alesta alabora

  • 148
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

karaburun

urla ile başlayıp mordoğan ile devam eden ve uçlarına gittikçe daha da bakirleşip sizi daha da geçmişe götüren harika yarımada.

tatil diyince anladığınız gece çıkıp tanımadığınız bir sürü insan ile en iyi ihtimalle müzik eşliğinde tepişmek veya ülkemizde daha çok gerçekleşen hali ile kesişmek ise kesinlikle mutlu olabileceğiniz bir yer değil. bu yazdığım aktiviteyi de yerdiğim anlaşılmasın fakat zaten pek çok büyük şehirde yapılabilen bu aktiveyi bir de tatil beldelerine taşımak saçma geliyor.

her ne kadar çocukluğum mordoğan'da geçsede the magus okuduğumdan beri orada geçen yunan adaları ve genel olarak yunanistan güzellemelerini ege'nin diğer tarafında yer alan bu yansımasını tanımlarken kullanabileceğimi anladığımdan beridir karaburun yarımadasını daha da bir sevdim. özellikle bahar ve yaz aylarında insanın içini ısıtan kuru ve saf sıcağı, sarı sarı açıp her bir yerden fışkıran borcakların ve diğer çalıların adayı kaplayan mis kokusu, eski yoldan giderken burunlar ve tepeler arasında bir gözüküp bir kaybolan pırıl pırıl denizi, bir tarafınızda deniz bir tarafınızda makilerle kaplı dağlar ile eski yolun geçmişten kalma hali ve kıvrıla kıvrıla ilerleyip sizi adanın daha da içlerine alması, ana yoldan aşağı inen bilinmez toprak yolların sizi çıkartacağı tropikal kuşaktan kopup gelme koylar ve daha sayamayacağım pek çok özellik ile karaburun kesinlikle ege'nin müthiş bir değeri.

evet keyif aldığınız tatil her şey dahil otel sistemi veya sabah beach akşam club kafasıysa karaburun kesinlikle size göre bir yer değil fakat aşık olduğunuz adam/kadın yanınızda araba veya motor ile eski yolun güzel virajlarında kıvrıla kıvrıla giderken keşfedip maceralı bir yol ile ineceğiniz ve muhtemelen sadece sizin olacağınız koylarda pırıl pırıl bir denize girmekten hoşlanacaksanız, arkadaş grubunuzla müthiş bir doğada trekking yapmak hoşunuza gidiyorsa, yalnız veya sürüş arkadaşlarınızla motorunuza atlayıp viraj yapmayı seviyorsanız, dalış sporu ile ilgileniyorsanız, çadır ve kamp işi sizi cezbediyorsa kesinlikle karaburun size göre bir yer.

yukarılarda herkes koy tavsiyelerinde bulunmuş fakat benim tavsiyem direkt bir koy ismi vermekten ziyade size basitçe bir rota vermek olacak. yanınıza eşinizi/sevgilinizi/arkaşınızı aldınız ve altınızda tekerleri olan bir ulaşım aracı var mı? cevabınız evet ise yapacağınız şey karaburun yarımadasındaki herhangi bir köye çıkıp orada ağaçlar altında denize bakarak güzel bir kahvaltı etmek ve sonra aracınızla karaburun yönüne doğru hareket etmek olacak. karaburun'un asıl yerleşimini ve kalabalığını atlattıktan sonra yolun sağ tarafında kalan gözünüze kestirdiğiniz herhangi bir toprak yol muhtemelen sizi oldukça sakin ve pırıl pırıl denize sahip bir koya çıkaracaktır. eğer biraz daha bakir bir doğa ve yalnız kalma arayışınız varsa o zaman biraz daha devam edip hasseki'yi geçmeniz lazım. o raddeden sonra zaten yol da yükseleceğinden kenarda bir yerde çekip bulunduğunuz hakim konumdan bakarak aşağılarda kendinize uygun bir koy bulabilir ve sonrasında oraya inen toprak yolu aramaya başlayabilirsiniz.

iyi tatiller!

devamını okuyayım »