alseloz

  • azimli
  • minyonların sevgilisi (42)
  • 1729
  • 23
  • 2
  • 0
  • evvelsi gün

zeytin dalı harekatı

devletlerin meşru müdafaa hakları olmakla birlikte, konjonktürel politikalarını revize etmek amacıyla girişilen harekatların meşrutiyeti tartışmalı bir konudur.

eğer bir devlet otoritesi varlığına tehdit oluşturabilecek bir sorun görüyorsa bu tehdidi bertaraf etmek için önlemler alıp bun önlemleri uygulamaya sokması, gerek tarihsel gerek ise güncel ülke politikalarında gayet rasyonel bir davranıştır.

bireysel olarak savaşa karşı olmak bu gerçeği değiştirmiyor maalesef, afrin harekatı veya zeytin dalı harekatı bu bakış açısıyla değerlendirilebilir ancak ortaya konulan veya tehdit olarak gösterilen konuların gerçekçi olması ve bu tehdide karşı geliştirilen tedbirlerin geneli kapsaması gerekiyor. bu operasyon veya harekat ''sınırlarımızın güvenliği ve ülke bütünlüğüne karşı olası bir tehdidin engellenmesi'' şeklinde lanse edilmiş durumda, bu tür harekatların sosyolojik, ekonomik sonuçlarının olması ve bu sonuçların mevcut tehditten daha az önemli olması gerekiyor.

şimdi gerek sosyal medyada gerek güncel hayatta bu harekata yönelik eleştiriler vatan hainliği üzerinden yürütüldüğü için, ülkenin içerisinde bulunduğu ohal neticesiyle birlikte pek sağlıklı yapılamıyor, hele eleştiri yapan kişi farklı bir etnik kimliğe sahipse* iş, adli makamlara şikayet etme tehdidine kadar gidiyor,
şimdi burada savaş şöyle kötü böyle kötü diye yazı yazmayacağım, savaşın kötü bir olay olduğunu vicdanı olan her bireyin kabul ettiği bir gerçeklik ama yazının başında da belirtiğim gibi devlet mekanizmaları bu şekilde işlemiyor, o yüzden devletin almış olduğu bu kararı eleştiri getirmek pek anlamlı değil hele ki bizim gibi devlet politikalarında etkisi çok az olan bir toplumda,

peki ben bu yazıyı neden yazıyorum ? şu yüzden, benim ve ailemin geleceği bu ülkede, kendimi yurt dışında bir yere atamadığım ve atamayacağım için çocuklarım da en azından belirli bir yaşa gelene kadar bu ülkede yaşayacak, her ne kadar yaşanan gelişmelerden şikayet etsem de bir kürt olarak bu ülkeyi seviyorum ve gönülden bağım var, şimdi sen bunda ne var diyebilirsin şu var ki sevmeyebilirdim, sevmemem için yüzlerce nedenim de vardı, sevmemeyi de geçtim nefret bile edebilirdim, nefret etmem içinde yüzlerce nedenim vardı ama son tahlilde doğduğum yer ile 10 km aşağısı arasında şöyle bir farkın olduğunu da anladım; ben, eşim,kardeşlerim, anne ve babam cumhuriyetin bize sunduğu imkanlar sayesinde çok farklı bir yaşam tarzına kavuştuk şimdi çıkıp da minnet mi ediyorsunuz? diyecek halim yoktu, yaşadığımız coğrafyayı baz alırsak bu ülkenin bize sundukları güzellikler yaşattığı acılardan daha fazla, '' aşırı tepkili olan kürtlerin genel olarak anlamadığı konu da tam olarak bu'' . yurt dışında yaşama isteğim son yıllara kadarda yoktu esasında, hatta siktir olup gitme başlığına da yazmıştım bir kaç kez gitmenin yanlış olduğunu ama son yıllarda yaşananlar bu görüşümü değiştirdi, bunda siyasi gündemin de payı var elbet ama ana neden bu ülkede bazı şeylerin değişmesinin kuşaklar alacağı gerçeğiydi evet daha iyi imkanlara sahip oldum ama insan doğası gereği daha iyi imkanlara her zaman ister, neyse konu dağılmadan dönecek olursak, ülkenin temel problemi hoşgörüsüzlük ve empati yapamaması olarak görüyordum ki bu iki maddeye öngörüsüzlük de eklenmiş, şimdi ben yurt dışına kapağı atamayacağım için ülkemin geleceği ile ilgili konularda yorum yapma ve eleştiri getirme hakkına sahibim, ki bir vatandaşın yapabilmesi gereken en doğal hakkı ve ben bu hakkımı kullanırken linç edileceğim, neden? çünkü aynı düşünmüyoruz. mevzu zaten aynı düşünmememiz değil, mevzu benim çocuklarım da içerisinde olacağı ülkemin geleceği ve bu yüzden de başta belirttiğim '' devlet mekanizmaları tehdit görürse gereken önlemi alır'' sözünü açmak istiyorum ki bu saçma yazı bir yere varabilsin.

