alexis zorba

  • azimli
  • mülayim ama sempatik (547)
  • 1315
  • 1
  • 1
  • 0
  • 5 gün önce

akademik kariyer

deminden beri hakkında bir şey yazayım diye düşünüyorum, yazıp yazıp siliyorum, burada bile insanı kararsızlıklara sürüklemekten vazgeçmiyor anasını satayım. bazen yurtdışında tarih-beşeri ilimler vb alanında doktora yapma heveslisi memleketim öğrencileri mail atıyor nereye başvurmalı, nasıl yapmalı, şuralardan kabul geldi hangisini seçmeli diye. sanki meseleyi kendimce halletmiş de akıl verebilirmişim gibi. kimsenin hevesini de kaçırmak istemiyorum ama cevaben hep sorularına sorularla karşılık veriyorum: doktora dediğin şeyi gerçekten istiyor musun? bunu ne için istiyorsun? memlekete dönüp hocalık mı kovalamayı düşünüyorsun? yurtdışında bir yer bulur muyum hesabında mısın? tek tabanca mısın? aileden varlıklı mısın? daha da yığınla soru. hani sağlık ansiklopedilerinde olur ya tablolar, sorulara evet-hayır cevapları vererek teşhisine ve tedavi yöntemine ulaşırsın, benimki de o hesap. ama tabii herkes çok hevesli, çok gözüpek olduğundan kimseyi doktora hevesinden vazgeçirebilmiş değilim. gelin tabii, burada su çok güzel. yersen.

bazen tabii hicap da duyuyorum, sonuçta akademinin parçası olmak, bilgi üretimi-paylaşımı filan çok erdemli, çok manevi şeyler, onu çirkin 'kariyer' kelimesi ve hesaplarıyla beraber kullanmamalı amenna da o muhayyel, o şişirilmiş akademiye dair yüksek duygular, festivallerden de ödül alamamış gişesiz sanat filmleri gibi aslında, ne karın doyuruyor ne ev geçindirmeye yardımı dokunuyor. haa aileden varsılsındır, tek tabanca takılıp low maintenance yaşamaya alışkınsındır, kadınsındır (tabii memlekete dönme planları varsa bu avantaj değil, ama diversity müptelası yurtdışı için kadınsan koy sepete, hetero beyaz erkeksen büyük risk) sıkıntı yok o zaman, yapıştır. ama ekmeğimi buradan kazanacağım, hanemi bununla kurup geçindireceğim, başka da bir sermayem (hem mali hem de akli) yok diyorsan sizi başka tarafa alalım. derler ya oku ama hobi olarak oku diye, hakikaten mükemmel bir laf. işin ilginç tarafı ne biliyor musunuz: ne güzel keyfimce okurum diye gireceğiniz akademik kariyerde aslında daha çok keyifsizce, bir şeylere yetişme, bir şeyleri yetiştirme, bir şeyleri kendi hesabınıza kullanma telaşıyla okuyacaksınız.

ha yine de inat ettiniz ve ben yolumu bir şekilde bulurum dediniz. o yolun sonralarına sonlarına da gelelim. sonrası sandalye dansı yarışması gibi. ama ortada sadece 3 sandalye var ve etrafında 300 kişi köpekbalığı gibi dolanıyor. müzik durduğunda sandalyeye oturacak şanslı kişi olacağınıza inanıyor musunuz? tamam, karamsarlık yapmayayım. artık iyiden iyiye zero-sum game olmuş, yani beraber onanabilmek ve donanabilmek durumu epeydir ortadan kalkmış ve öyle kilimcinin köroğullarıyla kızlarıyla filan değil dostlarınız, yakın arkadaşlarınızla bombok bir ekmek kavgasına giriştiğiniz akademiyi yine de size güzellemeye çalışayım. ama bilmiyorum ne diyem, mahmut mu diyem?

devamını okuyayım »
23.03.2016 23:52