arsenelupin

  • 3374
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

suat atalık

şöyle de bir hikayesi olan büyükustadır:
internet'in yeni yeni hayatımıza girdiği günlerdir. 1996 - 1997 olmalı. elimizdeki modem 2800 baud, bilgisayar 286, işletim sistemi dos idi. windows 3.1 de vardı sanırım. varın siz hesaplayın. o devirde insanların başka ülkelerde, hatta en azından başka kentlerde bulundukları halde satranç oynayabilmeleri çok büyük ve çok yeni olay.
ankara'da fm yakup bayram ile bana karşı, istanbul'da fm tolga demirel ve fm alper olcayöz kapışmaktayızdır. başlarda herşey iyidir. biz bu arkadaşları paso zımbalarız, açık fark yaparız. derken, bir anda işlerin rengi değişir ve sihirli bir el değmişçesine bırakınız az önceki başarıılarımızı, beyazlarla açılıştan çıkamaz hale düşeriz. arka arkaya sekiz-dokuz minyatür yeriz. ben "ne oldu anasını satayım? adamların iman gücü mü devreye girdi?" diye sorarken yakup işe uyanır: "oğlum", der, "kesin suat orada'!". tabii hemen sorarız. önce inkar edip kıvırmaya çalışırlar ancak gerçek kendini çok fazla saklayamaz: gerçekten de suat oradadır ve bir yandan bir dergi okurken, diğer yandan ikimize karşı körleme oynayıp anamızı ağlatmaktadır!

devamını okuyayım »