şimdi bütün yan etmenleri bir kenara bırakacak olursak orta da şöyle bir durum var,;

1) sınır ötesinde bir oluşum var ve biz onu terör örgütü olarak görüyoruz
2) bu terör örgütünün toprak bütünlüğüne kast ettiğini söylüyoruz
3)kendi güvenliğimiz adına bu örgütü ortadan kaldırmak veya pasifize etmek için askeri operasyon yapıyoruz.

başta da belirttiğim gibi, bireysel düşünceler yersiz yeryüzünde ki herhangi bir devlet bu üç madde olması durumunda aynı şeyi yapar, istediğin kadar savaşa karşı ol, bu bir realitedir.

şimdi, bu olaylar günümüze niye geldiği diye politik tartışmalarda bulunmakta yersiz, çünkü hem anlamı olmayacak hem de dikkate alan da olmayacak

ama bu operasyonun sonuçları, hepimizi direk ilgilendirdiği için tartışmak hem zaruri hemde ahlaki bir konudur; yukarıda saydığım 3 madde yan etmenlerden bağımsızdı şimdi yan etmenleri eklediğimiz zaman durum ne ? ona bakalım

1) pyd/ypg fıratın doğusunda da mevcut, gerçek ifade ile abd koruması altında; peki afrinde bize tehdit oluşturan yapı fıratın doğusunda oluşturmuyor mu?
a) oluşturmuyorsa, afrin neden oluşturuyor? demek ki konu güvenlik değil, en gerçekçi yaklaşım enerji koridoru yani pyd/ypg suriyenin kuzeyinde hakim olup bize alternatif bir enerji koridoru oluşturacak olması
b) oluşturuyorsa oraya da askeri operasyon yapacak/yapabilecek miyiz? net ifade ile abd nin askeri olarak bulundukları yere girebilecek miyiz?

a-1) enerji koridorunu oluşturan güçler, bizim bu engellememizi nasıl karşılayacak, yani alternatif enerji koridoru açmak isteyenler bizim bu koridora müdahale edebileceğimizi öngörmemiş midirler?
b-1) amerikanın bölge de bulunma amacı ve pyd/ypg yi silahlandırıp askeri eğitim verme amacı tam olarak nedir? yani abd, pyd/ypg ye biz seni fıratın doğusu için eğitiyoruz, silahlandırıyoruz batısına karışmayız mı diyecek? abd öncülüğünde hareket eden pyd/ypg afrinde yaşananlar karşısında sessiz mi kalacak?

2) 1. madde belirtiğim hususlar yaşanırsa abd ile çatışma riskini ne kadar alabileceğiz?
3) pyd/ypg yi sureyenin doğusunda besleyen abd , esat rejimini suriyenin batısında besleyen rusya, birbirlerine karşı bizi sürme ihtimalini ne kadar göze aldık?
4) kendi kendimizden bu kadar nefret ederken yaşanacak gerçek bir dış tehdide ne kadar hazırlıklıyız?

şu tabloda abd nin bizi rusya ile rusyanın bizi abd ile karşı karşıya getirmeye çalıştığını görmemek için baya bir çaba harcamak gerekiyor.

harekat ile ilgili kişisel fikrim; zamanında kendin hakim olabileceğin alanları başkalarına kaptırdıktan sonra çok fazla etkin olabileceğin bir karşılığı yok, elimizde pkk örneği varken hele, yıllarca sınır ötesi operasyonlar yapıldı, devletin resmi kayıtlarına göre 50 binden fazla pkk'lı öldürüldü en son iş kendi şehirlerimizde tankla tüfekle çatışma yaşanmaya kadar gitti, ne kadar sonuç alındı? şimdi ise ortada iki tane emperyal gücün kavga ettiği yere ortadan giriyoruz, ben bir sonuç alanacağını düşünmüyorum şahsen, afrinde pyd yapılanması büyük darbe alır ama diğer tarafta ki pyd yapılanması devam eder bu işin iyi ihtimali, kötü ihtimal ise zaten yukarıda yazılı. kaldı ki suriye'nin kaderini suriye halkı belirlemelidir ama mevcut şartlarda bu çok sağlıklı yaklaşım değil suriye de suriye halkı haricinde herkes söz sahibi.

kötü hadiseler yaşanmaz demek isterdim ama savaşın en gerçekçi sonucu kötü hadiselerin yaşanıyor olması
ne kadar şikayet etsek de yaşadığımız bu lanet orta doğu coğrafyasında yaşanabilecek tek yer türkiye , sahip çıkmamız gereken tek şey de bu. yoksa içi boş milliyetçi söylemler ile göstermelik ve ikna edici olmayan açıklamalar ile hareket edilmesi vahim sonuçlara yol açabilir.

devamını okuyayım »
21.01.2018 01:15