ankaragazozu

  • 1655
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

the velveteen rabbit

margery williams'a ait bir masal. okuduğum günden beri etkisinden kurtulamadığım ender metinlerden. kısaltılmış halini paste ediyorum. uzun versiyonu da gelecek umarım.

bebek odasındaki rafta dururlarken "gerçek nedir ?" diye sordu minik tavşan yanındaki ata.

at bu soruyu " gerçek doğulmaz , gerçek olunur " diye yanıtladı.

" eğer bir çocuk seni uzun bir süre hep severse , yalnız oyuncak olarak görmez, gerçekten severse , işte o zaman sen de g e r ç e k olursun. "

" bu benim canımı yakar mı ? " diye sordu minik tavşan.

daima dürüst olan at , " bazen " diye yanıtladı. " ama gerçek olduğunda acı çekmekten korkmazsın."

" peki birdenbire mi olur , yoksa yavaş yavaş mı ? "

" bir an da olur " dedi at. " bir bakarsın olmuşsun. bu iş uzun zaman alır, o yüzden çabucak incinen, ya da çok katı olan , ya da fazla korunan insanların başına pek gelmez.

gerçek olduğunda , genellikle saçların dökülmüş , gözlerinin altı çökmüş , oran buran tutmaz hale gelmiş olursun. fakat artık bunlar seni rahatsız etmez, çünkü artık gerçeksindir ve ne yaparsan yap çirkin olamazsın. sadece gerçeği göremeyenler seni çirkin bulabilirler."

" o zaman sen gerçek olmalısın " dedi minik tavşan ve aynı anda da pişman oldu bu söylediğinden. at'ı gücendirmek istemezdi , neyse ki at hiç oralı olmadı.

" bizim bebeğin amcası , yıllar önce beni o kadar çok sevdi ki bir baktım gerçek olmuşum. ve bir kez gerçek olduktan sonra geriye dönüşün yoktur. "

devamını okuyayım »
21.08.2005 02:44