arifin manchestera attigi yol

  • 781
  • 2
  • 1
  • 0
  • 5 gün önce

17 ağustos 1999

dün gibi hatırladığım gün.

gece malum saat, malum dakika.

küçücük bir çocuğum. kardeşimle beraber bir çekyatta yatıyoruz. karşı çekyatta da dayım yatıyor. uyanıyorum. çekyatların adete bir ileri bir geri gittiğini hissediyorum. eski çekyatların gıcırdamalarını duyuyorum.

pencerelerin, camların tıkırdamasını duyuyorum. o zaman evimize çamaşır makinası yeni girmiş. ne zaman çalıştırsak, dayanıksız ahşap camlarımız tıkırdardı. zangır zangır. yine makina çalışıyor sanıyorum.

ne anlarım depremden.

annem ve babam yatak odasında. anneme sesleniyorum. "anneeee, suuuuuu"

annem uyanıyor. depremi hissediyor. "ne oluyor yaa!" diye bir çığlık.

babam. o da uyanıyor. "ne olacak deprem oluyor" diyor.

o an yerden yükseliyorum. babam, hem 9 yaşındaki beni, hem yanımda yatan 6 yaşımdaki kardeşimi kucaklıyor ve dışarı koşuyor. henüz 3 yaşındaki kız kardeşimi almak anneme düşüyor.

birkaç saniye içinde dışarı çıkıyoruz.

ne oluyorsa o birkaç saniye içinde oluyor zaten.

çok şükür bizim olduğumuz yerde binalar yıkılmadı. insanlar ölmedi.

ama o gün, o saat, o dakika, binlerce, onbinlerce insanın sadece binası değil, dünyası da başına yıkıldı.

sonraki birkaç günü battaniyelerin üzerinde, çadırların içinde geçirdik.

17 ağustos 1999'dan sonraki birkaç sene, insanlar yine aynı gün, aynı saat, aynı dakikada yeniden deprem olacağı korkusuyla gece uyumadı.

o günün üstünden 14 yıl geçti.

o gün her insanın yaşamında bir dönüm noktası oldu. benim oldu.

devamını okuyayım »
17.08.2013 23:22