alice practice

  • 1047
  • 5
  • 1
  • 0
  • 4 gün önce

30 yaş üstü yalnız yaşayan kadın mutsuzluğu

30 yaş üstü ve kadın olmasıyla alakasız mutsuzluktur. insan, toplumsal bir canlıdır, yalnız olmak istemez. günün sonunda eve geldiğinde, gün içinde yaşadıklarını anlatacak, dertleşecek, birlikte dışarı çıkıp başka insanlarla buluşup eve dönünce buluştukları kişilerin kritiğini yapacak, birlikte film izleyip la serinin ilk filmi ne güzeldi uzattıkça uzatmışlar diyecek, gece yatarken üşümüş ayaklarını sıcak bir bedene dürterek ısıtacak, bir tencere yemeği üç günde bitiremeyip kalanını dökmektense, uğraşarak yaptığı o yemeği ellerine sağlık lafı eşliğinde yiyecek bir insan arar.
ancak 30 yaşlarına kadar, öğrencilikte, ilk çalışılan yıllarda, ev arkadaşı olur, aile olur, insan yalnız kalmaz.
oysa ki 30 yaşından sonra, ister istemez evde tek başına kalır kişi.
nedense sadece kadınlara özgü bir sorun gibi algılanır yalnızlık, çünkü kadınlar bu konuda daha açık şikayet ederler, erkekler ise, her gece başka kadınla takılan çok çılgın hayat yaşayan ıssız adam karizmaları nedeniyle, her akşam işten yorgun argın eve gelip tek başıma dandik bir yemek yiyorum, sonra da 3-4 bira içip televizyon karşısında uyuyakalıyorum demez, bekarlık sultanlık yaa ne karı dırdırı çekecem der, ama sırf konuşacak biri olsun diye kendi gibi bekar erkek arkadaşlarıyla mutualist organizma gibi yapışık yaşar.
30 yaş üstü yalnız yaşayan kadın mutsuzluğu, 30 yaş üstü yalnız yaşayan insan mutsuzluğudur aslında. insan sevilme ihtiyacı olan, yakınlık kurma ihtiyacı olan bir canlıdır. kimi erkekler bu yakınlık ihtiyacını rasgele ilişkilerle bir nebze bastırabilirken, kadınlar bunu da yapamaz üstelik. sessiz soğuk bir eve dönerler, kombiyi yakacak, evi güzel yemek kokularıyla, sohbetiyle, derdiyle, keyfiyle dolduracak kimseleri yoktur. bu insanların evlenenlere yarı çemkirir yarı kıskanır bakması da bu yüzdendir, evliliğin ağır yükü, bağlılığı, rutini bir yandan kendi özgür hayatlarıyla kıyaslanınca sıkıcı gelir, kariyerleri vardır, evlenenler gibi ev ve iş arasında bölünmezler, bir yandan da hayatlarını paylaşacak birini ararlar, çünkü ne kadar özene bezene de yapmış olsanız, yemek sizinle birlikte yiyip ellerine sağlık çok nefis olmuş diyen biri olmadığında, televizyon karşısında yediğinizde o kadar da lezzetli değildir.

devamını okuyayım »