anne ben akatsukiye katildim

  • 1539
  • 4
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

bedelli askerlik

askerliğini henüz 1 hafta önce yeni bitirmiş bir kısa dönem olarak yazıyorum buraya. basit bir matematik yapmak istiyorum öncelikle. sayılar yanlış olabilir ama kabataslak bir hesap oldugunu unutmayalım.

bir askerin günlük yemek istihkakı (devletin yemek şirketi aracılığıyla harcadığı günlük yemek ücreti) 20 tl. bu da demek oluyor ki bir askerin aylık yemek masrafı devlete 600 tl. bunun yanısıra devlet her askere minimum 99 lira maaş ödüyor. (onbaşı, çavuş ve kıbrıs’ta askerlik yapanlara ekstra maaş yattığını es geciyorum). demek oluyor ki sadece askeri kamuflajı giydiği anda bir askerin devlete maliyeti mimimum 700 lira.

askeriye icinde hurdaya çıkan eşyalar, su, elektrik, teçhizat, kullanılan en küçüğünden en büyüğüne kadar tüm malzemeler icin de aylık masrafın 100 lira olduğunu varsayıyorum. bu durumda bir askerin devlete koşulsuz şartsız maliyeti aylık 800 lira oluyor.

kısa dönem asker icin 6 aylık maliyet 4800 lira, uzun dönem asker icin 12 aylık masraf 9600 lira oluyor.

askere gidenler (özellikle batı’da görev yapanlar ve geri hizmetler) beni cok daha iyi anlayacaktır ki askerlik yan gelip yatma yeri oluyor bir yerden sonra. ben mesela bir orduevinde yaptım askerliğimi. bizdeki uzun dönem askerler garsonluk yapıyordu ve nöbet tutuyordu. kısa dönemlere de resepsiyon idari isler gibi yerler veriliyordu. ben de santralci olarak yaptım. yani silahla sadece nöbette buluşan ve 6-12 ay kadar bedava garsonluk bedava sekreterlik gibi isler yaparak ‘askerlik’ hizmeti yapan bir grubun üyesiydim.

hiçbir catisma intikal görev almayıp silahı eline adam akıllı sadece atış taliminde almış bir gruptuk biz. onun dışında silahtan mermi ve barut çıkmıyordu. orduevinde subay ve astsubay ailelerine ve emeklilerine hizmet ettik. yani 6 ay bedavaya çalıştım. diğer arkadaşlar da 12 ay bedava garsonluk bulaşıkçılık gibi isler yaptı. askerlik bu mudur ? diye cok sorduk kendi kendimize. böyle askerlik mi olur ! dedik.

şuraya bağlayacağım. askerlik adı altında bazı yerler ve görevler var ki tamamen bir türk erkeğinin hayatından 6-12 ay almaktan başka birşey değil. illa bir hizmet isteniyorsa devlete ait bir fabrikada yada bir kurumda işçilik yada memurluk yapsak emin’im daha fazla faydamız olurdu ülkeye. bi de su var. mesela acemi birliğim dağın basında bi yerdi. kendi kirlettiği yeri temizleyen ve orda olmasa orası da kirlenmeyecek bir askerlik vardı.

simdi soruyorum. kısa donemi yaklaşık 5000 lira uzun donemi yaklaşık 10000 lira maliyetli olan bir askeri zorla bedavaya çalıştırma karşılığında yapılan bu harcama, yapılmaya değer miydi ? bence değmezdi.

bedelli yapan ise askere gelip devlete külfet olmak yerine, ödeme yaparak devlete bir ‘katkı’ sağlıyor. yaptığı 15000 liralık ödeme ile bir kısa bir uzun dönem askere bakıyor bu bedelli yapan kişi. yani bir nevi yeni nesil modern ‘tımar sistemi’ diyebiliriz. askere gelmeyen bir kişi, bedel ödeyerek 1 uzun 1 kısa dönem asker yetiştiriyor. ve devletin kasasından para da çıkmıyor bu durumda. merkezi bütçede askeriyenin ve savunma harcamalarının kaçıncı sırada oldugunu eklememe gerek var mi ? bence siz kaçıncı sırada oldugunu cok iyi biliyorsunuz.

kamu harcamalarını bu kadar her vurup harman savurmak yerine kendi kendine bir kısır döngü ile azaltmaya kim saçma diyebilir ? üstelik bedelli askerlik yapanların da kendilerine göre sebepleri var. işlerini kaybetme korkuları, ailelerini bırakma sorunu (özellikle evli olanlar) gibi gibi. bedelli askerlik ile hem bu milyonlarca asker fazlasından tımar sistemi misali bir yöntemle faydalanıyorsun, hem de onların aklına takılıp yıllarca is hayatında ve birçok yerde kafasına takılan bu askerlik problemini onların zihni’nden atıyorsun. askeri harcamalara bir katkı sağlıyorsun, is hayatına daha büyük bir katkı sağlıyorsun.

