ama arkadaslar iyidir

  • 3745
  • 4
  • 1
  • 0
  • 5 gün önce

kontra pedal

arka tekerlek durmakta çok ısrar edince ön tekerleğin bisikletten bağımsız bir şekilde siktir olup gitmesini sağlayabilen bir fren sistemi.

şimdinin pc'cileri karşısında mac'ciler gibiydik biz kontracılar. azınlıktık, ama azınlık olmamıza aldırmadan bir havalara girerdik. pinokyocular ve bmxciler kalabalık bir grupken biz kontracılar, ayrıcalıklı bir masonik yapılanmanın üyeleri gibi birkaç kişi takılırdık. kontrada markadan önce bu özellik geliyordu zira; bmw de alsanız onun adı bmw değil kontraydı. bir fren yaptınız mıydı; toprak zeminse ortalığı tozutur (ki bu bir kavga sebebiydi), asfalt zeminse şanınız yürüsün kabilinde simsiyah bir leke bırakırdı. bir pinokyocu kıçını yırtsa o izi bırakamazdı. ezcümle; ucuza kaçılmış bir fren sistemi olan kontra, çocukların gözünde bir karizma meselesi olmuştu bir kere.

kontra pedaldan nereye geçeceğim. şuraya geçeceğim;

nesrin'ler uzak bir mahallede otururdu; ya da şöyle söyleyeyim annemin pazara giderken büyük bir kararlılıkla tarif ettiği sınırların dışına tekabül ediyordu onların evi. nesrin dediğim ilkokul aşkım. yani upuzun yaz tatilinde yüzünü görememek bana acayip koyacağından annemin çizdiği sınırlara uymama kararı aldıran bir hatun kişi.

ve bir yaz akşamüstünde mahalleden kankalarım egemen ve fahrettin'i de nesrinlerin mahallesine gitme konusunda ikna etmeyi başaracaktım.

plan şuydu; hızla nesrin'lerin mahallesine gidecektik. tam nesrin'lerin yanına gelince bisikletin kıçı kaydırmak suretiyle (elbette kontra pedal marifetiyle) nesrin'e olan aşkımı gösterecektim; ne de olsa bisiklet kontraydı ve buna fazlasıyla imkan tanıyordu. fahrettin ve egemen ise yaverlerim gibi iki yanımdan gidecek; "vay abi ne göt attırdın ama; kontra mı?" sorusunu soracaklardı. eğer bu işlem başarıyla atlatılırsa nesrin'in de bana aşık olma ihtimali yüksekti. kendimi inandırmıştım en azından.

her neyse, gençler marka gazozlar hızla yudumlandı ve yola çıkıldı. (egemen'in gazoz parasını ben vermek durumunda kalmıştım. ama umrumda bile değildi; ne olursa olsun gidilecek ve nesrin'e klark çekilecekti) amacım tam nesrin'lerin ip atladıkları yerin yanına yaklaştığımızda bisiklete şimdiki adıyla spin attırmaktı. yaklaştım yaklaştım ve tam nesrin'in yanında frene bir asıldım ki.... sonrasında hatırladığım tek şey bisikletin ön tekerleğini egemen'in sokağın diğer başından getirmesi oldu. arka tekerlek öylesine büyük bir aşkla durmak istemişti ki, ön tekerlek işi inada bindirerek yolculuğuna devam etmişti. fahrettin beni yerden kaldırırken nesrin'in de diğer kızlar gibi güldüğünü gördüğümü hatırlıyorum. kalbim kırılmıştı bir kere, dizlerimin kanamasına bile aldırmadım. nesrin'in de diğer kızlardan farkı yoktu işte. onlar gibi kıkır kıkır gülüyordu. aşkımı içime attım, kontra pedalımı fahrettin yardımıyla bisikletçi metin'e doğru yola çıkardım. (ön tekerlek omzuma asılıydı) bir daha nesrin'lerin sokağına hiç gitmedim ve kontra pedalımı da eskisi kadar sevmedim. benim için o gün kontra pedal efsanesinin bittiği gündür.

devamını okuyayım »
19.12.2006 09:41