alva starr

  • 122
  • 0
  • 0
  • 0
  • 10 ay önce

ivan karamazov

ivancığım, senin hakkında yazmak ne kadar zor. bu kadar yakından tanıdığın, bu kadar iyi bildiğin, bu kadar çok sevdiğin birisi hakkında beynin tutuluyor, ellerin kilitleniyor, duraksıyorsun. duraksıyorsun çünkü tüm yaşananlar kelimelerinin önüne geçiyor. konuşmalarımız, gülüşmelerimiz, kavgalarımız, çocukluğumuz, bakışmalarımız, iyi filmler, kötü filmler, kitaplar, sabahın ilk ışıkları, gecenin en sessiz saatleri, kızgınlığımız, pişmanlığımız, tembelliğimiz, hamaratlığımız kısacası seninle geçen zamanım; benim ömrüm.

ne çok şey yaşadık, ne çok güldük, ne çok ağladık. bir sene, bir yaz ya da bir saat bile olsa geçen zamanın yoğunluğu değişmezdi. insanı gülümseten, umutlandıran, sağaltan bir yoğunluk. geçirdiğimiz o zamanı hep iyi hatırlamak ne garip. o derin mutsuzluğumuzun içinde bir an bile olsa sanki belleğimin filtresinden geçmiş gibi, arınmış gibi bana ulaşıyor, beni rahatlatıyor. kendini suya bırakıvermek gibi, kafamın içindeki tüm sesler susuyor bir tek senin sesin kalıyor. beni hiç rahatsız etmeyen bir şey bu, mucize gibi.

ivan, kokuların tanrıçası, gecenin koruyucu meleği, sakin su, canım.

“benim için çölsün sen, denizsin, sır olan her şeysin”

devamını okuyayım »
22.01.2010 00:35