoiler ---
bugsy noodles’in çetesinden dominik’i öldürüş sahnesi o muhteşem müzik eşliğinde sinema tarihinin en dramatik sahnelerinden biri olmayı sonuna kadar hakediyor.

yine kız arkadaşına pasta alan çocuğun, kapının açılması beklerken dayanamayıp pastayı yediği sahne de filmdeki en trajikomik sahne olarak dikkat çekiyor. 5 dk çalan telefon, martılar, duvarlardaki tablolar, çalan müzikler ve daha bi çok unsur filmde güçlü kaydadeğer simgesel göndermeler .
--- spoiler ---

devamını okuyayım »
20.06.2010 00:00