arka koltuk

  • 76
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

ankaralı olmak

üniversiteyi kazanıp ankara' ya gelmiş bir egeli olarak kızılay' da dolanıyorum. aylardan eylül. birden yağmur başlıyor. sanki herkes saatlerini önceden ayarlamış, sözleşmiş de bana haber vermeyi unutmuş gibi aynı anda şemsiyesini açıyor. hani azınlık raporu' nda bir sahne vardır ya, herkes aynı anda şemsiyesini açar. hah işte o sahnenin içinde sıkışıp kalıyorum, kafamda sorularla... bu insanların hepsi yaz/ kış şemsiye mi taşıyor? bu insanlar ruh hastası mı? mevsimlerden yaz değil mi? yaz yağmurunun altında yürümek zevkli bir şey değil mi?
aradan 11 sene geçiyor, ankara' da geçirilen 11 sene. sabah 6.30 da çalan telefonun alarmını kapattığım gibi, ilk iş hava durumuna bakıyorum. yetmiyor doğrulup pencereden bakıyorum. kafamda tüm olasılıkları hesaplayıp uygun kıyafet seçiyorum. zaten çantamda 365 gün şemsiye var, yağmur yağsa sorun yok da, üşütmeyeyim. mazallah, ya üşütürsem, ya hazırlıksız yakalanırsam, ya hayatımda bir sürpriz olursa? aman aman...
ankaralı olmak mı demiştik, hayatı olabildiğince tekdüze hale getirebilme yetisine denir.

devamını okuyayım »
23.04.2015 12:30