anlamadiysanizsorabilirsiniz

  • azimli
  • iç güveysinden hallice (30)
  • 7430
  • 8
  • 5
  • 2
  • dün

9 ocak 2017 tbmm başkanlık anayasası görüşmeleri

ülkemin geleceği için çok önemli olduğundan, konuşmaz ve yazmazsam kendimi suçlu addedeceğim görüşmeler. normalde, ülkemde olan her olayla ilgili fikrim elbette olur ama, uzun süredir bu mecrada siyasi düşüncelerimi belirtmiyorum. şu platformda bir gün ak partili, bir gün cumhuriyet halk partili, bir gün reis yalakası, bir gün ak parti düşmanı ilan edilmek can sıkıcı çünkü. kendini bu ülkenin en aydın tabakası ve kitlesi zanneden buradaki oluşum, ülkenin eleştirdiği kesiminden farksız kimseler. gelen kutum ve arşiv listemle de bunu kanıtlayabilirim. her neyse.

bugün bu konuda yazmaya zorunlu hissettim kendimi. çünkü alelade bir parti, lider çekişmesi değil bu. uzun uzun değineceğim.

başkanlık modeli ilk ortaya çıktığında "teferruatı incelensin, bakılır" demiştim yakın çevreme. ha, bu, cumhuriyet rejimine karşı olduğumdan değil, bilakis, cumhuriyet rejimini en çok savunanlardan biriyimdir. hem de sözlük ahalisine göre, inançlı olmam hasebiyle "cağ dışı, yobaz, gerici" olmama rağmen. ben cumhuriyet'i bu toprakların teminatı, kur'an'da da karşılığı bulunan, hür akıl, sağduyu ilkelerine yakın bir sistem olarsk görüyorum. açmazları var mı? var. örneğin bölücü terör örgütü propogandasını, bugün salya sümük ağlayarak reddetseler bile, meclis çatısı altında yapan kimseleri oraya sokmak, bu sistemin bir açmazı. apo'nun yeğeni meclis'e girdiğinde kahrolmadınız mı yani?

bu konu da uzun, uzatmayacağım. "sistem açıklansın, bakalım" dedim, çünkü her girişime saygı duyuyorum. atatürk cumhuriyet'i getirirken de çok çatlak ses çıkmadı mı? dinsizlik, imansızlık, vatan elde getti naraları atılmadı mı? ben, dini inancım da dahil, hiçbir şeye körü körüne inanmam. aynı şekinde muhalefet de etmem.

bugün de o ''açıklansın de bakalım" dediğim yerdeyiz. açıklandı, tabi ne kadar açıklandı tartışılır, ve ben bu işi beğenmedim arkadaş. bunu yine körü körüne, ak parti önergesi diye reddetmiyorum, atatürk cumhuriyet'i ilan edeceği zaman ezbere bağıran güruhtan asla olmayacağım, siz de olmayın. ben düşündüm, yargı bağımsızlığı, yargı ve yasama, yani kuvvetler ayrılığı prensibinin gümbürtüye gideceğini gördüm. kuvvetler ayrılığının gümbürtüye gitmesi, bizim gibi ülkelerde derin karışıklıklara neden olur.

hem ak parti, hem de chp konuşmacılarını dinledim. deniz baykal, harika bir muhalefet konuşması yaptı bence. kendisinden zerre hazzetmem. ama konuşması müthişti. bekir bozdağ'ı da dinledim, kendisinden de zerre hazzetmem. konuşması bende iki aksülamel doğurdu; 1)milletin ve meclis'in aklıyla dalga geçiyor, 2)gerçekten neyi savunduğunu bilmiyor.

"her şey halkın gözü önünde yapılıyor" diyor, meclis tv yayın vermiyor. tasarıyı bilen zaten yok. "hızlı karar almak gerekebilir" diyor, ne için gerekecek? söylemiyor. atatürk'e meclis, olağanüstü yetkiler verdiği zaman, düşman ordusu başkentin dibindeydi. ordumuz tutunamasa, ankara diye bir başkentimiz olmayacaktı. bakın, mustafa kemal'de eleştirilebilir. ben her türlü bilimsel eleştiriye varım. "atatürk savaşta taktik hatası yaptı" deyin, "şu inkılabı, şu şu mantıki ve bilimsel acıdan yanlıştı" deyin, hepsine eyvallah. ama kimse çıkıp, atatürk yönetimindeki şanlı türk ordusunun başarılarını hiç edemez.

hızlı karar almak bu gibi durumlarda verilebilir. kaldı ki, recep tayyip erdoğan'a bu yetki, dakikalar içinde bir oylamayla verilir zaten. şimdi ne gerek var? ben halkım, anayasa beni ilgilendiriyor, cevap istiyorum.

bunlar dışında, anayasa mahkemesi gibi hayati bir organ, cumhurbaşkanı'nın doğrudan 12, parlamento yoluyla 3 olmak üzere toplamda 15 üyesiyle kaim olacak. şimdi soruyorum, cumhurbaşkanı'nın doğrudan atadığı 15 kişi, yarın olası bir suçta, yargılamayı nasıl yapacak? el cevap; yapamayacak.

meclis'te çok seslilik derken, meclis tek sesli bir pozisyona gelecek. ben bunu bile geçtim ama denetleme mekanizmalarının felç edilmesine göz yumamam. olası bir referandumda, sonucu hiç etkilenmeyeceğini bilmeme rağmen, cevabımı böylelikle vermiş olayım. ben burada ak parti seçmenine "makarnacı, kömürcü, yobaz, hain, göbeğini kaşıyan adam" denildiği zaman en sert şekilde karşı duranlardan biriyim. çünkü bu insanların geçmiş hükümetlerce mağdur edildiğini düşünüyorum. öyle de oldu. okullardan kovulan kızlar (başörtü sorunu) yine aynı sorundan ötürü yemin töreninden kovulan anneler, ikna odaları, yok görülme, yok sayılma, parti kapatılma gibi çok olaydan ötürü destekledim. ak partili olmamama ve asla da olmayacağıma rağmen hem de. fakat bugün, sizin deyiminizle "laik" hükümetlerin ettiğinin bin fenasını etmek üzeresiniz. gelin, güç zehirlenmesi yaşamayın. siyasal islam'a maşa olmayın, islam'a dönün. ıslam'ın radikali, siyasisi, şusu busu olmaz. islam'a dönün.

bakın allah ne buyuruyor; "ey iman edenler! reina(bizi güt) demeyin, unzurna (bizi gözet) deyin ve dinleyin. kafirler için korkunç bir azap vardır."

bugün binali yıldırım "itaat et rahat et" gibi bir şey söyledi. evet, orada vatandaş için kullandı bu cümleyi. "vatandaşa itaat et rahat et" dedi ama, nihayetinde en son itaat edecek olan bu halk ne yazık ki. kusura bakmayın, ben reina demeyeceğim, unzurna diyeceğim. sizlerden de böyle bir duyarlılığı 'umuyorum.'

devamını okuyayım »
10.01.2017 05:20