ankaragazozu

  • 1655
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

sadece askerde karşılaşılan olaylar

terhis olmasına 2 ay kalmış bir erin arkadaşları tarafından götürüldüğü genelevde kaybolması. akşamın geç vakitlerinde nöbetçi subayın tepecik karakolundan aranması ve "komtanım kerane duvarının dibinde ağlayan bir asker bulduk, arkadaşları orda bırakıp kaçmışlar, birliğine nasıl döneceğini bilmiyormuş, tutanak tutup inzibata teslim edelim mi?" denmesi.

olayın evveliyatına dönmek gerekirse, bölük komutanlığına vekalet eden asteğmene bölüğün fırlamalarının gelip "komtanım birolun bir maruzatı varmış, izin verirseniz arzetmek istiyor" demeleriyle başlar macera. birol istanbul çocuğu olmakla övünen zeka yaşı 6'dan büyük olmayan kepçe kulaklı, masum yüzlü bir askerdir. kendisin getiren yılışık yarmaların arkasına saklanıp kıpkırmızı bir suratla "komtanım utanırım ben" der ve dışarı kaçar. yılışık askerler birolun milli olmadığını, milli olmayı çok istediğini, bu hafta sonu çarşıya hepsi aynı gün çıkabilirlerse birol'un eğitimine ufak bir katkıda bulunmak istediklerini söylerler. uygun görülür.

askerde rahat edersin mesleğini terzi yazdır diye kafanmış ve acemi birliğinde bütün üniformaları yaktığı için her allahın günü sopa yemiş birol cumartesi sabahı yarmaların yanında zıplaya zıplaya tepecik'in yolunu tutar. sonuç hüsran olur. gecenin bir yarısı polis arabasıyla birliğine teslim edilir ve son çarşılarını da daha önceki aylarda yaptığı gibi fuardaki hayvanat bahçesinde gezerek geçirir.

devamını okuyayım »
21.06.2006 02:31