armudun sapi uzumun copu

  • müzmin yedek (60)
  • 700
  • 5
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

masayı çocuklara fırlatan öğretmen

bir sene öğretmenlik yapamamış bir öğretmen olarak yaşadığım bir olayı aklıma getirmiş öğretmen. aynı videodaki gibi öğrencilerin bulunduğu bir sınıfta önemsiz bir ders veriyordum. daha ilk senem olduğundan yeterli tecrubeye sahip değilmişim ki öğrencilerle iyi ilişkiler kurmak istediğim için iyice tepeme çıkartmıştım. birkaç ay geçti işler daha da kötüye gitmeye başlamıştı bu sınıfta. en son ben yoklama alırken şerefsizin biri izin almadan tuvalete gitti. geldiği zaman neden izin almadan çıktığını sordum. sanane lan dedi. başımdan aşağı kaynar sular döküldü. suratının ortasına çaktım bir tane. o da bana vurdu kavga ettik. gözlüğüm kırıldı. dilekçe yazıp disipline verdim.

birkaç gün sonra müdür yardımcısının odasında otururken birkaç veli geldi. çocuklarının öğretmenle yaşadığı bir sorun için geldiklerini söylediler. çocuğun midesi bulanmış ve öğretmenden izin istemiş. öğretmen otur yerine deyip izin vermemiş. bu da sınıfa kusmamak için koşarak tuvalete gitmiş. geldiğinde öğretmen küfür etmiş. o da hocam lütfen küfür etmeyin deyince öğretmen yumruk atmış. o da elini tutmak isteyince gözlüğüne gelmiş. hikaye gözlüğe gelince olaydaki öğretmenin ben olduğumu anladım. bu hikayeyi anlatan babasıydı. aslında kötü bir adama benzemiyordu. abi dedim sizin hikayedeki öğretmen benim. yalnız sizin oğlan iyi bir senaryo yazmış olay öyle değil. olayı baştan anlattım. adam da mahçup oldu.

minibüs şöförüymüş. çocuğunu okutmak için yapmadığı şey kalmamış. dini yurtlara vermiş, oralardan kavga ettiği için atılmış. birkaç sene sınıfta kalma durumuna gelmiş "bir şekilde" hocalarla anlaşıp geçirtmiş. adam birkaç defa çocuğun sırtında sopa kırmış. bunu söylediğinde zaten artık birşey demesine gerek kalmadı.

sonuç olarak milli eğitimden olayı araştırmak için bir ekip gelmiş sınıftaki öğrencileri dinlemiş. çocuk herkese kendi yazdığı hikayeyi tekrarlattırmış. sağolsunlar beni hiç dinleme zahmetine katlanmadan okul disiplin kurulu başkanlığı yapan öğretmene ufak bir açıklama yapıp gitmişler. dediğine göre eğer öğrenci bana karşılık vermeseymiş ben suçlu olurmuşum. karşılıklı şiddet olduğu için ikimize de ceza vermemeyi seçmişler.
bu ve bunun gibi birkaç olayı yaşadıktan sonra artık öğretmenlik yapamayacağımı anladım. zaten vekil olduğum için vekillerle ilgilenen müdür yardımcısına gidip istifa ettiğimi söyledim. biraz daha sabretmem gerektiğini söyledi. okulun ahıra döndüğünü böyle bir yerde eğitimin yapılamayacağını söyledim ve istifa dilekçemi yazıp çıktım.
evet arkadaşlar malesef okullarda mevcut durum budur. birkaç fen ve anadolu lisesi haricinde bütün okulların amacı çocukların sokaklardan uzak tutulup yapacağı şımarıklıkları, pislikleri bir öğretmen kontrolünde yapıp bir şekilde diploma verilmesidir. kesinlikle eğitim öğretim değil. yetmişli seksenli yıllarda öğrenci ortaokulu bitirince bir karar verirmiş. okuyacak mı meslek mi edinecek. okumak istemiyorsa okulu bırakıp çıraklıktan bir meslek öğreniyordu. okuyacak öğrenci de serserilik peşinde koşmadan adam gibi okuyordu. eğitim farkını görmek için o zamanın lise mezunuyla şu anın lise mezununu karşılaştırmak yeterli olacaktır zaten.

eğitim öğretimin düştüğü bu acınacak halin sorumluluğunu öğretmene yıkmak bir çare değil. ha anlattığı dersin temellerini bilmeyen, çocukların psikolojisini bozmaktan başka birşey yapmayan öğretmen müsvetteleri de var. onlar zaten apayrı bir tartışma konusu. olması gereken üniversiteler dahil tüm okulların diploma vermekten daha fazlasını hedeflemeleri.

devamını okuyayım »