üstelik sunu da eklemekte fayda var kanımca. hicbirsey yapmadan, gün gün şafak sayan ve zorla tutulan o 20+ yaştaki genç zorla tutulduğu yerde devlete ‘zarar’ olurken, yatırım yapmak araba almak ev almak gibi bir harcama yapmak yerine devlete bir nevi ‘harç’ ödeyen kişi, elle tutulabilir birşey elde etmediği halde degil zarar olmak, fayda bile sağlıyor.

bu durumda özellikle batıdaki askerlik icin sunu diyebilirim ki, bedelli askerlik yapan en büyük vatanseverdir benim gözümde. adam zarar degil fayda komple düşünsenize.

bir de olayın ekonomik boyutu var. insanlar devletin kasasına para giriyor ve fayda sağlıyor diyor ama olay oyle degil. iktisadi bilgisi biraz olan kişiler bile beni cok iyi anlayacaktır. enflasyonist bir ekonomideyiz ve türkiye suan bir stagflasyon krizi icinde. stagflasyonu durdurma yöntemleri de belli başlıdır. işsizliği azaltmak, enflasyonu azaltmak, piyasadaki durgunluktan kurtulmak gerekir.

insanların elinden 15000 lira gibi bir parayı alarak (ki özellikle keynezyen mantiga göre bu para en çok toplumun dusuk tabakasından alınmalı), enflasyonu azaltıyorsun. çünkü fakir insan memur insan işçi insan tüm parasını harcar. birikim yapamaz. 1929 da deflasyon(enflasyonun zıttı) krizinden kurtulmak icin toplumun alt tabakalarının harcamalarının arttırılması gerek demişti keynes. dolayısıyla enflasyonu azaltmak icin de fakirin elindeki o para alınmalı ki çılgınca harcamasın. sen fiyatı 15 bin lira tutarak herkesin krediyle vs bir şekilde ödeme yapmasını sağlıyorsun. bu da bedelliyi ‘zenginin çocuğu’ mantigindan çıkarıyor. ve dusuk tabakadaki birçok insan bedelli yapabiliyor. bunu yaparken de devlete yapılan ödeme ‘enflasyonu düşürmeye yönelik’ katki sağlıyor. (banka kredileri hariç ne yazık ki).

ayrıca isini kaybetmeyenler sayesinde işsizlik artmıyor. aksine askerlik yüzünden is bulamayan gençler bu durumda askerlik probleminden kurtuluyor ve is bulma şansları artıyor. böylece işsizlik azalmaya başlıyor enflasyon azalmaya başlıyor. ekonomik olarak bedelli askerliğin 15000 lira olarak tutulmasi zaten en çok da enflasyonu düşürmeye katkı sağlamıştır. ya da en azından enflasyonu durdurmaya yönelik yapılan stagflasyonla mücadele programının bir parçası olmustur. krizde olduğumuzu unutmayalım.

şimdilik aklıma gelenler bunlar. devlete zarar degil yarar, ekonomiye fayda (dezenflasyon ve istihdam) sağlayan, insanların yıllarca psikolojik olarak sıkıntısına sebep olan askerlik sorunsalını çözme açısından ben yillardir bedelliyi savunuyordum.

bu yüzden de olaya böyle bakarsak bedelli sadece insanları rahatlatan bir çalışma değil, ekonomik kriz icin uygulanan bir maliye politikası ve hatta bütçe açığını kapatmaya yönelik bir çalışmadır. bedelli yapan sayesinde devletin asker icin harcayacağı masraflarla stagflasyondan kurtuluşta onemli olan baska birşey de yapılabilir. faydalı, onemli ve kendini amorti edebilen, ölü degil zorunlu ve yarar sağlayan yatırımlara ayrılır bu para.

özet: bedelli askerlik, icinde bulunduğumuz ekonomik krizi, toplumsal sorunları çözmede cok ama cok onemli ve faydalı birşeydir.

devamını okuyayım »