at sikine konan kelebek

  • 2029
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

ilişkinin bittiğini anlamamak

olur bazen..

bak şimdi, çok eskiden çok sevdim ben.. niye nasıl bilemedim, zaten bilemememden galiba.. gözlerime baktı ve ben sevdim, sadece bunu biliyorum.. ben hayatımda en kez* onu sevdim, yani sevmişim onu anladım, anlıyorum, yani anlarım hep.. ve sevildiğimi çok güzel kez de duydum onun ağzından.. hatta romantik filmlerde bile raslamadığım kadar en güzel milyon kez.. inandım.. biri sana merhaba adım bu derse tanışırken inanmaz mısın sen; gözlerimin içine aşkla bakınca, gözleri yaşararak beni kaybetmekten korktuğunu söyleyince öyle inandım.. çok güzel değilim ben, çok öyle kaybedince bulunmaz cinsten değilim.. bak bundandır biraz da inanmam, kendini bilmekten.. ne faydası olduysa?
sonra birgün dedi ki bana, sana itiraf etmem gereken bişey var.. benim birisi var, şu kadar zamandır birlikteyiz.. nasıl dedim, bir hikaye anlattı kahramanı o ve başka bir kadın olan, uzak mesafe ilişkisi.. ağlamayarak dinledim, zordu.. kolaylaştırdı yüzüme bakmayarak; hızlı kısa cümlelerle, kısık sesiyle, duruşuyla.. peki dedim, öldüm söylerken bunu ama dedim, "ben giderim".. dersin sen de yaptığım erdemli değildi, sadece bilen olarak yapmam gerekendi ve galiba yapmam istenen de.. o kızın "benden haberi bile yok", severek bekliyor olmalı.. film olduk amınakoyim durduk yere.. yuva yıkan kadın oldum, neden, suzan avcı oldum ben.. dedi "git tamam", içim oyuldu o söze.. kalkınca düşmezmişim gibi çantamı alıyordum, hırsla değil, hırsla çekip gitmeler tepkini o an göstermeler pek bana göre değil, zaten kimseyi suçlamak değiştirmez o anın acısını be.. ama bir kez, üstelik bu kadar haklıyken kız di mi bağır çağır, olayı dramatikleştir tokat at herkesin içinde.. ağlamıyorum da hayır, ağlayamıyorsun, ya da ben yapamıyorum. gitsem, çıksam, görmese beni ağlayabileceğim; bulurum bir duvar dibi, kimse görmez beni ben de kimseyi, o zaman doyarım ağlamaya..
tam hoşçakal derken, suçu paylaşır gibi yüzüne bakamazken: "ama bir sorunumuz var ki ben seni seviyorum" dedi.. cümlesinin sonu bu olmamalı ya.. gidemezsin arkadaş artık.. zaten elim onda olmuş.. sorun olmasını duymazsın o an.. seni seviyor ya.. dedi ya.. elini tuttu ya.. çakılırsın o koltuğa.. "onu" dersin, gözünde ışıklı soru işaretleri.. bir an pokemon olursun.. beni seç beni seç.. seçse bitecek, senin ya onunsun ya geçecek (sanki?).. halbuki öteki, bilmiyor bile.. ben olsam ona giderim.. ama sorunum ya, gitmedi o da.. dedim de "pokemon gibi hissediyorum, beni seç beni seç der gibiyim, bu nasıl bir hastalık?".. bunları yaşattığı için özür diledi, hep dilerler; ne zaman ağzınıza sıçsalar, ne zaman çok üzseler hep dilerler, sağolsunlar.. ve biz devam ettik, çünkü o da benden ayrılamıyor, ayrılık fikri nefessiz bırakıyor onu.. öyle dedi inandım ben, istedim inandım..
gece üç birlikteyiz, ayrılıp evlerimize gidemiyoruz.. dört: afrodizyak etkisi yapıyor, uykum arası okuduğım parmak ucundan gelen birlikte uyanmayacağı için duyduğu özlem cümleleri.. sabah oluyor aradım, uyuyordur hala ya, görür diye günaydın yazdım.. öğlen, hala mı uyanmadın? ben de özledim.. akşam, neden bu sessizlik?
olmadı di mi?
konuşalım dedi sonra, hediye paketi gibi hazırlandım erkenden o gün.. saatlerce haber gelsin diye bekledim, mal olduğumdan tam da ben gibi.. ayrılacak benden, hani duyacaksınız, biliyorsunuz, ama görmek istersiniz bir, son kez.. o gün gece yarısına kadar bekledim işten çıkmasını, işteydi açamadı ya aradığımda, yoldaydı görmedi ya..
o gün ilişkimin bittiğini anlamam böyle beklenmişti benden.. arkadaşlarım en orospu çocuğu soslu cümlelerini ona kurdu, hala da adını ansam, onun için acısam kurarlar..
zaman geçti ama geçer hep, sonra oldu.. işte sonra, o arkadaşlarınız kızar, başkalarının olmamasına, geçmemesine, iyileşmemenize.. suçlu olursunuz suç da bu.. ilişkinin bittiğini anlamamak..
yani oluyor.. olur öyle..

devamını okuyayım »