alice in sourland

  • 265
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

life

öyle bir film düşünün ki bütçesiyle nice şaheserler çekilebilsin, ama hollywood bunu çeksin. tam bir svihs vakası.

---------------------------- spoiler desem nesini spoiler? --------------------------------

ryan reynolds, deadpooldakine benzer karakteriyle gavurun comic relief dediği filmin soytarısı olma misyonunu keşke bu filmde hiç üstlenmeseymiş. diğer karakterler mizah duygularını herhalde atmosferi geçerken düşürmüş olduğundan esprileri donuk karşılıklar alıyor. ilk ölenin gözlüklü, şişman veya azınlık olmaması güzel hoş da rory ile birlikte filmin izlenebilirliği de ölüyor.

jake gyllenhaal artık doktor mudur, pilot mudur, uzayda ne yapmaktadır bilemiyorum, zira tam açıklanmıyor. arada bir kez uzayda en uzun kalan insan olma rekorunu kıracak deniyor, adam iki melankolik bakış atıp suriye çok bok diyor, sonrası meh. madem araya sosyal duyarlılık olsun diye insanlıkölmüşağbibenarşaçıkıyorum mesajı sokacaktınız, bu borefestin birkaç dakikasını şu adamın karakterini geliştirmeye verseydiniz de özdeşim kuracak 1 (yazıyla bir) karakter olsaydı. doğrusu kimsenin ölümüne üzülmedim, pofuduk fare kardeş dışında.

paraplejik dayının laylon eldiveniyle uzaylıya dokanıp dokanıp tıp ve diğer tüm pozitif bilimleri satmasına ne diyebilirim? ortam sıcaklığı yükseltilip bir damla glukoz verildiğinde metabolizması çalışan, tek hücreden kendi kendine çoğalmaya başlayan ve tüm hücreleri hem kas hem sinir hem göz olan (evet filmde bunu söylüyorlar) bir mars canlısı değil eldivenle, nükleer başlıkla bile sevilmez! yaşıyor mu diye bakmak için marslıyı elektrik şokuyla dürtmek nedir kardeş? ufoya taş atan köylülerden mi esinlendiniz? robotların captchaları geçebildiği bir zamanda yaşıyoruz, ama bu senaryo windows 98'i görememiş. hadi modern bilimi, teknolojiyi de geçtim, alien diye bir film var, izlediniz mi???

japon abiyi yeterince japon olamayıp duygularının tesiri altında kaldığı için huzurunuzda kınıyorum. stereotipik bir japon, uluslararası uzay istasyonunda çalışacak kadar zeki olması da gerekmeden, ben kızımı görecem laaa diye tüm dünyadaki canlıların sonunu getirmeyi göze almaz. kaynak: dünyadaki tüm animeler

filmin kadınlarına da diyecek söz yok, çünkü varlıkları bir şey katmıyor gibi filme. kaptan kumandan abla ekipteki kafası basan tek kişiydi galiba, hemen harcandı. güya ocd olan cdc kontrolörü abla yine ecnebi lafıyla eye candy olarak konulmuş belli ki, karantina da karantina diye tutturup, onu da beceremeyip dünyanın sonunu getiriyor. peki.

---------------------------- spoiler desem nesini spoiler? --------------------------------

bu nasıl nefrettir ki paragraflarca yazdırıyor, işte o kadar kötü bir film.

2009 yapımı 5 milyon dolares bütçeli moon gibi bir film var, onun yanında bu gerim gerim gerilim film 58 milyonluk bütçesiyle yiyor ama çalışmıyor. uzaylı trendini kaçırmamaya çalışalım derken bu ucubik fragman bozması naneyi yapmışlar. yukarıda bahsettiğim moon mükemmel senaryosuyla, matt damon'ın oynadığı the martian komedi unsurlarıyla, interstellar harika görselliğiyle, arrival felsefi yönüyle bu filmin beşer onar gömlek üstünde. ki bunlar sadece son dönemden aklıma gelenler. bu filmin yapımı ve yayınında emeği geçen herkesten paramı geri istiyorum. benim vergilerimle film çekiyosunuzz aaa, o öyle değildi neyse.

devamını okuyayım »
30.03.2017 02:54