ari gibi ucarim kelebek gibi sokarim

  • 91
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 ay önce

before sunset

--- spoiler ---

serinin ilk filmi before sunrise'a göre karakterlerin hem daha gerçekçi hem de daha duygusal oldukları filmdir. yalnız ilk filmde 23 yaş civarında olan çiftin naifliği ve iyimserliği, olağan olarak kaybolmuş durumda 32 yaşlarında. celine'in: "sanırım gençken bağ kurabileceğin birçok insan olacak sanıyorsun. sonra bunun hayatta sadece birkaç kez olduğunu anlıyorsun."
sözü, celine açısından, 9 yıl sonraki buluşmalarının kilit cümlesi. viyanada geçen o güzel günün ardından ister istemez bir anda etkilenip yakınlaşabileceği birini bulmanın o kadar da zor olmadığını düşünmüştü çünkü gençliğinde. buluşma gününe gelmemesinin nedeni; anneannesinin o gün vefatı ya da fransız varoluşçularının has çocuğu gibi taşıdığı kötümser nihilizmi değil, başka alternatifleri ve hayatı kaçırma korkusu, bağlanma korkusu. bu seriyi izleyenlerin bi kısmının celine karakterine uyuz olmasının altında yatan bence bu. şurdan hakkını yememek gerek yalnız celine'in, iç sesi ile dış davranışları arasında açılabilecek makasa hiç tahammülü yok. rahat bir ailede büyütülmüş, özgür ve yalansız davranmanın tadını bilen orta sınıf avrupalı snobluğu var. artık 30larında ise yukarıdaki cümlesiyle birlikte, jesse'yi unutamadığını, her yönüyle kendini tatmin eden ilişkileri pek bulamamış olduğunu itiraf ediyor. arabadaki ufak sinir kriziyle de, kontrol etmekte zorlandığı açık davetle elini son anda çekiyor jessenin saçlarından. jesse açısındansa kilit hikaye, celine'i rüyasında geçip giden bir trende görmesi. buluşmaya gelen, hikayeyi kitaplaştıran, elle tutulur, somut bir ilişki yaşamaya hep hazır olan jesse. amerikalı pragmatisti görünümlü ama ikirciksiz, net hayallerin/planların adamı. zaten celine'e nazaran çok daha az diyaloğunun olması, mutsuz evliliğinden bunalmış düz adam halleri, daha çok merdivenlerdeki bakışlarıyla akılda kalan oyunculuğu bu durumun sonucu. o uçağı kaçırmaya dünden razı. sonuç olarak hayatın çemberinden geçmiş karakterlerin, romantik sayılan serinin ilk filmine göre, kendi duygularının ve birbirlerinin değerini bildiği bence daha romantik olan filmdir. yıllar önce izlediğimde ilk filmi beğenmiş, bunu sıkıcı kadın filmi olarak zihnime kodlamışım halbuki. hayat ne tuhaf, paris falan.
--- spoiler ---

devamını okuyayım »