apedron

  • 305
  • 3
  • 1
  • 0
  • 4 gün önce

4 kasım 2016 s. demirtaş'ın gözaltına alınması

bir ülke nasıl bölünür, iç savaş nasıl körüklenir, demokrasilerde neden devlet başkanına verilen yetkiler sınırlıdır, yargı niçin yürütme ve yasamadan ayrı bir kuvvet olarak tasarlanmıştır, hubris sendromu nedir, sivil darbe nedir ve nasıl yapılır tüm bunları kitaplardan öğrenmenize gerek yok artık. house of cards falan da izlemeyin rica ederim, ne gerek var netflix’e! sağ olsun akp birkaç aydır hepimizi bu hususlarda bilgilendirmek için canhıraş bir çaba içerisinde.

şu an güneydoğu anadolu’da yıllarca selahattin demirtaş ve arkadaşlarının zorbalıkları yüzünden kahırlar çeken kürtler, apo posterleriyle ala rengini sobalarında cümbüşle yakıyor. hepsinin yüzüne demokratik devletimizin ışığı vurmuş, esmer çehreleri ışıl ışıl parlıyor. arkadaşımla konuştum. “inanamıyorum! bir kâbustan uyanmak gibi. nihayet selahattin demirtaş ve hdp’den kurtulduk, tarihin her döneminde bizi saymış, dilimizi yasak etmemiş, varlığımızı reddetmemiş, katliamlara imza atmamış devleti sevmemiz için artık hiçbir engel yok. yarın kızıma zorla verdiğim rojin ismini değiştirip sümeyye yapmak için dava açacağım, sonra da akp gençlik kollarına gidip üye olacağım. belki diyarbakır belediyesine yeni atanmış kaymakamı makamında ziyaret edip hayırlı olsunlar dileriz. gerçekten çok mutluyuz, en sonunda bütün sorunlarımız bitti, ülkücülerle dağa çıkıp kurt gibi ulumayı dört gözle bekliyorum” dedi.

akp’yi tenkit edenleri hiç anlamıyorum!!! herkes tutuklanıyor, akp çalışıyor. pardon! herkes konuşuyor, akp tutukluyor! daha ne istiyorsunuz ki?

şaka bir yana, çok yoruldum. bu tutuklamaları haklı bulanları engellemek yoruyor beni. şayet aranızda bu hadiseyi makul bulan (hangi gerekçeyle olursa olsun) varsa mesaj kutumu yeşillendirebilir mi? ister küfür edin ister boş mesaj atın fark etmez. topluca engellemek istiyorum zira. ekşi sözlükte geçirdiğim zaman dilimlerinde birkaç saniyemi bile düşüncelerinizi, küfürlerinizi, zırvalıklarınızı okumakla harcayamam.

tanım : elli sene sonra muhtemelen yüzölçümü daha küçük olacak bir ülkenin tarih derslerinde işlenecek en vahim ve utanç verici hatalardan biri. sadece biri... ve şayet ben o ülkeyi az çok tanıdıysam, elli sene sonra bile bu utanç verici hadiseyi inkar edip sorumluluğu kabullenmeyecek siyasileri, öğretmenleri, askerleri, vatandaşları çoğunlukta olacaktır.

devamını okuyayım »
04.11.2016 03:32